Cumhuriyet döneminin yetiştirdiği en saygın bilim insanlarından biri olan Nimet Özgüç, Anadolu topraklarının tarih öncesi dönemlerine ışık tutan Ön Asya arkeolojisi alanındaki öncü çalışmalarıyla bilinen değerli bir akademisyendir. 1916 yılında Adapazarı'nda dünyaya gelen araştırmacı, yaşamı boyunca yürüttüğü kapsamlı kazılar, saptadığı bulgular ve yetiştirdiği öğrencilerle Türk arkeoloji dünyasının temel taşlarından biri haline gelmiştir. Ankara'da tamamladığı eğitim hayatının ardından, Türkiye'nin farklı köşelerinde gerçekleştirdiği arkeolojik keşiflerle bilim tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Kendisi, gerçekleştirdiği titiz çalışmalar ve kazandığı prestijli ödüllerle 2015 yılındaki vefatına dek bilime hizmet etmiştir.
Ankara'da Filizlenen Bilim Aşkı ve Akademik Yükseliş
Nimet Özgüç'ün tüm eğitim serüveni Ankara sınırları içerisinde şekillendi. Gençlik yıllarında tarih derslerine giren ünlü öğretmen Afet İnan, onun içindeki tarih sevgisini ve yeteneğini erkenden fark etti. İnan'ın teşviki ve yönlendirmesiyle hareket eden Özgüç, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ne adım attı. Bu fakültenin Eskiçağ Tarihi bölümünde lisans eğitimine başlayan başarılı öğrenci, 1940 yılında mezuniyetini gururla taçlandırdı. Mezun olduğu yıl, akademik yetkinliği sayesinde kendi fakültesinde asistan kadrosuna kabul edildi. Bu süreç, onun akademik kariyerindeki ilk resmi adımı olmuştur.
Fakülte yıllarında sadece mesleki geleceğini değil, hayat arkadaşını da buldu. Sınıf arkadaşı olan ve ileride kendisi gibi büyük başarılara imza atacak Tahsin Özgüç ile yaşamını birleştirdi. İkilinin evliliği, bilimsel alanda da mükemmel bir ortaklığın doğmasını sağladı. Akademik basamakları kararlılıkla tırmanan Özgüç, 1944 yılında doktora derecesini başarıyla elde etti. Bu başarısını 1949 senesinde aldığı doçentlik unvanı izledi. Bilimsel yetkinliği her geçen gün artıran değerli araştırmacı, 1958 yılında profesörlük kadrosuna yükselerek arkeoloji dünyasındaki konumunu perçinledi.
Anadolu Topraklarında Çeyrek Asrı Aşan Kazı ve Keşifler
Prof. Dr. Nimet Özgüç'ün saha çalışmaları, Anadolu'nun kadim geçmişini gün yüzüne çıkarmak adına son derece hayati rol oynamıştır. Kendisi, 1962 yılına kadar uzanan süreçte, meslektaşı ve eşi Tahsin Özgüç ile omuz omuza vererek önemli projelere imza attı. Bu ortak çalışmalar kapsamında, Elbistan yakınlarındaki Karahöyük kazı alanında ve Erzincan sınırlarında bulunan Altıntepe bölgesinde son derece verimli kazılar gerçekleştirdiler. İki bilim insanının bu bölgelerden elde ettiği bulgular, Ön Asya tarihinin anlaşılmasına büyük katkı sundu.
Kariyeri boyunca araştırmalar yürüttüğü ve dünya tarihine kazandırdığı başlıca merkezler şunlardır:
- Elbistan yakınlarında bulunan ve eşiyle birlikte kazdığı Karahöyük yerleşimi
- Erzincan yakınlarındaki tarihi zenginliğiyle bilinen Altıntepe kazı alanı
- Yaklaşık otuz yıl boyunca kazılarını yönettiği kadim Acemhöyük bölgesi
- Kurtarma kazıları sayesinde önemli bulgulara ulaştığı tarihi Samsat kenti
Başarılı arkeolog, 1962 yılında başlattığı bağımsız projelerine ağırlık vererek yeni bir dönemi başlattı. Bu dönemde Acemhöyük arkeolojik alanında kazı çalışmaları başlatan Özgüç, buradaki kazıların yönetimini 1989 yılına kadar aralıksız sürdürdü. Acemhöyük kazıları, onun meslek hayatının en uzun soluklu ve verimli serüvenlerinden biri oldu. Öte yandan, 1978 ile 1989 yılları arasında yürüttüğü bir diğer önemli çalışma ise kurtarma kazılarıydı. Atatürk Barajı'nın yapımı nedeniyle sular altında kalacak olan Samsat bölgesinde zamana karşı yarışarak kazılar gerçekleştirdi.
Samsat'ta sürdürülen bu hummalı çalışmalar, arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandıran bir gerçeği ortaya çıkardı. Nimet Özgüç ve ekibi, baraj sularının yutacağı bu kadim yerleşim yerinin, insanlık tarihinin en eski Sümer yerleşim birimlerinden biri olduğunu bilimsel yöntemlerle saptadı. Bu önemli keşif, Mezopotamya ve Anadolu kültürlerinin etkileşimini anlamak açısından çok büyük bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir.
Bilim Dünyasından Gelen Büyük Saygınlık ve Ödüller
Uzun yıllar boyunca hem sahada hem de kürsüde emek veren Özgüç, Ankara Üniversitesi'ndeki görevini 1984 yılına kadar devam ettirdi. Bu tarihte emekliye ayrılan değerli akademisyen, üniversiteden ayrılsa da bilimsel dünyadan ve araştırmalarından asla kopmadı. Emeklilik yıllarında da saygınlığını koruyan bilim insanı, 1996 yılında Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından şeref üyeliği unvanına layık görüldü.
Arkeoloji bilimine yaptığı üstün katkılar, devlet nezdinde de en üst düzeyde takdir buldu. Nimet Özgüç, kendisi gibi arkeolojinin efsane isimlerinden biri olan Halet Çambel ile birlikte önemli bir ödüle layık görüldü. İki öncü kadın arkeolog, 2010 yılında düzenlenen törenle Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile onurlandırıldılar. Bu ödül, onun yaşam boyu sürdürdüğü bilimsel emeğin en anlamlı taçlarından biri oldu. Türk tarihinin gizli kalmış sayfalarını aydınlatan Prof. Dr. Nimet Özgüç, 23 Aralık 2015 tarihinde hayata gözlerini yumarak geride devasa bir bilimsel miras bıraktı.