Türk sinemasının en özgün yönetmenlerinden biri olan Natuk Baytan, 5 Temmuz 1925 tarihinde Manisa'da dünyaya geldi. Farklı türlerdeki yapıtları, kendine has absürt mizah anlayışı ve yenilikçi kamera hareketleriyle Yeşilçam'a damgasını vuran usta sinemacı, 5 Aralık 1986 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Kendine özgü sinematografik diliyle hem halkın büyük sevgisini kazanan hem de fantastik sinemayı geniş kitlelere sevdiren sanatçı, arkasında unutulmaz karakterler ve ödüllü yapımlar bıraktı. Kanserle mücadelesini kaybederek 61 yaşında aramızdan ayrılan yönetmen, beyazperdede yarattığı renkli dünyayla hafızalardaki yerini koruyor.
Arkeolojiden Kadraja: İlk Yıllar ve Sinemaya Adım
Mora göçmeni bir veteriner baba ile Selanik göçmeni hemşire bir annenin evladı olarak dünyaya gelen usta isim, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Ege'nin tarihi kenti Manisa'da geçirdi. İlk ve ortaöğrenimini bu şehirde tamamladıktan sonra ailesiyle birlikte megakent İstanbul'a taşındı. Lise hayatına Nişantaşı Işık Lisesi bünyesinde adım atsa da bir müddet sonra geçiş yaptığı Boğaziçi Lisesi'nden mezun oldu. Yükseköğrenim serüvenine ise oldukça farklı bir patikadan başladı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydolmasına rağmen, sinemaya olan ilgisinin yani sıra tarihe duyduğu merak onu aynı üniversitenin Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü'ne yönlendirdi. Buradan arkeolog unvanıyla mezun olan genç Baytan, öğrencilik yıllarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi çatısı altında memuriyet hayatına başladı. Girişimci ruhunu da ortaya koyarak Tecnical Photographie Ajansı adını taşıyan bir oluşum kurdu.
Kamera arkasına geçmeden evvel sinemanın mutfağını oyunculukla deneyimleyen sanatçı, ilk olarak çeşitli filmlerde canlandırdığı ufak rollerle sektöre adım attı. Bu deneyimler ona set ortamını yakından tanıma fırsatı sundu. Takvimler 1961 yılını gösterdiğinde ise kendi yazıp yönettiği Karanlıkta Yaşayanlar filmiyle yönetmenlik koltuğuna ilk kez oturdu. Başrollerinde Kenan Pars, Aysel Tanju, Orhon Murat Arıburnu, Diclehan Baban, Hulusi Kentmen ve Sami Hazinses gibi önemli isimlerin yer aldığı bu yapım, onun uzun soluklu sinema kariyerinin resmi başlangıcı oldu. Nitekim 1964 yılında senaryosunu kaleme aldığı Sahildeki Ceset filmi, 1965 yılında düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarı 1. Film Şenliği'nde en iyi senaryo ödülünü kazanarak usta yönetmenin yazarlık gücünü tescilledi.
