Türk edebiyatının toplumsal gerçekçi damarında derin izler bırakan şair ve yazar Ömer Faruk Toprak, 14 Şubat 1920'de İstanbul'un tarihi Fatih ilçesinde, Çarşamba semtinde dünyaya geldi. Beş çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak hayata gözlerini açan yazar, edebi geleneği güçlü bir aile ortamında yetişti ve ömrü boyunca kalemiyle toplumsal meseleleri, Anadolu insanının sessizliğini ve özgürlük arayışını dile getirdi. Edebiyata getirdiği özgün ses ve çıkardığı Yürüyüş dergisiyle döneminin aydın kuşağına öncülük eden sanatçı, 20 Ağustos 1979'da yine doğduğu şehirde hayata veda etti.
Fatih'ten Gönen'e Uzanan Çocukluk ve Kitap Merakı
Ömer Faruk Toprak'ın babası, dönemin önemli ilim insanından, İlahiyat Fakültesi Müderrisi İsmail Hakkı Bey'di. Müderris İsmail Hakkı Bey, İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy'un da yakın dostları arasında yer alıyordu. Annesi ise Türk hikayeciliğinin kurucu isimlerinden Ömer Seyfettin'in sınıf arkadaşıydı. Bu entelektüel çevre, genç Ömer'in edebiyat dünyasına yakın olmasını sağladı.
İlköğretimini annesinin memleketi olan Balıkesir'in Gönen ilçesinde 1933 yılında tamamlayan Toprak, orada ortaokul bulunmaması sebebiyle eğitimine bir yıl ara vermek mecburiyetinde kaldı. İşte bu zorunlu duraklama dönemi, onun edebiyatla olan bağını ebediyen güçlendirecek bir fırsata dönüştü. Genç Ömer, Gönen Halkevi Kitaplığı'ndaki bütün kitapları adeta yutarcasına okuyarak kendi kendini yetiştirdi. Ailesinin tekrar İstanbul'a taşınması üzerine yarım kalan eğitim serüvenine devam etti. 1937'de Kumkapı Ortaokulu'nu bitirdikten sonra meşhur İstanbul Erkek Lisesi'ne kaydoldu. Buradaki iki yıllık eğitiminin ardından son sınıfı 1941 yılında Kütahya'da tamamlayarak liseden mezun oldu. Yükseköğrenim için İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydolsa da buradaki eğitimini üçüncü sınıfta yarıda bırakarak çalışma hayatına atıldı.
Kamu Görevinden Toplumsal Gerçekçi Şiirin Zirvesine
Eğitim hayatını noktaladıktan sonra memuriyet hayatına başlayan Ömer Faruk Toprak, 1943 yılında kısa bir müddet Millî Eğitim Bakanlığı Yayınlar Müdürlüğü bünyesinde görev aldı. Ardından 1947 yılında adım attığı Petrol Ofisi bünyesindeki çeşitli kademelerde 1972 yılına kadar çalışarak buradan emekli oldu.
Sanatçının yazı hayatı ise henüz lise yıllarındayken, 1938 yılında Servet-i Fünun-Uyanış dergisinde yayımlanan ilk şiiriyle başladı. Yazınsal serüveninin ilk evresinde geleneksel ölçülü, kafiyeli ve lirik duyarlılığa sahip şiirler kaleme alan şair, zaman içerisinde yönünü toplumsal gerçekçi edebiyata çevirdi. Şiirlerinde emekçi sınıfların, Anadolu'nun ve sıradan insanların yaşam mücadelelerini konu edindi. Edebi üretimini sadece şiirle sınırlı tutmayan çok yönlü yazar; roman, öykü, hatıra, makale, biyografi ve seyahatname gibi farklı türlerde de kıymetli eserler üretti.
Edebiyat dünyasındaki en önemli girişimlerinden biri de 1941 ile 1943 yılları arasında yayımladığı Yürüyüş dergisidir. Toplam on sekiz sayı çıkan bu dergi, dönemin genç ve toplumcu yazarları için önemli bir kürsü vazifesi gördü. Toprak, ömrü boyunca edebiyat dünyasının canlı kalması için uğraştı. Yazıları ve şiirleri; Mektepli Gazetesi, Ant, Ataç, Barış, Beraber, Çığır, Devrim, Dost, Felsefe Dergisi, Fikir ve Sanat, Forum, Gelecek, Güney, İnkılâpçı Gençlik, Kaynak, Köprü, Mavi, May, Militan, Papirüs, Pazar Postası, Politika, Sanat-Edebiyat, Seçilmiş Hikâyeler, Ses, Soyut, Sözcü, Şairler Yaprağı, Şimdilik, Türkiye Defteri, Yansıma, Yazı, Yeditepe, Yelken, Yeni Adımlar, Yeni Dergi, Yeni Edebiyat, Yeni Gerçek, Yeni Gün, Yeni Ortam, Yeni Sanat, Yeni Zonguldak, Yeni Ufuklar, Yeryüzü, Vatan, Yığın gibi çok sayıda süreli yayında okurlarla buluştu.
Uzak Coğrafyalar, Son Eserler ve Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü
Edebiyatımızın üretken ismi, Füruzan Toprak ile hayatını birleştirerek huzurlu bir aile yaşantısı sürdürdü. Kalemini hiç elinden bırakmayan yazar, 1970'li yıllarda sosyalist ülkelere gerçekleştirdiği seyahatlerin notlarını titizlikle biriktirdi. Vefatından sonra eşi tarafından yayıma hazırlanan Bir Geziden Kalanlar/Sosyalist Ülkelere Yolculuk başlıklı eserinde Sovyetler Birliği, Gürcistan, Azerbaycan, Romanya, Bulgaristan ve Yugoslavya izlenimlerini okura sundu.
Ömer Faruk Toprak, 20 Ağustos 1979 tarihinde, henüz 59 yaşındayken geçirdiği ani bir kalp krizi neticesinde İstanbul'da yaşamını yitirdi. Ölümü sanat camiasında büyük bir üzüntüyle karşılandı. Onun adını ve edebi mirasını yaşatmak isteyen eşi Füruzan Toprak, 1980 yılında Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü'nü hayata geçirdi. Geleneksel bir nitelik kazanan bu saygın ödülün, 1984 yılından itibaren iki yılda bir, tekli yıllarda verilmesi kararlaştırıldı. Şairin geride bıraktığı zengin külliyat, Türkiye'nin sosyal ve edebi dönüşümünün en canlı şahitleri arasında yer almaktadır.
Ömer Faruk Toprak'ın Edebi Eserleri
Çok yönlü kalem ustası şiirlerinin yanı sıra romanları, hikayeleri ve anılarıyla da edebiyat tarihine adını yazdırmıştır. İşte sanatçının yayımlanan eserleri:
- Şiir:
- 1943 - İnsanlar
- 1945 - Hürriyet (Suat Taşer ile birlikte)
- 1955 - Dağda Ateş Yakanlar
- 1968 - Susan Anadolu
- 1973 - Ayışığı
- 1983 - Tüm Şiirleri (Vefatından sonra yayımlanmıştır)
- Roman:
- 1972 - Tuz ve Ekmek
- 1975 - Karşı Pencere
- Öykü:
- 1979 - Gönen Öyküleri
- Anı:
- 1968 - Duman ve Alev
- Gezi:
- Bir Geziden Kalanlar/Sosyalist Ülkelere Yolculuk (Vefatından sonra yayımlanmıştır)
