Bulgarıstan'ın tarihi başkenti Sofya'da 9 Ocak 1989 tarihinde dünyaya gözlerini açan Nina Dobrev, bugün dünya çapında milyonlarca hayranı bulunan başarılı bir sinema oyuncusu ve modeldir. Henüz iki yaşındayken ailesiyle birlikte Kanada'nın Toronto şehrine göç eden güzel yıldız, çok kültürlü bir çevrede büyüyerek sanat dünyasının kapılarını erken yaşta aralamıştır. Hem oyunculuk yeteneği hem de göz alıcı zarafetiyle dikkatleri üzerine çeken Dobrev, televizyon ekranlarında canlandırdığı unutulmaz karakterler sayesinde küresel çapta bir üne kavuşmuştur.
Bulgarıstan'dan Kanada'ya Uzanan Yaşam Öyküsü
Sanatçı bir anne ile bilgisayar uzmanı bir babanın kızı olan Nina Dobrev, eğitim hayatına Ontario'nun Scarborough bölgesindeki J. B. Tyrrell özel devlet okulunda adım atmıştır. Sanata olan yatkınlığı ailesinden gelen yıldız, lise döneminde Wexford Sanat Yüksek Okulu'nda eğitim alarak yeteneklerini geliştirmeyi başarmıştır. Mezuniyetinin ardından Toronto'daki Ryerson University'de sosyoloji alanında yüksek öğrenimine başlasa da, oyunculuk tutkusunun ağır basması nedeniyle 2008 senesinde üniversite eğitimini yarıda bırakmıştır. Kendini tamamen sahne sanatlarına adamaya karar veren Dobrev, Dean Armstrong Oyunculuk Okulu'nda profesyonel dersler alarak kariyerinin temellerini sağlamlaştırmıştır. Çok yönlü kişiliğiyle öne çıkan güzel oyuncu; anadili Bulgarcanın yanı sıra İngilizce ve Fransızcayı da akıcı bir şekilde konuşabilmektedir.
Oyunculuk Seçmelerinden Şöhrete Uzanan Kariyer Yolculuğu
Kariyerine ilk olarak çeşitli modellik işleri ve reklam filmleriyle başlayan Nina Dobrev, kısa sürede yapımcıların ve ajansların ilgisini çekmeyi başarmıştır. İlk ciddi oyunculuk deneyimlerini Fugitive Pieces, Away from Her ve Never Cry Werewolf gibi yapımlarla kazanan genç yetenek, popüler gençlik dizisi Degrassi: The Next Generation ile adını daha geniş kitlelere duyurmuştur. Ardından CTV kanalında yayınlanan MTV yapımı The American Mall projesinde boy göstermiştir. 2010 yılında vizyona giren erotik-gerilim filmi Chloe'da küçük bir rol üstlenen oyuncu, asıl büyük çıkışını fantastik drama dizisi The Vampire Diaries ile gerçekleştirmiştir. Bu dizide Elena Gilbert ve Katherine Pierce adında iki farklı karaktere birden hayat vererek izleyicilerden tam not almıştır. Dizideki rol arkadaşı Ian Somerhalder ile yaşadığı gerçek aşkla da magazin dünyasının odağı haline gelen Dobrev, bu başarılı performansıyla 2010 yılında Teen Choice Ödülleri'nde 'En İyi Çıkış Yapan Kadın' ve 'En İyi Aktris-Fantazi/Bilimkurgu' dallarında ödülleri kucaklamıştır. Beyaz perdedeki yükselişini sürdüren oyuncu, 2012'de Stephen Chbosky'nin ünlü romanından uyarlanan The Perks of Being a Wallflower filminde Candace karakterini canlandırarak sinemadaki yerini sağlamlaştırmıştır.
Ekran Dışındaki Renkli Dünyası ve Tutkuları
Yoğun set programlarından arta kalan zamanlarında son derece aktif bir yaşam süren Nina Dobrev, sporun ve sanatın farklı dallarıyla ilgilenmektedir. Günümüzde ABD'nin Atlanta kentinde ikamet eden başarılı sanatçı, oyunculuk dışındaki zamanlarında takı tasarımı yapmaktan ve arkadaşlarıyla Rock Band oynamaktan büyük keyif almaktadır. Aynı zamanda iç huzurunu korumak amacıyla düzenli olarak mokşa yoga yapmaktadır. Adrenalin ve doğa tutkunu olan Dobrev'in hayatında spor çok önemli bir yer kaplamaktadır. Başarılı oyuncunun tutkuyla ilgilendiği spor branşları şunlardır:
- Rüzgar sörfü ve wakeboard gibi su sporları,
- Dalgıçlık ve tüplü dalış maceraları,
- Kar kayağı (snowboarding) ve heyecan dolu dağcılık aktiviteleri,
- Binicilik, voleybol ve futbol gibi klasik branşlar.
Hem mesleki başarıları hem de hareketli yaşam tarzıyla ilham kaynağı olmaya devam eden Dobrev, yeteneklerini sergilemeye devam etmektedir.