Fantastik Kahramanlar ve Yeşilçam'da Absürt Akım
Natuk Baytan, Türk sinemasında fantastik ögeleri cesurca kullanan ve bu alanda çığır açan bir figürdür. İmza attığı sıra dışı ve hareketli sahnelerle donatılmış yapımlarla yalnızca Türkiye sınırları içerisinde kalmadı, aynı zamanda Avrupa sinema çevrelerinde de ses getirmeyi başardı. Öyle ki, Avrupa sinemalarındaki gösterimlerde adı afişlere Natuck Baitan olarak yazıldı. Tarihi macera türüne yeni bir soluk getiren usta sinemacı, Türk sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran pek çok kült karakteri izleyiciyle tanıştırdı. Bu efsanevi karakterlerden bazıları şunlardır:
- Kara Murat
- Hacı Murat
- Malkoçoğlu
- Kantoma
Tarihi ve macera filmlerinin yanı sıra usta yönetmenin kariyerinde komedi türünün de ayrı bir yeri vardır. Özellikle efsanevi aktör Kemal Sunal ile yollarının kesişmesi, sinemamızda benzersiz bir dönemin kapılarını araladı. İkilinin ortaklık serüveni 1976 yılında çekilen Sahte Kabadayı filmiyle başladı. Sinema eleştirmenleri tarafından o dönemlerde yeterince ciddiye alınmayan bu ortaklık, halk nezdinde ise adeta bir çılgınlığa dönüştü ve izleyiciden tam not aldı. Toplamda on filmde birlikte çalışan ikili, sinemamıza eşsiz bir absürt komedi üslubu kazandırdı. Baytan'ın sıra dışı çekim teknikleri, hızlı kurgusu, akıllara kazınan replikleri ve yarattığı absürt karakterler bu filmleri her daim bir adım öne çıkardı. Bu unutulmaz karakterlerin bazıları şunlardır:
- Gardrop Fuat
- Gaddar Kerim
- Ayı Abbas
- Dikiştutmaz Sabri
- Marmara Kazım
- Karbonat Erol
- Sansar Selim
- Gerzek Hamdi
Kendi yönettiği filmlerde küçük rollerle izleyici karşısına çıkmayı da ihmal etmeyen Baytan, bu cameo sahneleriyle de hayranlarına keyifli sürprizler sundu. Yönetmenin kendine has tarzı, dramatik veya tarihi ögeleri komediyle harmanlama becerisinde yatıyordu. Bu dönemde 1975 yapımı Babacan filmiyle 1. İstanbul Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülüne layık görülmesi, onun yönetmenlik becerisinin bir başka kanıtı oldu.
Arabesk Rüzgarları ve Son Dönem Eserleri
Yeşilçam'da türlerin hızla değiştiği ve arabesk sinemasının yükselişe geçtiği 1970'lerin sonu ile 1980'lerin başında usta yönetmen de bu furyaya sessiz kalmadı. Dönemin ünlü arabesk sanatçılarından Ferdi Tayfur ile ortak çalışmalar yürüten Natuk Baytan, geniş kitlelere hitap eden dram yüklü müzikal filmlere imza attı. Sanatçı bu süreçte şu filmleri yönetti:
- Son Sabah (1978)
- Yuvasız Kuşlar (1978)
- Huzurum Kalmadı (1980)
- Kara Gurbet (1981)
- Kalbimdeki Acı (1983)
Usta sinemacı, 1984 yılına gelindiğinde senaryosunu Aydemir Akbaş'ın kaleme aldığı ve başrolünde yine Kemal Sunal'ın yer aldığı ünlü komedi filmi Atla Gel Şaban'ın yönetmenliğini üstlendi. Nevra Serezli, Dinçer Çekmez, Turgut Özatay, Reha Yurdakul, Nezahat Tanyeri, Zihni Göktay, Yüksel Gözen ve Metin Çekmez gibi dev bir oyuncu kadrosunu bir araya getiren bu yapımda Baytan, at yarışı meraklısı bir karakteri canlandırarak beyazperdede kendisini bir kez daha gösterdi. Hayatının son dönemlerinde televizyon dünyasına da adım atan tecrübeli isim, 1986 yılında senaryosunu Mim Kemal Öke'nin torununun yazdığı ve Haluk Kurtoğlu, Eray Özbal, Fikret Hakan, Serdar Gökhan, Altan Günbay, Erol Taş ile Meral Zeren gibi usta oyuncuları buluşturan tarihi drama türündeki Duvardaki Kan adlı televizyon dizisinin yönetmenliğini yaptı. Bu dizi, onun geniş filmografisinin son büyük halkasını teşkil etti.
Natuk Baytan, üretkenliği ve sinemaya adadığı ömrü boyunca geride onlarca senaryo, oyunculuk performansı ve sayısız yönetmenlik başarısı bıraktı. Kanser hastalığına yenik düşerek İstanbul'da 61 yaşında vefat eden sanatçı, geride bıraktığı zengin mirasla Türk sinema tarihinde silinmez bir iz bırakmıştır.
