Mustafa Asım Turgut, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde hariciye teşkilatında kritik görevler üstlenmiş, Viyana ve Tahran büyükelçilikleri ile dışişleri bakanlığı yapmış önemli bir Türk diplomatıdır. 1869 veya 1870 yılında dünyaya gelen devlet adamı, imparatorluğun çöküş sürecindeki en fırtınalı yıllarda diplomasi koridorlarında ülkesini temsil etmiştir. Genç yaşta adım attığı devlet hizmetinde basamakları hızla tırmanan Turgut, sadece bürokrasideki başarılarıyla değil, aynı zamanda ülkemizde yelken sporunun gelişimine sunduğu katkılarla da adından söz ettirmeyi başarmıştır. 3 Şubat 1937 tarihinde vefat eden diplomat, geride köklü bir aile mirası ve Türk spor tarihine geçen öncü bir kimlik bırakmıştır. Diplomat olarak hafızalara kazınmıştır.
Eğitim Hayatı ve Diplomasideki İlk Adımlar
Geleceğin ünlü diplomatı, köklü bir aile geçmişine sahipti. Babası, Trabzonlu ulema sınıfından Mustafa Asım Efendi'nin oğlu olan Ahmet Rıfat Bey'dir. Annesi ise Osmanlı dini hiyerarşisinin en tepesindeki isimlerden Şeyhülislam Hasan Hayrullah Efendi'nin kızı Ayşe Sıdıka Hanım'dır. Genç Mustafa Asım, eğitimine Soğukçeşme Rüştiyesi'nde başladı ve burayı bitirdikten sonra dönemin en prestijli eğitim kurumlarından biri olan Galatasaray Sultanîsi'ne kaydoldu. Ancak babasının beklenmedik vefatı, onun bu okulda sürdürdüğü eğitim hayatını yarıda bırakmasına yol açtı. Ailesinin geçim sorumluluğunu üstlenmek durumunda kalan genç adam, memuriyet hayatına Divan-ı Hümayun Odası bünyesinde kayıt memuru olarak adım attı. Bu ilk iş deneyimi, onun ileride imparatorluğun dış politikasını yönlendirecek olan hariciye kariyerinin de temelini oluşturdu. Bürokrasideki ilk adımı bu şekilde atıldı.
Avrupa Başkentlerinde Diplomatik Temsil
Dışişleri bürokrasisinde yetenekleriyle dikkat çeken Mustafa Asım Bey, 1904 yılında Avusturya'nın başkenti Viyana'ya atandı. Viyana Sefareti bünyesinde müsteşarlık ve maslahatgüzarlık görevlerini üstlenen diplomat, burada hem mesleki hem de kişisel hayatını şekillendirecek gelişmeler yaşadı. Viyana'daki görevi esnasında Avusturya kökenli Letta Hanım ile tanıştı ve çift, İkinci Meşrutiyet'in ilan edildiği dönemde, 20 Temmuz 1908 tarihinde hayatlarını birleştirdi. Mustafa Asım Bey'in ilk eşi İsmet Hanım olup, bu evliliğinden herhangi bir çocuğu olmamıştı. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte dış temsilciliklerde yapılan yeni düzenlemeler kapsamında, 1908 yılında İsveç'in başkenti Stockholm'e elçi olarak gönderildi. Bu görev yeri, onun aile hayatı için de özel bir anlam taşıyordu; zira çiftin ilk çocukları Demir, 30 Mayıs 1909'da bu kuzey şehrinde dünyaya gözlerini açtı. Aile Stockholm'de mutlu bir dönem yaşadı.
Bakanlık Koltuğu ve Spor Tarihindeki Yeri
Stockholm'deki başarılı çalışmalarının ardından Mustafa Asım Bey'in yeni durağı komşu Bulgaristan oldu. 1909 yılının ortalarında Sofya Elçiliği görevine getirilen deneyimli diplomat, Haziran 1909 ile Ekim 1911 tarihleri arasında bu kritik bölgede Osmanlı İmparatorluğu'nu başarıyla temsil etti. Balkanlar'daki hareketli günlerin ardından, 1911 yılında ülkesine çağrılarak kabinede hariciye nazırı olarak görevlendirildi. Bu önemli atamayla birlikte ailesiyle birlikte İstanbul'a dönen Turgut, Ayaspaşa'da bulunan Hariciye Nezareti Lojmanı'na yerleşti. Bu konak, ailenin ikinci sevinci olan kızları Leyla'nın 23 Kasım 1911'deki doğumuna sahne oldu. Yaklaşık bir yıl boyunca yürüttüğü bakanlık görevini, 1912 yılının Temmuz ayında üyesi olduğu kabinenin topluca istifa etmesi üzerine devretti. Bu istifanın ardından diplomat, yaklaşık bir buçuk yıl boyunca devlet görevinden uzak kalarak işsiz bir dönem geçirdi. Bu süreç onun için oldukça zorluydu.
Mustafa Asım Bey'in üstlendiği önemli diplomatik görevler şu şekildedir:
- Viyana Sefareti Müsteşar ve Maslahatgüzarlığı
- Stockholm Elçiliği
- Sofya Elçiliği
- Hariciye Nezareti (Dışişleri Bakanlığı)
- Tahran Büyükelçiliği
Mustafa Asım Turgut, Osmanlı Devleti'nin son Viyana ve Tahran büyükelçisi unvanlarını taşıyarak diplomatik kariyerini noktaladı. İmparatorluğun yıkılışından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde ise spor alanında iz bırakan bir figür haline geldi. Ülkemizde su sporlarının, özellikle de yelken branşının kurumsallaşması ve sevilmesi adına büyük çaba sarf etti. Modern Türkiye'nin denizcilik ve su sporları tarihine adı altın harflerle yazılan diplomat, yaşamının son dönemini bu spora adayarak genç nesillere öncülük etti. Hem diplomasi masalarında sergilediği kararlılık hem de denizcilik tutkusuyla tanınan Mustafa Asım Turgut, 3 Şubat 1937'de hayata gözlerini yumdu. Hizmetleri hiçbir zaman unutulmayacaktır.
