Nallıhan topraklarında 1922 yılında dünyaya gelen ve Türk siyasi tarihinin önemli figürlerinden biri olan Orhan Eren, hukuk kökenli kariyerini devletin zirvesine taşıyarak İçişleri Bakanlığına kadar yükselmiş saygın bir devlet adamıdır. Ankara'da 28 Eylül 2017 tarihinde hayata gözlerini yuman Eren, gerek başkentin yerel yönetiminde gerekse Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında üstlendiği kritik vazifelerle iz bırakmıştır. O, Cumhuriyet döneminin sembol isimlerindendir.
Hukuktan Yerel Yönetime Uzanan İlk Adımlar
Cumhuriyetin ilk yıllarında yetişen Orhan Eren, yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde tamamlayarak 1946 senesinde mezuniyet kürsüsüne çıktı. Öğrencilik yıllarında hukuk prensiplerini derinlemesine inceleyen ve akademik başarısıyla dikkat çeken Orhan Eren, fakülte yıllarını başarıyla geride bıraktı. Aldığı nitelikli hukuk eğitiminin ardından mesleki faaliyetlerine hız kazandıran Eren, takvimler 1948 yılını gösterdiğinde avukatlık cübbesini giydi. Avukatlık mesleğine adım attığı 1948 yılından itibaren, adaletin tesisi için çalışırken aynı zamanda toplumsal meselelere duyarlılık göstererek çevresinde takdir topladı. Hukukun üstünlüğüne ve adalete adadığı bu ilk yıllar, onun ileride üstleneceği kamu görevleri için de sağlam bir temel hazırladı. Bu dönemde edindiği yerel ilişkiler ve halkla kurduğu güçlü bağlar, onu yerel yönetimde görev almaya teşvik eden en önemli etken oldu. Mesleğinde gösterdiği başarıların ardından yerel yönetim basamaklarını tırmanan tecrübeli hukukçu, 1955 ile 1957 yılları arasında başkentin belediye başkanlığı koltuğuna oturdu. İki yıl boyunca sürdürdüğü Ankara Belediye Başkanlığı vazifesinde, kentin imarı ve yerel hizmetlerin koordinasyonu konusunda sorumluluk üstlendi. Belediye başkanlığı süresince kentin altyapı çalışmalarına ağırlık verirken başkentin o dönemdeki nüfus artışına uygun projeler geliştirmeye gayret gösterdi. Belediyedeki çalışmaları başkente değer kattı. Hukuk ve yerel yönetim alanlarında edindiği tecrübeler, onun siyaset sahnesindeki yükselişini de beraberinde getirdi.
Parlamentoda On Beş Yıl ve Bakanlık Dönemi
Eren'in ulusal siyasetteki etkin rolü ise 1965 yılında parlamentoya adım atmasıyla başladı. Ankara'nın yerel idaresindeki tecrübesini ulusal düzeye taşımak isteyen Eren, halkın yoğun desteğiyle meclis sıralarındaki yerini aldı. Ankara seçmeninin güvenini kazanarak meclise giren Eren, tam on beş yıl boyunca aralıksız olarak yasama faaliyetlerinde bulundu. Mecliste geçirdiği on beş yıllık süre zarfında hem komisyon çalışmalarında etkin roller üstlendi hem de parlamento içi dengelerin korunmasında yapıcı bir duruş sergiledi. Bu süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde Ankara milletvekili sıfatıyla aktif görev aldı. Ankara halkını gururla temsil ettiği bu dört dönem boyunca meclisin en istikrarlı ve saygın simalarından biri haline gelmeyi başardı. Eren'in milletvekilliği yaptığı dönemler şunlardır:
- 2. (XIII.) Dönem Ankara Milletvekilliği
- 3. (XIV.) Dönem Ankara Milletvekilliği
- 4. (XV.) Dönem Ankara Milletvekilliği
- 5. (XVI.) Dönem Ankara Milletvekilliği
O dönemde siyaset çok hareketliydi. Yasama organındaki kararlı duruşu ve tecrübesi, onu yürütme organında da önemli sorumluluklar almaya yöneltti. Devlet Bakanlığı döneminde ise hükümt politikalarının koordinasyonunda ve çeşitli idari reformların hayata geçirilmesinde aktif bir biçimde sorumluluk üstlendi. Nitekim 1979 yılına gelindiğinde Devlet Bakanı olarak kabinede yer buldu.
İçişleri Bakanlığı ve Siyasi Mirası
Devlet Bakanlığı görevinin hemen ardından gelen 1980 yılı, Orhan Eren'in kariyerindeki en kritik dönemlerden biri oldu. Türkiye'nin iç güvenliğinden sorumlu olan İçişleri Bakanlığı makamına atanan Eren, bu zorlu ve hassas görevi büyük bir ciddiyetle yürüttü. Bakanlık koltuğunda oturduğu süre boyunca kamu düzeninin korunması, mülki idare amirlerinin koordinasyonu ve vatandaşların huzurunun tesisi yönünde yoğun mesai harcadı. Görev süreci boyunca karşılaştığı idari ve sosyal zorlukları engin devlet tecrübesiyle aşarak bürokraside takdir edilen bir yönetim tarzı ortaya koydu. Ülkenin idari yapısına ve asayiş düzenine yön veren pek çok kararın altında imzası bulunan tecrübeli siyasetçi, uzun yıllar sürdürdüğü parlamento ve bakanlık görevlerinin ardından aktif siyaset sahnesinden çekilerek inzivaya çekildi. Yaşamının son evresinde siyasetin hareketli günlerinden uzakta sakin bir hayat sürmeyi tercih etse de yakın tarihi araştıranlar için her zaman önemli bir kaynak oldu. Ömrünün son yıllarını Ankara'da geçiren Eren, 95 yıllık dolu dolu bir ömrün ardından 28 Eylül 2017 günü vefat etti. Genç yaşta adım attığı hukuk ve siyaset koridorlarında edindiği engin bilgi birikimini ömrünün son anına kadar koruyan tecrübeli devlet adamı, geride bıraktığı temiz geçmişiyle Türk demokrasisinin önemli yapı taşlarından biri olarak anılmakta, anısı her zaman yaşamaktadır. Cenazesi başkentte defnedilen Eren, Türk devlet geleneğine sunduğu katkılarla hatırlanmaktadır.