Türk televizyonculuğunun ve belgeselciliğinin duayen isimlerinden olan Nebil Özgentürk, 1959 senesinde Adana'da dünyaya gelerek, yaşam öykülerini ekrana taşıyan özgün tarzıyla adını geniş kitlelere duyurmuştur. Küçüklük yıllarını güneyin bu sıcak kentinde geçiren deneyimli gazeteci, özellikle toplumsal bellek niteliğindeki yapıtlarıyla kültür hayatımızda kalıcı izler bıraktı. Babası berberlik yapan Özgentürk, ünlü yönetmen Ali Özgentürk'ün kardeşidir. İlk ve ortaöğrenimini doğup büyüdüğü topraklarda tamamladıktan sonra, yükseköğrenim amacıyla Ege'nin incisine doğru yola çıktı.
Ege'den İstanbul'a Gazetecilik Serüveni
İzmir'de bulunan Ege Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden 1981 yılında diploma alan genç Nebil, mesleğe henüz sıralardayken adım atmıştı. Üniversite yayınlarında foto muhabirliği ve yazarlık yaparak başladığı bu tutku dolu yolculuk, askerlik görevini de İzmir'de yedek subay olarak tamamlamasının ardından hız kazandı. Kentin yerel basınında adını duyuran başarılı genç, Günaydın Gazetesi bünyesinde asayiş, siyaset ve sıcak haber takibi yaptı. İzmir bürosundaki üstün başarısı, yöneticilerinin dikkatini çekti ve böylece onu İstanbul'a taşıyan kapı aralandı. Megakente ayak basmasıyla birlikte kariyerinde yeni bir sayfa açılan gazeteci, kısa süre sonra Sabah Gazetesi'ne geçiş yaptı. Burada 1990 senesinde başladığı portre röportajları ve köşe yazıları, onun gelecekteki büyük projelerinin temelini oluşturacaktı.
Bir Yudum İnsan ve Efsane Belgeseller
Gazetedeki haftalık yazı dizilerini "Bir İnsan Bir Hayat" adıyla kısa ekran yapımlarına dönüştüren yazar, 1994 yılına gelindiğinde Türkiye'yi ekran başına kilitleyecek olan Bir Yudum İnsan programını başlattı. Bu program, CNN Türk ekranlarında tam dokuz sene boyunca izleyicilerle buluştu ve 60 bölümlük dev bir arşive dönüştü. Türkiye'nin entelektüel hazinelerini ve sanat çınarlarını konu edinen belgesellerinde pek çok kıymetli ismin yaşam öyküsüne yer verdi:
- Yaşar Kemal
- Sezen Aksu
- Zülfü Livaneli
- Zeki Müren
- Can Yücel
- Orhan Pamuk
Usta televizyoncu, kariyeri boyunca bine yakın televizyon programına hayat verdi. Ayrıca hazırlığı tam bir buçuk yıl süren Türkiye'nin Hatıra Defteri ile büyük yankı uyandıran Sanatımızın Hatıra Defteri gibi biner dakikalık başyapıtlara da imza attı. Meslektaşı Can Dündar ile ortaklaşa hazırladığı "İstanbul'un Entelektüel Tarihinden Tanıklıklar" belgeseli ise şehrin kültürel hafızasını kayıt altına aldı.
Kültür Sanat Ekranı ve Özel Yaşamı
Özgentürk, televizyon dünyasında sadece belgeselleriyle değil, kültür sanat programlarıyla da adından söz ettirdi. Kenan Işık'ın sunduğu Dünya Bir Oyun Sahnesi ile Ferhat Göçer'in sunduğu Güzel Şeyler programlarının mutfağında o vardı. Türkiye'nin pazar sohbetlerini renklendiren Yaşamdan Dakikalar isimli talk-show programında ise Sunay Akın, Hıncal Uluç ve Haşmet Babaoğlu ile birlikte unutulmaz bir dörtlü oluşturdular. 2004'te ATV'de başlayan bu entelektüel sohbet, Tv8 ve Skyturk360 ekranlarında 2011 sonrasına dek izleyiciyle buluştu. İlk eşinden 2000 yılında ayrılan Özgentürk'ün bu evlilikten ikiz erkek çocukları bulunuyor. İkinci birlikteliğini 13 Haziran 2010 tarihinde Nehir Özdemir ile gerçekleştiren deneyimli televizyoncunun, 2011 yılında Arın adını verdikleri bir oğlu daha dünyaya gelmiştir. Gazeteci, başarılı kariyerini 2009 yılında Çağdaş Gazeteciler Derneği tarafından layık görülen Mahmut Tali Öngören Ödülü ile taçlandırmıştır.
Yönettiği Belgesel Yapımlar
Ürettiği özgün içeriklerle tanınan usta ismin imzasını taşıyan belgesel projeleri şunlardır:
- 1998 - Bir Doğum Günü Armağanı
- 1999 - 2007 - Bir Yudum İnsan (60 Bölüm)
- 2002 - Rüzgara Karşı Yürüyenler (10 Bölüm)
- 2003 - Türk Sinemasında İETT'nin Serüveni
- 2004 - 2005 - Konuşan Yeşilçam (30 Bölüm)
- 2007 - Basının Kısa Tarihi (10 Bölüm)
- 2007 - Türkiye'nin Hatıra Defteri (10 Bölüm)
- 2009 - Yargıdan Türkülere
