Prof. Dr. Ömer Celal Sarc, 1901 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiş ve ömrünü akademik çalışmalara adamış seçkin bir Türk akademisyendir.
Kendisi 1988 yılında hayata gözlerini yummuştur.
Kariyeri boyunca üstlendiği kritik idari ve akademik görevlerle Türk yükseköğretim sisteminde silinmez izler bırakan Sarc, özellikle İstanbul Üniversitesi çatısı altında gerçekleştirdiği vizyoner çalışmalara adından söz ettirmeyi başarmıştır.
Genç Cumhuriyet'in bilimsel gelişimine katkı sunan akademisyen, geride büyük bir miras bırakmıştır.
Onun çalışmaları Türk iktisat tarihinin en değerli yapı taşları arasında kabul edilmektedir.
İktisat Fakültesi'nin Kuruluşundaki Rolü
Tarihler 1936 yılını gösterdiğinde ise üniversite bünyesinde yepyeni bir akademik birimin temelleri atılmıştır.
Bu yeni yapılanma, Türkiye'nin iktisadi alandaki ilk akademik merkezi olan İktisat Fakültesi olarak faaliyete geçmiştir.
Kurulan bu köklü fakültenin ilk dekanı olma şerefi ise genç bilim insanı Ömer Celal Sarc'a verilmiştir.
Bu önemli görev onun omuzlarına büyük bir sorumluluk yüklemiştir.
Yeni kurulan eğitim yuvasının akademik programlarının hazırlanmasında Sarc'ın vizyonu belirleyici olmuştur.
Fakülte kısa sürede ülkenin en saygın kurumlarından birine dönüşmüştür.
Sarc, kurucu dekan olarak başladığı bu önemli görevi tam 12 yıl boyunca b¼yük bir özveriyle sürdürmüştür.
Böylece kurumun akademik vizyonunu inşa etmiştir.
Akademik Liderlik ve Rektörlük Yılları
Fakültedeki başarılı dekanlık döneminin ardından tecrübeli akademisyen, İstanbul Üniversitesi'nin rektörlük makamına getirilmiştir.
Rektörlük sürecinde de idari kabiliyetlerini en üst düzeyde sergileyerek üniversitenin gelişimine yön vermiştir.
Yaptığı reformlar ve attığı yenilikçi adımlar sayesinde okulun ulusal ve uluslararası alandaki saygınlığı katlanarak artmıştır.
Sarc, eski rektörler arasında üniversitenin kurumsal kimliğini güçlendiren en önemli yöneticilerden biri olarak tarihe geçmiştir.
Onun liderlik ettiği bu kritik dönem, üniversitenin gelişim tarihindeki altın çağlarından biri olarak nitelendirilir.
Akademik kariyerinin zirvesindeyken gerçekleştirdiği çalışmalar, gelecek nesil araştırmacılara da ışık tutmaya devam etmektedir.
İstanbul Üniversitesi'nin modern bir kurumsal kimliğe kavuşmasında gösterdiği üstün çabalar ve elde ettiği idari başarılar, değerli hocanın Türk bilim ve akademi tarihindeki yerini ebediyen korumasını sağlayacak en önemli miraslarındandır.