Eski Erzurum milletvekili ve emekli vaiz Osman Demirci, Anadolu topraklarında gerçekleştirdiği manevi hizmetleri ve parlamento çatısı altındaki siyasi mücadelesiyle yakın tarihimizin önemli şahsiyetleri arasındadır. 1927 yılında Erzurum'un Sırlı köyünde dünyaya gözlerini açan Demirci, ömrünü manevi değerlerin ihyasına adamıştır. Dönemin şartlarında dini eğitimine ilk adımlarını köyünde atmıştır. Halkın manevi ihtiyaçlarına cevap veren vaizlik makamına giden yol bu köyde başladı. Yıllar süren azimli çalışmalarının ardından nihayet 19 Ağustos 2004 tarihinde yine doğduğu şehirde vefat etmiştir.
İlmi Yetişmesi ve Erzurum Yılları
Osman Demirci, henüz çocuk yaştayken Kur'an-ı Kerim eğitimine başladı. Kendi imkanlarıyla Sırlı köyünde hafızlık eğitimini tamamlayarak ilk büyük başarısını başarıyla elde etti. Hafızlık unvanını aldıktan sonra ilmi derinliğini artırmak üzere arayışlara girdi. Erzurum'un yetiştirdiği saygın din alimlerinden olan Sakıp Danışman başta olmak üzere, dönemin pek çok kıymetli hocasının rahle-i tedrisinden geçerek manevi birikimini en üst seviyeye ulaştırdı. Bu hocalar sayesinde geleneksel dini ilimlerde yetkin bir seviyeye ulaşmayı başardı. Erzurum'un tarihi atmosferinde edindiği bu derin bilgiler, ileride yapacağı hizmetlerin temel harcını oluşturmuştur.
Eğitim hayatını tamamlayan genç din adamı, memleketi Erzurum'da halka hizmet etmeye başladı. Kentteki çeşitli camilerde müezzinlik, imamlık ve vaizlik gibi kritik dini vazifeleri üstlendi. Bu camilerdeki samimi hitabeti ve dini bilgisiyle kısa sürede Erzurum halkının sevgisini kazandı. Dini hizmetlerini 1970 yılına kadar bu topraklarda aralıksız sürdürmüştür. Ancak ülkenin içinden geçtiği siyasi dalgalanmalar onun da hayatını derinden etkiledi. Türkiye'de büyük değişimlere yol açan 27 Mayıs 1960 askeri ihtilalinin ardından tutuklandı. Yakın tarihin bu zorlu ve olağanüstü günlerinde yaklaşık üç ay boyunca cezaevinde hapis yatan Demirci, yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen inandığı değerlerden ve hizmet yolundan asla taviz vermemiştir. Yaşadığı bu zorlu tecrübe, onun manevi hizmet yolundaki kararlılılıfını asla eksiltmemiştir.
İstanbul Merkez Vaizliğinden Milletvekilliğine
Yaşadığı sıkıntılı günlerin ardından 1970 yılında hayatında yeni bir sayfa açıldı. Erzurum'dan ayrılan tecrübeli din adamı, İstanbul Merkez Vaizliği kadrosuna tayin edildi. İstanbul, onun hitabet yeteneğini ve engin bilgisini daha geniş kitlelere ulaştırması için büyük bir fırsattı. Megakentin tarihi ve büyük camilerinde cemaatle buluşarak çok etkili vaazlar verdi. Sözleriyle dinleyenlerin gönlünde taht kuran Demirci, İstanbul'daki görevini yedi yıl boyunca başarıyla yürüttü. Bu verimli irşad dönemi, 1977 yılında milletvekili seçilerek meclise girmesiyle son bulmuştur.
1977 genel seçimleri yaklaşırken, hemşehrilerinin yoğun talebi doğrultusunda siyasete atılmaya karar verdi. Demirci, memleketi Erzurum'u mecliste temsil etmek amacıyla Adalet Partisi saflarına katıldı. Yoğun geçen seçim kampanyasının ardından Erzurum halkının büyük desteğiyle milletvekili seçildi. TBMM 5. (XVI) Dönem parlamentosuna girerek yasama faaliyetlerine aktif olarak katkı sundu. Milletvekilliği vazifesini 5 Haziran 1977 tarihinden başlayarak büyük bir ciddiyetle yerine getirdi. Ancak parlamentodaki bu temsil görevi, 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle sona ermiştir.
Darbe Sonrası Dönem ve Vakıf Hizmetleri
Askeri müdahalenin ardından aktif siyasetten çekilmek zorunda kaldı. Darbe sonrasında resmi vazifesi bitse de o, fahri vaiz olarak camilerde halkı aydınlatmaya devam etti. Dini hizmetlerin kurumsal yapıda sürdürülmesi gerektiğine samimiyetle inanıyordu. Hizmetlerinin kurumsal bir kimlik kazanmasını arzulayan tecrübeli siyasetçi, 1990 yılında Suffa Vakfı'nın kuruluşuna önderlik ederek bu çatı altında çok sayıda hayırlı çalışmanın yapılmasına zemin hazırladı. Vakfın kuruluşuyla birlikte ömrünün geri kalanını tamamen bu çatı altındaki hayır işlerine adadı.
Hayatı boyunca üstlendiği görevler ve öncülük ettiği çalışmalar şu şekildedir:
- Erzurum ve İstanbul bünyesindeki camilerde müezzinlik, imamlık ve vaizlik görevlerini yürütmek.
- 1977 yılında Adalet Partisi bünyesinden Erzurum Milletvekili olarak meclise seçilmek.
- Manevi faaliyetleri kalıcılaştırmak adına 1990 yılında Suffa Vakfı kuruluşuna önderlik etmek.
Hayatının son dönemlerinde sağlığı giderek bozulmaya başladı. Tedavi amacıyla doğduğu topraklar olan Erzurum'daki bir hastaneye yatırıldı. Burada akciğer enfeksiyonu ve ağır solunum yetmezliği teşhisiyle uzun süre doktorların gözetiminde kaldı. Yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen, 19 Ağustos 2004 tarihinde 77 yaşında hayata gözlerini yumdu.