Türkiye'nin televizyon ekranlarıyla tanışan ilk oryantali Nesrin Topkapı, 1951 yılında Manisa'nın Akhisar ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Gerçek adı Nesrin Gökkaya olan sanatçı, tiyatrocu bir anne babanın evladı olarak erken yaşta dansın büyülü dünyasına adım attı. Annesi Rabia Hanım'ın Beyrut ve Kahire turnelerinde Arap ezgilerine kapılıp başladığı oryantal serüvenini miras alan sanatçı, dans etmeyi annesinden öğrendi. Henüz beş yaşındayken Madam Olga'dan bale dersleri almaya başladı. Bir tanıdık vasıtasıyla gelen cazip sahne teklifiyle, henüz altı yaşındayken Adana'da izleyicilerin karşısına çıktı. Onun için özel dansöz kıyafeti dikildi. Şehirdeki sokaklara 'Harika Çocuk Nesrin' afişleri asıldı. Ancak çocuk işçi çalıştırılması gerekçesiyle, gazino kapısına sadece on beş gün sonra resmi mühür vuruldu.
Çocuk Yaşta Başlayan Sahne Serüveni ve Zorlu Yıllar
Henüz on beş yaşındayken babasını yitiren Nesrin Topkapı, annesiyle birlikte derin bir maddi çıkmazın ortasında kaldı. Geçimlerini sağlayabilmek adına her işe koşturdu. Farklı dönemlerde sekreterlik yaptı, yazıhaneleri temizledi ve tiyatroların bilet gişelerinde görev aldı. Hatta bir ara yangın söndürme cihazlarının ambalajlanması işinde dahi çalışarak ayakta kalmaya gayret etti. On yedi yaşına bastığında ise hayatını değiştirecek bir kararla İngiltere'nin başkenti Londra'ya doğru yola çıktı.
Londra Yıllarından Maksim Sahnelerine Uzanan Başarı
Londra'da Kıbrıslı Türklere ait bir gece kulübünde sahne almaya başlayan genç kız, yeni bir kimliğe büründü. Sahnede daha oryantal bir hava estireceği düşüncesiyle soyadını Topkapı olarak değiştirmeye karar verdi. Kendisine uygun bir dansöz kıyafeti dikecek kimseyi bulamayınca kostümlerini kendi elleriyle hazırlamak zorunda kaldı. İngiltere'de altı yıl boyunca aralıksız çalıştı. Takvimler 1972 yılını gösterdiğinde İngiltere'deki yasal çalışma süresi dolan sanatçı, ülkeden sınır dışı edilme korkusuyla, çalıştığı gazinodaki Asaf Hüseyin adındaki bir garsonla sadece kağıt üzerinde kalan resmi bir evlilik gerçekleştirdi. Aynı sene içerisinde başka bir gazinonun evli ve yedi çocuk babası olan müdürüne gönlünü kaptırdı. Aşık olduğu bu adam kendisinden tam yirmi iki yaş büyüktü. İlerleyen senelerde ömrünün on dört yılını adayacağı bir başka aşka yelken açtı. Fakat çok sevdiği bu insan tarafından aldatıldığını öğrenince büyük bir hayal kırıklığıyla uzun yıllar boyunca evine kapandı. Londra'daki uzun soluklu gurbet macerasını tamamlayarak 1974 yılında anavatana dönüş yaptı. Gurbet yıllarının ardından yurda dönen sanatçı, Maksim Gazinosu bünyesinde İran Şahı Muhammed Rıza Şah Pehlevi onuruna tertiplenen o meşhur görkemli gecede kafasında taşıdığı beş katlı şamdan, mumlar, kristaller ve boncuklarla süslü yedi kiloluk ihtışamlı kostümüyle kusursuz bir performans sergiledi.
TRT Yılbaşı Geceleri ve Tavizsiz Sahneler
Sahnede kendine has oldukça katı kuralları vardı. Mekanda her zaman tek başına sahne almayı tercih eder, masaların üzerine kesinlikle çıkmazdı. Müşterilerle asla göz teması kurmamaya büyük özen gösterir, gelen kıymetli hediyeleri ise asla kabul etmezdi. Üzerine para takılmasından da hoşlanmayan Topkapı, sahneye saçılan tüm paraları toplatarak orkestra ekibindeki müzisyenlere eşit şekilde paylaştırırdı. Televizyon ekranlarında dans eden ilk isim olarak adını tarihe yazdıran usta sanatçı, Türkiye'de bir dönemin simgesi haline geldi. 1980 yılını 1981 yılına başlayan o tarihi yılbaşı gecesinde, üzerinde taşıdığı zarif şalvarıyla TRT ekranlarına konuk olan usta dansçı, sergilediği büyüleyici ve kusursuz oryantal gösterisiyle tüm Türk halkının hafızasına kazınmayı başardı. Televizyon tarihimize geçen bu efsanevi performansın ardından Türk halkı onu çok sevdi ve her yılbaşı gecesinde ekranlarda görmeyi arzuladı. İlk yılbaşı yayınında beş dakika sahne alan dansçı, sonraki yıl yedi dakika, üçüncü yılında ise tam on dakika boyunca televizyon başında dans etti. TRT yönetimi 1983 yılını 1984 yılına başlayan gecede ekrana tam sekiz farklı dansöz çıkarılacağını duyurdu. Bu karar üzerine sanatçı, "Ya tek başıma çıkarım ya da hiç çıkmam" diyerek tavizsiz duruşunu sergiledi.
Bugünün Yıldızlarını Yetiştiren Bir Ekol
Nesrin Topkapı günümüzde de sanat dünyasına hizmet etmeyi sürdürüyor. Kurucusu olduğu 'Stüdyo Topkapı' isimli prestijli dans okulunda öğrencilerine oryantal sanatının inceliklerini aktarıyor. Bugüne kadar Türk pop müziğinin ve sinemasının en bilinen simalarından birçok ünlü isme profesyonel dersler vermiştir. Eğitim verdiği tanınmış kişiler şunlardır:
