Türk medyasının ve siyaset dünyasının en çok konuşulan isimlerinden biri olan Nazlı Ilıcak, 1944 yılında babasının görevi vesilesiyle Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. Eski bakanlardan Muammer Çavuşoğlu ile İhsan Hanım'ın kızı olan Ilıcak, gazetecilik kariyerine babasının kaybından sonra doktorunun tavsiyesi üzerine adım atarak Tercüman gazetesinde bulmaca hazırlayarak başladı. Uzun yıllar süren başyazarlık deneyiminin yanı sıra Fazilet Partisi çatısı altında milletvekilliği yaparak adından söz ettiren Ilıcak, cesur ve tartışmalı çıkışlarıyla Türk siyasi tarihine damga vurdu.
Medya Dünyasına Adım Atışı ve Gazetecilik Yılları
Çocukluk günlerini başkentin Karanfil Sokak semtinde geçiren yazar, eğitim hayatına TED Ankara Koleji bünyesinde başladı. Ardından yatılı olarak eğitim gördüğü İstanbul'daki Notre Dame De Sion Fransız Kız Lisesi'nden 1963 yılında başarıyla mezun oldu. Yükseköğrenimini ise İsviçre'nin Lozan kentinde tamamlayarak Lausanne Üniversitesi Siyaset Bilimi Fakültesi'nden 1967 senesinde diploma aldı. 1969 yılına gelindiğinde Tercüman gazetesinin sahibi Kemal Ilıcak ile hayatını birleştiren Ilıcak, evliliğinin ilk evrelerinde medya sektöründen uzak bir yaşam sürdü. Ancak 1972 senesinde babasının vefatı üzerine derin bir hüzne boğulunca, hekiminin yönlendirmesiyle eşinin gazetesinde çalışmaya karar verdi.
İlk olarak bulmaca köşesiyle başladığı bu serüvende, kısa süre içinde kendi inisiyatifiyle 27 Mayıs dönemine tanıklık eden kişilerle dikkat çeken röportajlar gerçekleştirdi. Bu başarılı adımların neticesinde Tercüman gazetesinde başyazarlık mertebesine yükselen Ilıcak, aynı zamanda grubun ikinci yayın organı olan Bulvar gazetesinin imtiyaz sahipliğini de 1988 yılına kadar üstlendi. 12 Eylül askeri darbesinin ardından kaleme aldığı sert ve muhalif yazılar nedeniyle pek çok hukuki sorunla karşılaştı. Milli Güvenlik Konseyi'nin kararlarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle üç aylık hapis cezasına çarptırılan yazar, Sağmalcılar Cezaevi'nde cezasının tamamlanmasının ardından 1983 yılının başında özgürlüğüne kavuştu. Özellikle dönemin başbakanı Turgut Özal ile fikir ayrılıkları yaşayan ve yıldızı hiç barışmayan yazar, duruşundan taviz vermedi.
Siyaset Arenası ve Milletvekilliği Dönemi
Medya alanındaki etkinliğini televizyon dünyasına da taşıyan Ilıcak, 1991 senesinde TRT ekranlarında 'Söz Meclis'ten İçeri' programını hazırlayıp sundu. Daha sonra Kanal 7 bünyesinde de görev alan tecrübeli gazeteci, 18 Nisan 1999 tarihindeki genel seçimlerde Fazilet Partisi listesinden İstanbul milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girmeyi başardı. Siyaset sahnesinde oldukça hareketli günler geçiren Ilıcak, o dönem mecliste yemin töreni sırasında başörtüsü krizi yaşayan milletvekili arkadaşı Merve Kavakçı'ya verdiği kararlı destekle ön plana çıktı. Ayrıca 1999 yılında Akşam gazetesindeki köşesinde Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'ın kişilik haklarına saldırdığı gerekçesiyle tazminat ödemeye mahkum oldu.
Bu süreçte laiklik tartışmalarının odağında yer alan gazetecinin siyasi kariyeri, Anayasa Mahkemesi'nin 22 Haziran 2001 tarihinde Fazilet Partisi'ni kapatma kararıyla kesintiye uğradı. Milletvekilliği düşürülen Ilıcak'a ayrıca beş yıl süreyle aktif siyaset yasağı getirildi. 2011 genel seçimlerinde AK Parti çatısı altında yeniden milletvekili adayı olmak amacıyla başvuruda bulunsa da bu talebi kabul görmedi. Siyasi yasaklı olduğu dönemlerde ve sonrasında mesleğine geri dönen Ilıcak, Türkiye'nin önde gelen pek çok gazetesinde köşe yazarı olarak kalem oynattı.
Yıllar boyunca farklı dönemlerde yazılarını okuyucularıyla buluşturduğu başlıca gazeteler şunlardır:
- Tercüman ve Dünden Bugüne Tercüman
- Meydan, Hürriyet ve Akşam
- Yeni Şafak, Bugün ve Takvim
- Sabah
Hukuki Mücadeleler ve Son Dönem Gelişmeleri
Uzun süre görev yaptığı Sabah gazetesinden 18 Aralık 2013 tarihinde, 17 Aralık operasyonları sonrası adı yolsuzluk iddialarına karşılan bakanların istifa etmesi gerektiği yönükteki görüşleri sebebiyle yönetimle yollarını ayırmak zorunda kaldı. Ardından Kanal D ekranlarında 'Pazar Gezmesi' adlı televizyon programını sunarak ekranlara dönen Ilıcak, 2016 yılındaki darbe girişiminin ardından başlayan soruşturmalar kapsamında gözaltına alınarak tutuklandı. Yapılan yargılamalar sonucunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan yazarın davası, Yargđtay'ın bozma kararının ardından yeniden görüldü. Mahkemece 'örgüte yardım' suçundan cezalandırılan Ilıcak, cezaevinde geçirdiği süre göz önünde bulundurularak adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
Sonraki süreçte ise geçmiş yıllarda kaleme aldığı bir yazı nedeniyle açılan iftira davasından mahkumiyet kararı alan Ilıcak, cezasının kesinleşmesi üzerine 4 Aralık 2023 tarihinde 79 yaşında yeniden cezaevine girdi. İlk eşi Kemal Ilıcak'ı 1993 yılında beyin kanaması sonucu kaybeden ve bu evlilikten Mehmet Ali ile Aslı adında iki çocuk sahibi olan Ilıcak, ikinci evliliğini 1994'te iş insanı Emin Şirin ile gerçekleştirmiş ancak bu birliktelik 2003 yılında boşanmayla son bulmuştur.
