Oya Baydar, 3 Temmuz 1940 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiş, Türkiye'nin yakın geçmişindeki sancılı sosyal ve politik dalgalanmaları edebi bir derinlikle ele alan Cumhuriyet döneminin en üretken yazar, sosyolog ve gazetecilerindendir. Küçüklüğünden itibaren hayatı hareketli geçen Baydar, annesi Cumhuriyet'in ilk öğretmen kuşaklarından biri olan Behice Hanım ve subay babası Ahmet Cevdet Baydar'ın yönlendirmeleriyle büyümüştür. Babasının askerlik görevi nedeniyle çocukluk yılları Anadolu'nun farklı bölgelerinde geçmiştir. Bu dönemde bulunduğu yerlerden bazıları şunlardır:
- Akşehir
- Balıkesir
- Merzifon
- Eskişehir
- Tayakadın Köyü
Eğitim hayatına İstanbul'da devam etti. Ortaöğrenimini Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi'nde yarı burslu olarak sürdürdü. Lise sıralarında edebiyat dünyasına ilk adımı attı. Genç yaşta Fransız yazar Françoise Sagan'ın meşhur eseri "Bonjour Tristesse"ten etkilenerek ilk roman denemesini kaleme almış ve bu eser Hürriyet gazetesinde "Kalbimin Aradığı Erkek" ismiyle tefrika edilerek büyük ilgi görmüştür.
Lise son sınıftayken yazdığı ikinci gençlik romanı "Allah Çocukları Unuttu" da aynı gazetede tefrika edildikten sonra kitap haline getirilmiştir. Yazdığı cesur romanlar nedeniyle o dönem okuduğu Fransız lisesinden atılma tehlikesiyle yüz yüze gelen yazar, Yüksek Maarif Kurulu'nun ihraç kararının gecikmesi sayesinde okuldan mezun olmayı başarmıştır. Mezuniyetinin ardından kazandığı telif gelirleriyle Fransa'ya giderek bir süre Paris'te yaşamıştır. Paris günleri onun fikir dünyasını derinden etkiledi. Sosyalist düşünce akımlarıyla orada tanışmıştır. Annesinin arzusu üzerine yükseköğrenim görmek amacıyla Türkiye'ye geri dönen Baydar, Avrupa'da edindiği entelektüel çevrelerin tesiriyle sosyoloji alanına yönelmeye karar vermiştir.
Akademik Çalışmaları ve Üniversite Yıllarındaki Mücadelesi
İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü 1964 yılında bitirdi. Mezun olduğu bu kürsüye asistan olarak girdi. Aynı fakültedeki meslektaşı Muzaffer Sencer ile evlendi. Yollarının ayrıldığı 1971 senesine kadar akademik yayınlarında Oya Sencer ismini tercih etmiştir. Çift, birlikte yürüttükleri "Türkiye'de Toprak Mülkiyeti Sorunu" isimli derinlikli araştırmalarıyla prestijli Ali Naci Karacan Armağanı yarışmasında ikincilik derecesine layık görülmüştür. Akademik kariyerini ilerleten Baydar, ülkedeki işçi sınıfının tarihsel kökenlerini inceleyen "Türkiye'de İşçi Sınıfının Doğuşu ve Yapısı" başlıklı doktora tezini hazırlamıştır. Ancak hazırladığı bu tez, Üniversite Profesörler Kurulu tarafından iki defa üst üste reddedilince, yazar 26 Aralık 1968 tarihinde görevinden istifa ederek tepki göstermiştir.
Bu haksız karara öfkelenen üniversite gençliği, Deniz Gezmiş'in öncülüğünde rektörlük binasını üç saat boyunca işgal ederek dekanı istifaya davet etmiştir. Yaşanan bu tarihi protesto, ülkede üniversite işgaliyle sonuçlanan ilk büyük öğrenci eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçmiştir. Üniversiteden ayrılmak zorunda kalan Baydar, akademik gelişimine katkı sunmak amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Columbia Üniversitesi'ne giderek sosyal bilimlerde istatistiki yöntemler üzerine çalışmalar yapmıştır. Amerika'dan döndükten sonra 1969-1970 yılları arasında Ankara Hacettepe Üniversitesi'nde asistanlık görevine yeniden başlamış ve burada "Türkiye'de Kırsal Kesimde Bir Tipoloji Denemesi" teziyle TRT'nin düzenlediği sosyal araştırma ödülünü kazanmıştır. Ancak 12 Mart 1971 tarihindeki askeri darbe sürecinde Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Öğretmenler Sendikası üyelikleri ile sosyalist kimliği gerekçe gösterilerek tutuklanmış ve üniversitedeki görevine son verilmiştir.
Sürgün, Gazetecilik ve Edebiyata Dönüş
Akademik hayatı darbe yönetimi tarafından sonlandırılan Oya Baydar, mücadeleci ruhunu basın dünyasına taşıyarak 1972-1974 yılları arasında Yeni Ortam, 1976-1979 yılları arasında ise Politika gazetelerinde köşe yazıları yazmıştır. 1974 senesinde Aydın Engin ve Yusuf Ziya Bahadınlı ile bir araya gelerek dönemin etkili yayınlarından İlke dergisi'nin kuruculuğunu üstlenmiştir. Fikirleri ve eylemleriyle sol siyasette saygın bir yer edinen yazar, 1977 yılında gazeteci Aydın Engin ile evlenmiştir. Bu evlilikten 1979 yılında Ekim adında bir oğulları dünyaya gelmiştir. Yazdığı sivri dilli köşe yazıları nedeniyle hakkında çok sayıda dava açılan Baydar, 1979 yılında Politika gazetesindeki görevinden ayrılmak durumunda kalmıştır. Günümüzde de aktif yazarlık yaşamını sürdüren usta kalem, saygın internet gazetesi T24 bünyesinde güncel ve toplumsal olayları yorumlamaya devam etmektedir.
