Oktay Aslanapa, 17 Aralık 1914 tarihinde Kütahya'da dünyaya gelen, Türk sanat tarihi disiplininin kurumsallaşmasında ve gelişmesinde çok mühim katkıları bulunan seçkin bir Türk akademisyen ve sanat tarihçisidir. Hayatı boyunca Türk-İslam sanatı alanında yaptığı kazılar, yazdığı eserler ve yetiştirdiği akademisyenlerle bu sahada derin bir iz bırakmıştır. 1 Nisan 2013 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yuman Aslanapa, geride devasa bir bilimsel miras bırakmıştır.
İlk Yılları ve Akademik Eğitimi
Mehmet Celâl Bey ile Esma Hacer Hanım'ın oğlu olarak Kütahya'da dünyaya gelen Aslanapa, çocukluk yıllarında çini sanatı ile tanıştı. Yaz tatillerini çini imalathanelerinde çıraklık yaparak geçiren küçük Oktay'ın bu geleneksel sanata olan hayranlığı da o yıllarda şekillenmeye başladı. İlk ve ortaöğrenimini memleketi Kütahya'da tamamladıktan sonra 1932 yılında Bursa Erkek Lisesi'ne kaydoldu ve buradan 1934'te mezun oldu.
Aynı yıl yükseköğrenim yolculuğuna adım atan genç araştırmacı, Yüksek Öğretmen Okulu sınavında gösterdiği başarı ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne girdi. 1938 yılında tarih, coğrafya ve felsefe alanlarında lisans diplomalarını alarak üniversiteden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla Türk ve İslam sanatı üzerine uzmanlaşmak maksadıyla Almanya'ya gönderildi. Marburg/Lahn Üniversitesi bünyesinde bir yıl boyunca çalışmalar yürüten Aslanapa, İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi sebebiyle Türkiye'ye dönmek mecburiyetinde kaldı. Yurda döndükten sonra 1939 Ekim'inden 1941 yılı sonlarına kadar vatan borcunu ödemek üzere askerlik vazifesini ifa etti. Terhis olmasını müteakip akademik kariyerine devam etmek amacıyla Avusturya'ya, Viyana'ya gitti. Burada yürüttüğü çalışmalar neticesinde, 1943 yılının Mayıs ayında Osmanlı mimarisinin İslam mimari geleneğine katkılarını irdeleyen teziyle doktora unvanını elde etti.
Akademik Yükselişi ve Kurduğu Kürsüler
Doktora derecesini alarak yurda dönen Dr. Aslanapa, 1943 yılının Ekim ayında mezun olduğu İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde yeni açılan Sanat Tarihi Bölümü'ne asistan olarak tayin edildi. Bölümde Prof. Dr. Ernst Diez ile birlikte çalışan genç akademisyen, 1948 yılında "Osmanlılar Devrinde Kütahya Çinileri" başlıklı çalışmasıyla doçentlik unvanını kazandı. 1960 senesinde profesörlük kadrosuna atanan Aslanapa, Sanat Tarihi Kürsüsü'nün başkanlığına getirildi.
Vizyoner bir bakış açısıyla hareket eden bilim insanı, 1963 senesinde Türk ve İslam Sanatı Kürsüsü'nü kurarak bu birimin de liderliğini üstlendi. 1977 yılında Sanat Tarihi Enstitüsü'nün müdürlüğü görevine seçilen Aslanapa, 1982 yılındaki yeni düzenlemeler sonrasında Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Sanat Tarihi Anabilim Dalı öğretim üyeliği ile Sanat Tarihi Araştırma Merkezi müdürlüğü vazifelerini sürdürdü. Yarım asra yaklaşan bu yoğun akademik mesainin ardından 1983 yılının başlarında emekliye ayrıldı.
Özel hayatında 20 Mayıs 1956 tarihinde Selma Günseli Pamukçu ile hayatını birleştiren Aslanapa, bu evlilikten Ayşe Çiğdem (1957) ve Fatma Banu (1961) adlarında iki kız çocuk sahibi oldu.
Kazılar, Yayınlar ve Türk Kültürüne Katkıları
Emekliliğinden önce ve sonra durmaksızın çalışan Prof. Dr. Oktay Aslanapa, 1960 yılınden itibaren Türkiye'nin dört bir yanında arkeolojik kazı faaliyetlerine imza attı. Anadolu'nun Türk dönemi sanatını aydınlatmayı hedefleyen bu saha araştırmaları şu bölgelerde yoğunlaştı:
- Diyarbakır, Konya ve Bursa (Yenişehir)
- İznik ve Kalehisar
- Van ve Kayseri (Keykubadiye)
Bu kazılarda elde edilen bulgular doğrultusunda özellikle İznik ve Kalehisar bölgelerindeki çini-seramik üretimini aydınlatan önemli makaleler ve kitaplar kaleme aldı. Mimarinin yanı sıra geleneksel Türk halı sanatı üzerine yaptığı derinlikli araştırmaları da telif ettiği eserlerle bilim dünyasına kazandırdı. Ayrıca Türk cilt sanatı konusundaki incelemelerini uluslararası kongrelerde sunduğu tebliğler vasıtasıyla paylaştı.
Enstitü müdürlüğü döneminde "Yıllık Seminer" organizasyonlarını kurumsallaştıran Aslanapa, "Sanat Tarihi Yıllığı" dergisinin düzenli biçimde çıkarılmasına öncülük etti. İstanbul Üniversitesi bünyesinde Türk Kültür Tarihi ile Atatürk'ün Kültür Politikası derslerini okutan Aslanapa, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü'nde de dersler verdi. Bilimsel yetkinliği dolayısıyla Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü gibi prestijli kurumların yanı sıra çeşitli mesleki vakıf ve derneklerin de üyesiydi.
Eğitmenlik yönüyle de öne çıkan profesör, Anadolu sathındaki araştırma gezilerine öğrencilerini de götürerek onların arazide yetişmelerini sağladı. Çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Tezlerine danışmanlık yaptı. Uluslararası toplantılara tebliğlerle katıldı. Ömrünün son demlerini Darülaceze'de geçirdi. Burada tedavi görmekteyken vefat etti. Kaybı bilim dünyasını yasa boğdu. Mezarı Kütahya'da bulunan Sultanbağı Mezarlığı'ndadır.