Huntingdon doğumlu İngiliz asker ve devlet adamı olan, aynı zamanda 17. yüzyıl İngiltere'sinde monarşiyi yıkarak cumhuriyet rejimini kurmasıyla tanınan Oliver Cromwell, ülkeyi "Devlet Koruyucu Lordu" unvanıyla tek başına yöneten en sıra dışı tarihi figürlerden biridir. 25 Nisan 1599 tarihinde dünyaya gelen bu dindar Püriten lider, Cambridge Üniversitesi'nde aldığı eğitimin ardından parlamentoya girmiş ve askeri dehasıyla krallık ordularını dize getirmiştir. Ülkenin yönetim biçimini kökten değiştiren Cromwell, sert askeri disiplini ve dini inanç özgürlüğü mücadelesiyle tarihe adını yazdırmıştir.
Demir Disiplinli Bir Halk Ordusu ve İç Savaş
Oliver Cromwell, Anglikan kilisesinin kuruluşunda rol oynayan ve VIII. Henry'nin güçlü bakanlarından olan Sir Thomas Cromwell'in torunuydu. Kilise mallarına el koyarak zenginleşen bir aileye mensup olan ve son derece dindar bir Püriten olarak bilinen genç Oliver, dini kaidelere son derece sadık kaldı. 1628 yılında parlamentoya girerek siyaset sahnesine adım atan Cromwell, kral ile parlamento arasındaki gerilimin tırmanması üzerine aktif rol üstlendi. Kral I. Charles'ın meclisi feshetmesiyle bir dönem çiftliğine çekilse de, 1640 yılında kurulan "Uzun Parlamento"ya Cambridge temsilcisi olarak yeniden seçildi.
Kral ile parlamento yanlıları arasında 1642'de patlak veren İç Savaş, Cromwell'in askeri yeteneklerini ortaya çıkardı. Doğu kontluklarının savunmasını üstlenerek, savaşın seyrini değiştirecek olan "Ironsides" (Demir Saflar) birliğini kurdu. Sıradan köylüler ve zanaatkarlardan oluşan bu disiplinli ordu, soylu sınıftan subayların yönettiği kraliyet süvarilerini yenilgiye uğratmayı başardı. Cromwell'in ordusunda görev başında uyuyan nöbetçiler kurşuna diziliyor, silahını kaybeden askerler ise idam ediliyordu. Ancak bu sert kuralların yanında, askerlerin halka kötü davranması ve meyve ağaçlarına zarar vermesi bile en ağır cezalarla yasaklanmıştı. Cromwell, ilk zaferini 1644 yılında kazandı. Uzun süren savaş yıllarının ardından, 1648 ağustosunda kralın ordularını kesin olarak mağlup etti.
Kralın İdamı ve İngiltere'nin Tek Hakimi Oluşu
Savaşın sona ermesiyle birlikte esir alınan Kral I. Charles, meclis içindeki ayrışmaları kullanarak konumunu korumaya çalıştı. Parlamentonun bir kısmı monarşinin devamını savunurken, Cromwell liderliğindeki grup vatana ihanet suçuyla kralın cezalandırılmasını istiyordu. Yapılan yargılamanın ardından Kral I. Charles, 30 Ocak 1649 tarihinde kafası kesilerek idam edildi. Bu tarihi olayın ardından cumhuriyet ilan edildi ve Cromwell gücünü pekiştirmek için İrlanda ile İskoçya seferlerine çıktı. 1651'de Worcester'da İskoç ordusunu yenerek kesin bir zafer kazandı ve Whitehall Sarayı'na yerleşti.
Yeni rejimin ilk yılları ekonomik kriz, anarşi ve parlamento ile yaşanan anlaşmazlıklarla geçti. Dini inanç özgürlüğünü savunan Cromwell, parlamentonun presbiteryen ortodoksluğu dayatma çabalarına karşı çıktı. 20 Nisan 1653 tarihinde, meclisin kendi süresini uzatma girişimine öfkelenerek askerleriyle parlamentoyu bastı. Milletvekillerini salondan kovan Cromwell, parlamento başkanının asasını işaret ederek ünlü "kaldırın şu saçma şeyi" emrini verdi. Kapıya "Bu bina mobilyasız olarak kiralıktır" yazısı astırarak meclisi tamamen feshetti. Aynı yıl kendisini "İngiltere, İskoçya ve İrlanda'nın Koruyucu Lordu" ilan ederek ülkenin tek hakimi oldu.
Koruyucu Lordun Dış Politikası ve Sıra Dışı Ölümü
Cromwell dönemi, İngiltere'nin dış dünyada yeniden yükselişe geçtiği bir dönem oldu. Ayrıca İngiliz donanmasını güçlendirerek İspanya'ya karşı büyük darbeler indirdi, Akdeniz ve Hint Okyanusu'nda İngiliz üstünlüğünü kurdu. Kuzey Avrupa'da protestan devletler birliği kurmayı hedefleyen lider, Danimarka, Portekiz ve İsveç ile olan diplomatik ilişkileri başarıyla yönetti. Kendisine teklif edilen krallık unvanını ordusunun karşı çıkması sebebiyle reddetti. Ancak 1620'de zengin bir tüccarın kızı Elizabeth Bourchier ile evlenen ve geniş bir aileye sahip olan liderin sağlığı, 1658 yılında kızının kanserden ölümü ve ardından yakalandığı sıtma hastalığıyla iyice bozuldu. Oliver Cromwell, 3 Eylül 1658'de hayata gözlerini yumdu.
Cromwell'in ölümünden sonra ülkenin yönetimi oğlu Richard Cromwell'e geçti. Fakat oğlunun yetersiz idaresi nedeniyle ülke kısa sürede siyasi bir karmaşaya sürüklendi. 1660 yılında İskoçya Valisi General Monck'un müdahalesiyle monarşi geri getirildi ve idam edilen kralın oğlu II. Charles tahta çıktı. Yeni kral, babasının intikamını almak için dehşet verici bir karar verdi. Ölümünden üç yıl sonra, 30 Ocak 1661'de Cromwell'in cesedi mezarından çıkarılarak zincirlere vuruldu, Tyburn'da asıldı ve ardından başı kesildi. Kazığa geçirilen kesik baş, uzun yıllar parlamento binasının tepesinde sergilendi. Birçok kez el değiştiren bu kafatası, nihayet 1960 yılında mütevazı bir törenle mezun olduğu Cambridge Üniversitesi'nin bahçesine gömüldü.
Oliver Cromwell'in Geniş Ailesi
Oliver Cromwell ve eşi Elizabeth Bourchier'in evliliklerinden dünyaya gelen çocukları şunlardır:
- Richard, Henry, Robert ve Oliver Cromwell,
- James Cromwell, Bridget Cromwell ve Elizabeth Claypole,
- Frances Russell, Mary Cromwell ve Frances Cromwell.
Oliver Cromwell'in Tarihe Geçen Sözleri
İngiliz tarihine damga vuran bu güçlü liderin günümüze ulaşan en ünlü sözlerinden bazıları şunlardır:
- "Sizi alkışlayanlara aldanmayın, asıldığınızda daha çok alkışlayacaklardır."
- "Daha iyi olmaya çalışmayan iyi olarak da kalamaz."
- "Tanrıya güven ama barutunu da kuru tutmaya bak."
