Türk sinemasının altın çağında, kendine has stiliyle derin izler bırakan Önder Somer, 7 Mart 1937 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Doğum ismi Önder Döşer olan sanatçı, briyantinli saçları, renkli gözleri ve soğuk bakışlarıyla Yeşilçam'ın en şık "kötü adam" karakterlerinden birine hayat vermiştir. Kapalıçarşı'da bir mobilyacı dükkanı işletirken tesadüfen keşfedilen aktör, 1960 yılından itibaren beyaz perdede boy göstermeye başladı. Kariyeri boyunca 180'den fazla yapımda rol alan ünlü isim, 16 Mayıs 1997'de İstanbul'da geçirdiği trafik kazasının ardından hayatını kaybetmiştir.
Kapalıçarşı'dan Yeşilçam Işıklarına
Önder Döşer'in soyadı, babasının mesleği olan döşemecilikten esinlenerek verilmişti. Gençlik yıllarında Çapa Lisesi'nden mezun olan Somer, sporla da yakından ilgilenerek bir dönem Vefaspor bünyesinde lisanslı olarak futbol oynadı ve sporculuk yönünü de geliştirdi. Beyaz perdeye adım atmadan önce ticaretle uğraşıyor ve Kapalıçarşı'da mobilya mağazası işletiyordu. Hayatının dönüm noktası ise ünlü yönetmen Türker İnanoğlu'nun onu bu çarşıda fark etmesiyle gerçekleşti. İnanoğlu'nun yönettiği 1960 yapımı Senden Ayrı Yaşayamam filmiyle oyunculuk dünyasına adım attı.
Başarılı oyuncu ilk yıllarda başrollerde oynadı. Özellikle 1962 yılında çevrilen ve büyük ilgi gören bazı filmlerde başrol oyuncusu olarak sahne aldı:
- İnsan Doğarken Ağlar
- Harmandalı Efem Geliyor
- Dikmen Yıldızı
Bu başarılı başlangıcın ardından, fiziksel özellikleri ve karizmatik duruşu nedeniyle yavaş yavaş jön rollerinden uzaklaştı. Yapımcılar onu daha çok yakışıklı ama tehlikeli karakterlere yönlendirdi. O, sinemada alışılagelmiş "kötü adam" tanımını kabul etmeyerek kendine has yeni bir kavram geliştirdi. Yeşilçam literatürüne kazandırdığı Menfi Jön ifadesi, onun sinema anlayışının en belirgin göstergesi oldu.
Yeşilçam'ın Unutulmaz Karakteri ve Kendine Has Tarzı
Önder Somer, Türk sinemasında Avrupai görünümü ve zarafetiyle dikkat çeken bir figürdü. Özenle taranmış briyantinli saçları, şık takım elbiseleri, ince kaytan bıyıkları ve mavi gözleriyle kendine özgü bir karizma yarattı. Filmlerindeki soğuk ama etkileyici bakışları, dudaklarının kenarındaki sinsi gülümsemesi ve kadın karakterleri tuzağa düşürmek için kullandığı "ilaġlı gazoz" unsuru, onun sinemadaki imzası haline geldi. Özellikle 1960 ile 1975 yılları arasındaki parlak döneminde 100'ü aşkın filmde aktif olarak rol üstlendi. Sinema serüveni boyunca toplamda 180'in üzerinde yapımda ikincil rollerde sergilediği performansla Türk halkının hafızasına kazındı.
Sinemaya Veda, Sosyal Sorumluluklar ve Hüzünlü Son
1970'li yıllarda Türk sinemasında yaşanan ekonomik sıkıntılar ve beraberinde gelen erotik film furyası, usta oyuncunun sinema sektöründen tamamen uzaklaşmasına neden oldu. Bu süreçte sanatsal faaliyetlerine ara vererek Suadiye'de kuaför salonu işletmeye başladı. Ticari hayatının yanı sıra SODER bünyesinde 16 yıl boyunca yönetim kurulu üyeliği yaptı. Aynı zamanda esnaflık geçmişinin bir getirisi olarak Kapalıçarşı Esnafları Derneği başkanlığı görevini de üstlendi.
Sanatçının özel hayatı da dönemin magazin dünyasında yankı bulmuştu. Somer'in eski eşi olan opera sanatçısı Saime Tendü, 1979 yılında trajik bir bıçaklı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi. Çiftin bu evlilikten dünyaya gelen oğlu Öner Döşer, günümüde astroloji alanında çalışmalarını sürdürmektedir. Hayatının son dönemlerinde sakin bir yaşam süren Önder Somer, 17 Nisan 1997 tarihinde Sapanca yakınlarında ağır bir trafik kazası geçirdi. Bir ay boyunca yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren değerli aktör, 16 Mayıs 1997'de hayata gözlerini yumdu. Cenazesi İstanbul'da bulunan Topkapı Mezarlığı'na defnedildi.
Yeşilçam'ın bu efsanevi yüzü, vefatından yıllar sonra da unutulmadı. Usta yönetmen Zeki Alasya'nın 2002 yılında çektiği parodi filmi Ömerçip bünyesinde Somer'in sinema mirasına özel bir saygı duruşunda bulunuldu. Filmde Önder Somer'in canlandırdığı o unutulmaz tiplemeyi başarılı oyuncu Bekir Aksoy canlandırarak efsanevi ismi ve onun Yeşilçam'daki eşsiz mirasını yeniden yaşattı.
