Türk tiyatro ve sinema dünyasının en karakteristik simalarından biri olan Mustafa Uğurlu, 25 Kasım 1955 tarihinde Konya'nın Karaman ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Beş kardeşli bir ailede büyüyen ve kendisi gibi oyuncu olan Ahmet Uğurlu'nun kardeşi olan sanatçı, babasının memuriyeti sebebiyle küçük yaşta yerleştiği Bursa'da eğitimini tamamladı. Sahne tozunu ilk kez tiyatro salonlarında yutan Uğurlu, beyazperdede ve televizyon ekranlarında sergilediği güçlü performanslarla, özellikle de 1997 yapımı Ağır Roman filmindeki Reis karakteriyle adını Türk sinema tarihine altın harflerle yazdırdı.
Çocukluk Yılları ve Sanatın İlk Adımları
Sağlık memuru bir baba ile Çorum kökenli ev hanımı bir annenin evladı olarak doğan Mustafa Uğurlu, henüz iki üç yaşlarındayken ailesiyle birlikte Bursa'ya göç etti. İlk, orta ve lise eğitim hayatını bu yeşil şehirde geçiren oyuncunun sanata olan eğilimi, gençlik yıllarında şekillenmeye başladı. Profesyonel oyunculuk kariyerine adım atmadan önce Devlet Tiyatroları bünyesinde görev alan sanatçı, hem sahne arkasında hem de sahnede önemli deneyimler elde etti. Tiyatro sahnesindeki yeteneğini televizyon ekranına taşımaya karar veren Uğurlu, ilk dizi deneyimini 1993 senesinde yaşadı. Senaryosunu Turgut Özakman'ın kaleme aldığı Rıza Beyler dizisi, onun televizyon izleyicisiyle buluştuğu ilk önemli yapım oldu.
Sinemada Zirve ve Ödüllü Yıllar
Tarihler 1997 yılını gösterdiğinde, yönetmenliğini Mustafa Altıoklar'ın üstlendiği kült yapım Ağır Roman, Mustafa Uğurlu'nun kariyerinde adeta bir dönüm noktası oldu. Filmde canlandırdığı Reis karakteriyle izleyicinin zihnine kazınan başarılı aktör, bu performansıyla 35. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödülüne layık görüldü. Bu prestijli ödül, onun sinema sektörüdeki yerini sağlamlaştırdı. Ayrıca 1996 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesinde sergilenen Gürültülü Patırtılı Bir Hikaye oyunundaki rolüyle Ankara Sanat Kurumu tarafından ödüllendirildi. Sanatçı, tiyatro sahnelerinde oyunculuğun yanı sıra Nikah Kağıdı (1996), Tılsım (1987) ve Mustafa (1985) gibi eserlerin yönetmenliğini de üstlenerek tiyatroya yönetmen kimliğiyle de katkı sağladı.
Televizyon ve Sinemada Soluksuz Bir Serüven
Uğurlu, yıllar içinde hem beyazperdede hem de ekranlarda çok sayıda unutulmaz karaktere hayat verdi. 1999 yılında yine Mustafa Altıoklar imzalı Asansör filminde başrolü üstlendi. Sonraki dönemlerde televizyon ekranlarının aranan yüzlerinden biri haline geldi. Nitekim 2015 yılında TRT 1'de ekranlara gelen Milat dizisinde Asaf Demirci adındaki kötü karakteri ustalıkla canlandırdı. Aynı sene Özcan Alper imzalı Rüzgarın Hatıraları ile Türkan Şoray'ın yönettiği Uzaklarda Arama filmlerinde boy göstererek sinemadaki üretkenliğini sürdürdü. Özellikle 2016 yılında izleyiciyi ekran başına kilitleyen İçerde dizisindeki Müdür Yusuf rolü, onun televizyondaki popülaritesini perçinledi. Son dönemde ise Aldatmak dizisinde Tarık Yenersoy karakterini canlandıran sanatçı, dijital platformda ise Şahmaran gibi dikkat çeken yapımlarla izleyici karşısına çıkmaya devam etmektedir.
Sanatçının 1998 yılında kazandığı Altın Portakal heykelciği, 2015 yılının Temmuz ayında evine giren bir hırsız tarafından çalınmıştır. Bu üzücü olayın ardından dönemin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, sanatçıya yeni bir heykelcik göndereceğini ifade etmiştir.
Deneyimli aktör, uzun yıllar emek verdiği tiyatro sahnelerinde de son derece aktif bir rol oynamıştır. Sanatçının sahne aldığı ve tiyatroseverlerin hafızasında yer eden bazı tiyatro oyunları şu şekildedir:
- Kral Lear (2002) - İstanbul Devlet Tiyatrosu
- Sokrates'in Son Gecesi (2008) - İstanbul Devlet Tiyatrosu
- Bahar Noktası (2006) - İstanbul Devlet Tiyatrosu
- Bu Bir Rüyadır (2001) - İstanbul Devlet Tiyatrosu
- Gürültülü Patırtılı Bir Hikaye (1993) - Ankara Devlet Tiyatrosu
