Türkiye'de altın sektörünün seyrini değiştiren vizyoner iş insanı Ömer Halaç, 1970 yılında Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinde doğdu. Ülke ekonomisine katma değer sağlama amacıyla yola çıkan genç mühendis, İstanbul Altın Rafinerisi'nin liderliğini üstlendi. Başarılarla ve büyük mücadelelerle dolu bu parlak yaşamı, 2008 yılında çıktığı Orta Afrika Cumhuriyeti seyahatinde sinek ısırığıyla kaptığı sıtma hastalığı nedeniyle 12 Mayıs günü İstanbul'da trajik şekilde son buldu. Geride bıraktığı yenilikçi projelerle kuyumculuk dünyasında derin izler bıraktı.
Eğitim Hayatı ve İlk Adımlar
Eğitim hayatına doğduğu topraklarda başlayan Halaç, ilköğrenimini Emirdağ Mithatpaşa İlkokulu'nda tamamladı. Ortaokul yıllarını memleketindeki Emirdağ Lisesi'nde geçiren başarılı isim, lise eğitimi için yönünü metropole çevirerek İstanbul Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun oldu. Analitik düşünme yeteneğini pekiştirmek amacıyla 1987 yılında Anadolu Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümüne kaydoldu ve buradan 1991 senesinde mezuniyet derecesini aldı.
Ömer Halaç, 1993 senesinde İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü bünyesinde uluslararası işletmecilik alanında yüksek lisans programını tamamladı. Vatan borcunu 1995 yılında yedek subay olarak ödedikten sonra, kıymetli taş ticaretinin kalbi olan Belçika'nın Anvers kentine gitti. Buradaki prestijli HRD Enstitüsü'nde değerli taşlar üzerine kapsamlı bir uzmanlık eğitimi aldı. Kazandığı bu birikim, onun iş dünyasında büyük atılımlar yapmasını sağladı.
Altın Sektöründe Devrim ve Rafinericilik
Uzmanlık eğitiminin ardından ülkesine dönen genç girişimci, aile şirketi olan Halaç Kuyumculuk'u 1996 yılında kurarak Kapalıçarşı'da altın rafine işine girdi. Sektördeki konumunu güçlendiren Halaç, 1996'da devlet desteğiyle kurulan İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş.'nin çoğunluk hisselerini 2002 senesinde satın aldı. Vakıfbank ile İstanbul Altın Borsası gibi güçlü kurumların da pay sahibi olduğu bu devasa ve stratejik yapının yüzde 99'luk ezici hisse payı, ailenin sergilediği kararlı duruş sayesinde Halaç ailesinin kontrolüne geçti. Bu sayede şirket, altın piyasasının tek hakimi konumuna yükseldi.
Yönetici olarak altın sektöründe şu önemli devrimleri gerçekleştirdi:
- Kapalıçarşı bünyesinde ilk modern özel altın rafinesini kurdu.
- İstanbul Altın Rafinerisi'nin hisselerini aile kontrolüne alarak kurumsallaştırdı.
- Türkiye'nin küresel ham altın pazarlarındaki etkinliğini artıracak adımlar attı.
Afrika Vizyonu ve Beklenmedik Ayrılık
Ömer Halaç, bölgesel hedeflerle yetinmeyip küresel pazara açılmayı ilke edinmişti. Dünyanın en çok altın üreten bölgesi olan Afrika ile en büyük tüketicilerden Türkiye arasında köprü kurmak istiyordu. Bu vizyonla 2006'da Orta Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Bangui'de yerel ortakla bir şirket kurdu. Lojistik merkezler oluşturarak ham altını Türkiye'ye taşımayı ve rafinericilik katma değerinin ülkede kalmasını amaçlıyordu.
Büyük hedeflerle çıkılan bu yolda acı bir sürpriz yaşandı. Bangui'de kurduğu madenin ilk üretimini yerinde incelemek amacıyla 16 Nisan'da çalışma arkadaşlarıyla bölgeye gitti. Kısa süren bu iş gezisinde sıtma paraziti taşıyan Anofel sivrisineğinin kendisini soktuğunu fark edemedi. İstanbul'a döndükten sonra rahatsızlanan genç yönetici kurtarılamadı. Zamansız vefatı, Türk sanayisinde doldurulamaz bir boşluk yarattı.