Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde uzun yıllar terörle mücadele saflarında yer alan emekli astsubay ve gazi Oktay Yıldırım, 1971 yılında Elazığ'da dünyaya geldi. Ülkenin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde kritik görevler üstlenen Yıldırım, askeri kariyerinin ardından gazilik unvanıyla emekli oldu. Emeklilik günlerinde kalemiyle toplumsal muhalefetin ön saflarında konumlanan Yıldırım, Türkiye'nin yakın siyasi tarihine damga vuran Ergenekon davasının da ilk tutuklu sanığı olarak yedi yıla yakın cezaevinde kaldı.
Askeri Geçmişi ve Gazilik Unvanı
Erzurumlu bir baba ile Sivaslı bir annenin evladı olan Oktay Yıldırım, ilk ve ortaöğrenimini doğum yeri olan Elazığ'da tamamladı. Askeri hayata Çankırı Astsubay Hazırlama Okulu'nda adım atan Yıldırım, ardından Piyade Okulu'ndan başarıyla mezun olarak astsubay rütbesini kuşandı. Eğitim hayatına duyduğu tutkuyla bilinen genç asker, o dönem astsubayların üniversite sınavlarına girmesini engelleyen yasaklara karşı okul sıralarından itibaren yoğun bir mücadele yürüttü. Göreve başladıktan sonra da eğitimini sürdüren Yıldırım, Anadolu Üniversitesi'nin Halkla İlişkiler, İktisat ve Adalet Meslek Yüksekokulu bölümlerini bitirmeyi başardı.
Ordudaki hizmet süresince Doğu ve Güneydoğu Anadolu sahalarında yoğun mücadeleler veren Yıldırım, bu süreçte sol bacağından iki defa ciddi şekilde yaralandı. Uzun süren zorlu tedavilerin neticesinde, 2005 yılında TSK Harp Malulü unvanını alarak gazi sıfatıyla emekliye ayrıldı. İki çocuk babası olan Yıldırım'ın evlatları Aycan Aybüke ve Orhun Efe isimlerini taşımaktadır.
Yazarlık Yılları ve Toplumsal Muhalefet
Askeri üniformasını çıkardıktan sonra entelektüel sahada da aktif olan Yıldırım, Hanifi Altaş yönetimindeki Yeni Hayat dergisinde yazmaya başladı. Bu dergide Necip Hablemitoğlu, Şener Eruygur ve Metin Erksan gibi Türkiye'nin tanınan entelektüel ve kamuoyu figürleriyle yan yana yazılar kaleme aldı. Yazın hayatını sadece basılı yayınlarla sınırlı tutmayan gazi yazar, aynı zamanda acikistihbarat.com ve kuvvvaimilliye.net gibi dönemin popüler internet platformlarında da ses getiren analizler ve haberler yayımladı.
Ergenekon Davası Süreci ve Beraat Kararı
Toplumsal alandaki muhalif duruşu nedeniyle hedef tahtasına oturtulan Yıldırım, Ergenekon adı verilen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ilk isim oldu. Hakkındaki suçlamalar, dönemin siyasi atmosferinde büyük tartışmalara yol açtı. İddianamede, Ümraniye'de ele geçirildiği iddia edilen el bombaları başta olmak üzere birçok protesto ve sivil eylem kendisine suçlama olarak yöneltildi. Yıldırım'ın katıldığı ya da destek verdiği bu protestolar arasında şunlar öne çıkıyordu:
- Milli Şehit Kaymakam Kemal Bey'i anma etkinlikleri düzenlemek,
- Şemdinli iddianamesini protesto etmek,
- Fransa'da çıkarılmak istenen Ermeni soykırımı yasasına karşı çıkmak,
- "Türkler Pontus soykırımı yaptı" iddialarını protesto etmek,
- Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı düzenlenen etkinliklerde yer almak,
- Orhan Pamuk'un Ermeni ve Kürt nüfusla ilgili tartışmalı ifadeleri sebebiyle yargılandığı davaya müdahil olmak,
- 20 Temmuz Gaziler Günü yürüyüşünde yer almak.
Bu gerekçeler öne sürülerek örgüte üye olmakla itham edilen Yıldırım, yargılama sürecinde yaklaşık yedi yıl boyunca cezaevinde tutuldu. Davanın karar duruşmasında, günümüzde tamamı FETÖ üyeliği gerekçesiyle cezaevinde olan ya da firari durumda bulunan hakimler tarafından 33 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kararın ardından Yıldırım'ın son sözü "Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun" şeklinde oldu. İlerleyen süreçte Yargıtay'ın hukuka aykırı bulduğu bu mahkumiyet kararı bozuldu. Sonunda gazi astsubay, tüm suçlamalardan beraat ederek özgürlüğüne kavuştu.