Türk sporunun ve sarı-lacivertli camianın en önemli figürlerinden biri olan Niyazi Sel, 17 Temmuz 1908 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Genç yaşta adım attığı yeşil sahalarda, üstün yetenekleri ve sağ açık pozisyonundaki üstün performansıyla kısa sürede Türk futbolunun unutulmaz isimleri arasına girmeyi başardı. Hem Fenerbahçe formasıyla kazandığı başarılar hem de ay-yıldızlı formasıyla sergilediği mücadeleci futbolla, Türkiye'nin erken dönem spor tarihine damga vuran öncülerden biri oldu. Aktif spor yaşantısının ardından da yöneticilik, gazetecilik ve spikerlik yaparak ömrünü futbola adayan Sel, 23 Kasım 1980'de yine doğduğu şehirde hayata veda etti.
Sarı-Lacivertli Renklerle Başlayan Efsane Kariyer
Niyazi Sel'in meşin yuvarlakla olan profesyonel tanışması, henüz 15 yaşındayken kapısından adım attığı Fenerbahçe altyapısı ile gerçekleşti. 1923 yılında dahil olduğu bu köklü yapıda kendini hızla geliştiren yetenekli genç, 1928 yılından itibaren A takım kadrosuna yükseldi. Bu tarihten sonra tam 10 yıl boyunca kesintisiz olarak Fenerbahçe'nin birinci takımında sağ açık mevkisinde görev yaptı. Sahaya çıktığı 216 resmi karşılaşmada rakip ağları 79 kez havalandırarak skora çok ciddi bir katkı sağladı.
Bu 10 yıllık altın dönemde, sarı-lacivertli ekibin kazandığı birçok önemli başarıda başrolü oynadı. Takımıyla birlikte elde ettiği başlıca başarılar ise şu şekildedir:
- 5 kez İstanbul Ligi şampiyonluğu
- 3 kez İstanbul Şildi zaferi
- 2 kez Türkiye Futbol Şampiyonluğu kupası
Millî Takım Başarıları ve Olimpiyat Tecrübesi
Kulüp düzeyindeki muhteşem performansıyla göz dolduran Niyazi Sel'in millî takım serüveni de oldukça parlaktır. Ay-yıldızlı formasını ilk kez 27 Eylül 1931 tarihinde, Balkan Şampiyonası kapsamında oynanan Bulgaristan müsabakasında sırtına geçirdi. Toplamda 5 kez A millî takım seviyesinde maça çıkan başarılı oyuncu, bu mücadelelerde ülkesine 1 gollük skor katkısı sundu. Ayrıca Türk spor tarihi açısından son derece önemli bir dönüm noktası olan 1936 Berlin Yaz Olimpiyatları kadrosunda da yer buldu ve bu büyük organizasyonda 1 millî maçta görev alarak ay-yıldızlı ekibi başarıyla temsil etti.
Sahanın Dışında da Türk Futboluna Hizmet
Aktif sporculuk kariyerini noktaladıktan sonra yeşil sahalardan tamamen kopmayan Niyazi Sel, spor dünyasına farklı alanlarda hizmet etmeye devam etti. Uzun seneler boyunca Fenerbahçe yönetim kurullarında kritik sorumluluklar üstlendi. Kulüpte hem idareci hem de umumî kaptan olarak son derece başarılı işlere imza attı. Bununla da yetinmeyerek Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde görevler aldı ve Türk futbolunun geleceğini inşa etmek adına Orhan Şeref Apak ile el ele vererek genç millî takım davasını başlattı. Bu vizyoner girişiminde de büyük bir başarı elde etti.
Kalemi ve sesiyle de spor basınının önemli simalarından biri haline gelen efsanevi isim, uzun yıllar boyunca farklı yayın organlarında futbol ve ekonomi köşe yazarlığı yaptı. Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) üyesi olarak meslek hayatını sürdüren Sel, aynı zamanda İstanbul Radyosu bünyesinde futbol spikerliği görevini de yürüttü. Bu süreçte yakın dostu Halit Kıvanç'ın mikrofon dünyasına adım atmasına ve spikerlik kariyerine başlamasına öncülük etti. İki yakın arkadaşın samimi dostlukları, Niyazi Sel'in vefatına kadar kesintisiz devam etti.
Babasının izinden giden oğlu Ali Emre Sel de 1942 yılında dünyaya geldi ve babası gibi sarı-lacivertli renklere gönül vererek kulübün altyapısında eğitim gördü. Yarım asrı aşkın bir süre boyunca Fenerbahçe Spor Kulübü'ne hizmet eden Ali Emre Sel, bu üstün katkıları sebebiyle kulübün en prestijli ödüllerinden biri olan 50 yıl hizmet yüzüğü ve özel plaket ile ödüllendirildi.
