Türk askeri tarihinin önemli simalarından biri olan Orgeneral Mustafa Muğlalı, 1882 yılında Muğla'da dünyaya geldi. Genç yaşta adım attığı askeri okul sıralarından ordu komutanlığına kadar uzanan bu yaşam öyküsü, Balkan Savaşları'ndan Kurtuluş Savaşı'na uzanan çetin mücadelelerle şekillendi. Vatan topraklarının her köşesinde canla başla mücadele eden ve yeni kurulan cumhuriyetin askeri teşkilatlanmasında son derece kritik sorumluluklar üstlenen Mustafa Muğlalı, cephelerdeki üstün başarıları ve üstlendiği idari vazifelerle ülke tarihinde kalıcı izler bıraktı. Hayatı boyunca çeşitli bölgelerde isyanları bastıran, mahkeme başkanlıkları yapan ve üst düzey karargah vazifeleri icra eden paşa, 11 Aralık 1951 tarihinde hayata gözlerini yumdu.
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Uzanan Bir Askeri Kariyer
Muğla doğumlu genç Mustafa, askerlik mesleğine adım atmak amacıyla Kara Harp Okulu bünyesine katıldı. Buradaki eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra askeri öğrenimini sürdürerek 1904 yılında Harp Akademisi'ni bitirdi. İlk büyük cephe tecrübelerini Balkan Savaşları esnasında, 1912 ile 1913 yılları arasında 16. Tümen bünyesinde kurmay subay olarak kazandı. Liyakati neticesinde 1 Mart 1914'te Binbaşı rütbesine terfi ettirildi. Birinci Dünya Savaşı döneminde, 3 Ağustos 1914 tarihinde Başkomutanlık Umumî Menzil Müfettişliği kurmaylığına getirildi. Ordudaki çalışmaları sürerken, 14 Eylül 1915'te Kaymakam rütbesine yükseldi. Ardından 28 Eylül 1915'te Adana Bölge Komutanlığı Kurmay Başkanı, 12 Ağustos 1917'de ise 12. Kolordu Kurmay Başkanı olarak tayin edildi. Savaşın son döneminde, 3 Mayıs 1918 tarihinde 44. Tümen Komutanı asgari olarak cephe yönetimini üstlendi. Mondros Mütarekesi sonrası dönemde, 8 Ocak 1919'da Personel İşleri Dairesi Başkan Yardımcısı ve 11 Kasım 1919 tarihinde Askerî Temyiz Mahkemesi Üyesi olarak atandı.
Kurtuluş Sınavı ve İstiklal Madalyası
İstanbul'daki vazifelerinin ardından, Anadolu'da yükselen bağımsızlık mücadelesine katıldı. 20 Eylül 1921 tarihinde Türk Kurtuluş Savaşı saflarına dahil olan tecrübeli komutan, ilk olarak İslahiye bölgesinde meydana gelen Ermeni isyanını bastırma görevini üstlendi ve bu asayiş sorununu çözdü. Bu başarısının akabinde, 5 Ocak 1922'de 18. Tümen Komutanı olarak yetkilendirildi. Doğu sınırlarının güvenliği için Doğu Cephesi Komutanlığı emrine atandı. Cephedeki üstün hizmetleri takdir edilerek Miralay rütbesine yükseltildi. Doğu Cephesi'ndeki kritik günlerde sırasıyla 28 Mart 1922'de 13. Tümen Komutanlığı ve 3 Mayıs 1922'de 10. Tümen Komutanı olarak görev yaptı. Büyük Zafer'in ardından 23 Eylül 1923'te 8. Tümen Komutanlığı'na getirildi. Vatana sunduğu bu üstün hizmetlerin bir nişanesi olarak kendisine Kırmızı şeritli İstiklâl Madalyası takdim edildi.
Menemen Mahkemeleri ve Orgenerallik Yılları
Yeni kurulan cumhuriyet döneminde de askeri kariyeri başarıyla devam etti. 15 Aralık 1924 tarihinde 11. Tümen Komutanı, 14 Şubat 1926 tarihinde ise 41. Tümen Komutanı olarak atandı. Ağustos 1927'de Mirliva rütbesine terfi ederek Paşa unvanını aldı. Sonraki süreçte 20 Ekim 1927'de 3. Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı ve 27 Ağustos 1928'de Genelkurmay 2. Başkan Yardımcısı olarak görevlendirildi. 14 Aralık 1929 tarihinde 57. Tümen Komutanı olan paşa, bu görevde iken Türkiye tarihinin en kritik toplumsal olaylarından birinde görev aldı. 23 Aralık 1930 tarihinde Menemen'de gerçekleşen ve Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın şehit edildiği olay üzerine tesis edilen askeri mahkemenin başkanlığını yaptı. Bu kritik mahkeme sürecini yöneten komutan, 26 Şubat 1931'de 1. Kolordu Komutan Vekilliğine getirildi ve 30 Ağustos 1931 tarihinde Ferik rütbesine yükseltildi.
Orgenerallik Dönemi ve Son Yılları
Korgeneral rütbesine ulaştıktan sonra, 17 Eylül 1931 tarihinde 1. Kolordu Komutanı olarak asaleten atandı. Ülkenin savunma stratejilerinde ve kritik askeri bölgelerin yönetiminde aktif roller üstlenmeyi sürdüren tecrübeli komutan, İkinci Dünya Savaşı öncesinde İstanbul Komutanı ve hemen ardından Onuncu Kolordu Komutanı görevlerine tayin edildi. Küresel savaşın getirdiği zorlu şartlar altında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin komuta kademesinde yerini alan tecrübeli asker, 29 Ağustos 1942 tarihinde Yüksek Askerî Şûra üyeliğine atanarak ertesi gün orgenerallik payesine kavuştu. 15 Şubat 1943 tarihinde 3. Ordu Komutanlığı gibi son derece stratejik bir göreve getirildi. Bu görevde bulunduğu dönemde, sınır hatlarında yaşanan eşkıya, kaçakçı ve isyancılarla mücadeleler neticesinde çeşitli olaylar meydana geldi. Söz konusu olaylarla ilgili olarak günümüzde de farklı görüşler ve ihtilaflı iddialar bulunmaktadır. 29 Ağustos 1945 tarihinde yeniden Askerî Şûra üyeliği yapan paşa, 14 Temmuz 1947 tarihinde emekli oldu. Türk askeri tarihinin önemli figürlerinden biri olan Mustafa Muğlalı, 11 Aralık 1951 tarihinde hayata veda etti.
Mustafa Muğlalı'nın askeri kariyeri boyunca yükseldiği rütbeler şu şekildedir:
- 1914 yılında elde ettiği Binbaşı rütbesi,
- 1915 senesinde yükseldiği Kaymakam rütbesi,
- 1922'de Doğu Cephesi'nde aldığı Miralay rütbesi,
- 1927 yılında ulaştığı Mirliva rütbesi ve Paşalık unvanı,
- 1931 senesinde hak kazandığı Ferik rütbesi,
- 1942 yılında layık görüldığı en üst aşama olan Orgeneral rütbesi.
