Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarına uzanan fırtınalı bir çağda, Doğu Anadolu'nun yetiştirdiği seçkin devlet adamlarından biri olan Osman Kadri Bingöl, 1881 yılında Muş'ta dünyaya gözlerini açtı.
Gerek bürokraside üstlendiği kritik görevlerle gerekse millî egemenliğin inşasındaki parlamenter katkılarıyla adından söz ettirdi.
O, ömrünü memleket hizmetine adamış bir vatanperverdi.
Hem klasik medrese eğitimiyle yetişen hem de rüştiye sıralarında eğitim gören Bingöl, genç yaşlarından itibaren devlet kademelerinde aktif roller üstlendi.
Bu sayede halkın sorunlarına yakından tanıklık etti.
Bürokraside İlk Adımlar ve Eğitim Hayatı
Osman Kadri Bey'in entelektüel altyapısının temelini, dönemin saygın eğitim kurumları olan rüştiye ve medresede aldığı köklü dersler oluşturdu.
Eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra bürokrasi basamaklarını hızla tırmandı.
Çalışma hayatına ilk olarak Liva Tahrirat Kalemi bünyesinde kâtip olarak adım atan genç bürokrat, kısa sürede başkâtiplik makamına yükseldi.
Ardından tahrirat müdürlüğü görevini üstlenerek idari tecrübesini pekiştirdi.
Sadece devlet dairelerinde değil, genç nesillerin yetişmesinde de sorumluluk üstlendi.
Bu amaçla, Muş İdadisi bünyesinde tarih ve coğrafya öğretmenliği yaparak eğitim meşalesini harladı.
Anadolu'da İdari Görevler ve Göçmen Hizmetleri
Coğrafyanın getirdiği zorlukları yakından bilen Osman Kadri Bingöl, doğduğu toprakların farklı ilçe ve vilayetlerinde kaymakam vekili olarak yetki kullandı.
İdari kabiliyetiyle öne çıktığı bu süreçte halka hizmet götürdü.
- Varto ve Sason Kaymakam Vekilliği yaparak yerel asayiş ve düzeni sağladı.
- Zorlu bir dönemin ardından yetim kalan çocuklara kol kanat germek amacıyla Diyarbakır Yetim Yurdu Başöğretmenliği görevini yürüttü.
- Bölgedeki toplumsal hareketliliği yönetmek adına Göçmen İşleri Memurluğu vazifesini başarıyla yerine getirdi.
- Hakkâri Tahrirat Müdürlüğü görevinin yanı sıra Çölemerik ve Mahmudiye Kaymakam Vekilliği yaparak devletin şefkatli elini en ücra köşelere ulaştırdı.
Osmanlı Meclisi'nden TBMM Sıralarına
Bürokrasideki liyakati ve halk nezdindeki itibarı, Osman Kadri Bey'i siyaset sahnesinin tam merkezine taşıdı.
Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde toplanan Meclis-i Mebûsan'ın IV. Döneminde Muş Mebusu olarak parlamentoya girdi.
İstanbul'un işgalinin ardından Ankara'da filizlenen yeni Türk devletinin inşasında da aktif bir rol üstlendi.
Bu doğrultuda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) kurulmasıyla birlikte halkın iradesini temsil etmek üzere I. ve II. Dönem Muş Milletvekili seçilerek milli mücadelenin yasama organında tarihi kararlara imza attı.
Böylece milli mücadelenin yasama organında tarihi sorumluluklar üstlendi.
Vefatı ve Geride Bıraktığı Miras
Meclis sıralarında sergilediği uzlaşmacı ve yapıcı tavırla tanınan tecrübeli siyasetçi, ömrünün son yıllarında da memleket sevdasıyla çalışmaya devam etti.
Aile hayatına büyük önem veren Osman Kadri Bey, evli ve iki çocuk babasıydı.
Bu saygın devlet adamı, 8 Ağustos 1930 tarihinde hayata gözlerini yumdu.
Cumhuriyet'in kuruluş harcında emeği geçen Muşlu vatansever, geride onurlu bir isim bıraktı.