Munis Tekinalp, Serez doğumlu Musevi asıllı bir yazardır. Gerçek adı Moiz Kohen olan fikir insanı, 1883 yılında dünyaya gözlerini açmıştır. Babası Haham İzak Kohen'in dokuz evladından biridir. Gençlik yıllarında İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye olarak siyasetle ilgilenmeye başlamıştır. Yazın hayatına ise Selanik'te Osmanlıca basılan Asır gazetesinde köşe yazıları yazarak adım atmıştır.
Fikir Dünyasındaki Dönüşüm ve Hukuk Kariyeri
Selanik'te başladığı hukuk tahsilini Balkan Savaşı sonrasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde tamamlamıştır. Mezuniyetinin akabinde aynı eğitim kurumunda hukuk ve iktisat dersleri vermeye başlamıştır. Entelektüel birikimi son derece geniş olan Tekinalp, yedi farklı dili yetkinlikle öğrenmiştir:
- Türkçe
- Yahudi İspanyolcası
- İbranice
- Almanca
- İtalyanca
- İngilizce
- Fransızca
Başlangıçta imparatorluktaki tüm toplulukları bir arada tutmayı amaçlayan Osmanlıcılık fikrini savunmuştur. Fakat Birinci Dünya Savaşı öncesindeki süreçte bu görüşünden vazgeçerek Türkçülük akımına yönelmiştir. İsmini Munis Tekinalp olarak değiştirerek yeni kimliğini benimsemiştir. Yazar, 1914 senesinden itibaren Türk milliyetçiliğini konu edinen pek çok kitap ve makale kaleme almıştır.
Cumhuriyet Dönemi Çalışmaları ve Türkleşme İdeali
Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte yeni rejimin temel ideolojisi olan Kemalizm'in savunucusu haline gelmiştir. Türkiye'deki Musevi cemaatinin Türk kültürüne entegre olması yolunda yazılar yazmıştır. Azınlıkların zorla Türkleştirilmesi politikasını desteklemiştir. Hatta 1928 yılında bu tezi savunan Türkleştirme başlıklı bir risale de neşretmiştir. Görüşlerini yaymak için dönemin popüler dergilerinde düzenli makaleler yazmıştır:
- Türk Yurdu
- Kadro
- Ülkü
1961 senesinde tedavi gayesiyle gittiği Fransa'nın Nice kentinde vefat etmiştir. Çocukları ise yaşamlarını Avrupa'da sürdürmüştür.
Eserleri ve Hakkındaki Tartışmalar
Tekinalp'in vefatından sonra onun düşünsel serüvenini inceleyen Liz Behmoaras, 2004 senesinde Bir Kimlik Arayışının Hikâyesi isimli biyografik bir eser ortaya koymuştur. Bununla birlikte, Jacob M. Landau tarafından kaleme alınan 1996 tarihli Tekinalp: Bir Türk Yurtseveri başlıklı kitap, onun İkinci Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e uzanan düşünsel serüvenini hem yazarın makaleleriyle hem de Landau'nun değerlendirmeleriyle aktarmaktadır. Öte yandan, etnik ve dini kökeni sebebiyle farklı nitelemelere maruz kalmıştır. İslamcı komplo teorisyeni Mehmet Şevket Eygi, yazar için Türk tarihinin en büyük zokası ifadesini kullanmıştır.
