Türk askeri tarihinin önemli simalarından biri olan ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 5. Genelkurmay Başkanlığı makamını işgal eden Abdurrahman Nafiz Gürman, 1882 yılında Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeki Bodrum'da dünyaya geldi. Harp Okulu ve Harp Akademisi'nde aldığı teorik eğitimleri cephelerdeki pratik başarılarıyla birleştiren Gürman, vatanın savunulması sürecinde büyük sorumluluklar üstlendi. 1966 yılında İstanbul'da vefat eden tecrübeli komutan, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ve gelişim yıllarına uzanan geniş bir zaman diliminde askeri yapının şekillenmesine doğrudan katkıda bulundu. Askeri dehası ve liderlik vasıflarıyla öne çıkan paşa, ülkenin en kritik dönemlerinde sergilediği kararlı duruşla tanınmaktadır.
Askeri Eğitimi ve Cephelerdeki İlk Sınavlar
Askerlik mesleğine adım atarken eğitim hayatına büyük önem veren Nafiz Gürman, 1903 yılında teğmen rütbesini kazanarak Harp Okulu'nu başarıyla tamamladı. Askeri bilgisini daha da derinleştirmek isteyen genç subay, aynı sene başladığı Harp Akademisi eğitimini de 1906 yılında nihayete erdirerek kurmay sınıfına geçiş yaptı. Bu dönemin ardından Osmanlı ordusunun farklı kademelerinde görev alarak deneyim kazanan Gürman; birlik komutanlığı, tabur komutanlığı ve kurmay başkanlığı gibi çeşitli hayati görevleri yürüttü. Birinci Dünya Savaşı sürecinde ve sonrasında yaşanan karmaşada Afrika Grupları Kurmayı sıfatıyla aktif görev üstlendiği esnada talihsiz bir olay yaşandı. Bu görevi esnasında 8 Mart 1919 ile 8 Ekim 1919 tarihleri arasında İtalyan ve Fransız kuvvetlerine esir düştü.
Esaret altında geçirdiği yedi aylık zorlu dönemin ardından vatan toprağına dönen Gürman, bağımsızlık mücadelesine katılmak için sabırsızlanıyordu. İlk olarak Akhisar Cephe Komutanlığı ve 1. Kolordu Kurmay Başkanlığı görevlerini başarıyla icra etti. 8 Şubat 1921 tarihinde ise resmen Anadolu'ya geçiş yaptı. Burada Ankara hükümeti safında milli direnişe katıldı. Kurtuluş mücadelesi boyunca çeşitli karargahlar bünyesinde ve farklı askeri birliklerde aktif olarak vazife aldı.
Cumhuriyet Dönemi Rütbeleri ve Genelkurmay Başkanlığı
Cumhuriyetin ilanından sonra Türk ordusunun yeniden yapılandırılması sürecinde Nafiz Gürman'ın rütbeleri hızla yükseldi. Yetenekli kurmay, 1926 yılında tümgeneral rütbesine terfi ettirilerek 6. Kolordu Komutanlığı görevine getirildi. Askeri alandaki başarıları ve disiplinli duruşu sayesinde 1930 yılında korgeneral rütbesine yükseldi. Korgenerallik döneminde askeri stratejilerin belirlenmesinde kritik görevler üstlenen Gürman, şu önemli vazifeleri yerine getirdi:
- 9. Kolordu Komutanlığı
- Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Müsteşarlığı
- 4. Kolordu Komutanlığı
- 2. Ordu Komutan Vekilliği
Ülkenin savunma stratejilerinin test edildiği en önemli organizasyonlardan biri olan 1937 yılındaki Trakya Manevraları'na katılarak askeri dehasını sergileme fırsatı buldu. Gürman, 1940 yılında orgeneral rütbesine terfi ettirildi. Ardından 2. Ordu Komutanlığı ve Yüksek Askerî Şûra Üyeliği görevlerini yürüttü.
Askeri kariyerinin zirve noktası ise 8 Haziran 1949 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı makamına atanmasıyla gerçekleşti. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 5. Genelkurmay Başkanı olarak orduyu sevk ve idare eden Gürman, dönemin siyasi çalkantılarının da merkezinde yer aldı. Nitekim 1950 yılındaki iktidar değişiminin hemen ardından, 6 Haziran 1950 tarihinde dönemin başbakanı Adnan Menderes tarafından görevden alındı. Menderes hükümeti, Gürman'ı 15 general ve 150 albayla birlikte darbe hazırlığı içerisinde olmakla suçlamıştı. Görevden el çektirilen emektar komutan, yeniden Yüksek Askerî Şûra üyeliğine atandı ve yaklaşık bir ay sonra, 6 Temmuz 1950 tarihinde bu üyelik görevini yürütürken emekliğe sevk edildi.
Kurucu Meclis Dönemi ve Yaşatılan Mirası
Emeklilik döneminden sonra sivil siyasete de adım attı. 6 Ocak 1961 ile 15 Ekim 1961 tarihleri arasında Kurucu Meclis Devlet Başkanı Temsilciliği görevini yürüttü. Ömrünü Türk ordusuna ve vatan savunmasına adayan kıdemli asker, 6 Şubat 1966 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu.
Gürman'ın hatırası, bugün Türkiye'nin büyük şehirlerindeki mahalle ve caddelerde yaşatılmaktadır. İstanbul'un Güngören ilçesinde ve İzmir'in Bayraklı ilçesinde birer mahalleye onun adı verilmiştir. Güngören'deki mahalle, halk arasında yaygın şekilde Merter ismiyle anılmaktadır. Ayrıca doğum yeri olan Bodrum'un Cumhuriyet Mahallesi ile İstanbul Fatih'teki Kocamustafapaşa ve Cerrahpaşa mahallelerinin sınırları içerisinde yer alan caddeler de günümüzde ünlü komutanın ismini taşımaktadır.
