İçeriğe Atla
Muhittin Sebati fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Muhittin Sebati Kimdir?

Muhittin Sebati kimdir? 1901 Amasya doğumlu usta ressam ve heykeltıraşın, Türk sanatını Paris esintileriyle modernize ettiği kısa ama devrimsel öyküsü.

Diğer adlar: Muhittin Sebati, Sebati

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Muhittin Sebati Hakkında

Muhittin Sebati, erken Cumhuriyet döneminin en yetenekli ressam ve heykeltıraşları arasında yer alır. Amasya'da doğan sanatçı, küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiştir. Hayatın tüm zorluklarına karşın, içindeki yaratıcı gücü sanatıyla dışa vurmayı başarmıştır. Zorlu bir çocukluk geçiren yetenekli sanatçı, eğitim hayatına 1908 yılında girdiği İstanbul Darüşşafaka çatısı altında adım atmış ve buradaki orta ve lise öğrenimini ise 1920 senesinde başarıyla tamamlamıştır. Tiyatroya ve resme olan büyük tutkusu bu yıllarda filizlenmiştir. Genç ressam, 1932 yılının ilk çeyreğinde tüberküloz nedeniyle İstanbul Haydarpaşa Hastanesi'nde yaşamını yitirmiştir. Erken ölümüne karşın, Türkiye'nin ilk bağımsız sanatçılar birliğini kurmuştur.

Darüşşafaka'dan Sanayi-i Nefise'ye Uzanan İlk Adımlar

Darüşşafaka'da okurken hayatını değiştirecek çok önemli bir dostluk kurmuştur. Kendisi gibi resim sanatına gönül veren Mahmut Cuda ile burada tanışmıştir. İki genç öğrencinin arkadaşlığı, Muhittin Sebati'nin resim tutkusunu günden güne daha da beslemiştir. Eğitimden sonra Cuda, ona Sanayi-i Nefise Mektebi'ne gitmesini önermiştir. Bu tavsiyeyi dikkate alan Sebati, 1921 yılında akademinin kapısından içeri adım atmıştır. Akademide usta sanatçılar Hikmet Onat ile İbrahim Çallı'nın atölyelerinde eğitim alan Sebati'nin Galatasaray Sergileri ile ilk buluşması ise henüz Sanayi-i Nefise Mektebi'ne girmeden önce, 1920 yılında gerçekleşmiştir. Bu sergiye ilk kez 'Çarşamba'da Bir Sokak' ve 'Zincirlikuyu' isimli tablolarıyla katılmıştır. Sanata duyduğu inançla 1921 yazında dört, 1922 yılında ise beş farklı eserle sergide yer almıştır. Sebati, 1923 yılında tam yedi tabloyla katıldığı sergide artık dikkatleri tamamen üzerine çekmeyi başarmıştır. Çalışmaları sanat camiasında büyük bir ilgi ve takdirle karşılanmıştır.

Paris Yılları ve Heykel Sanatıyla Buluşma

Genç sanatçı, ufkunu genişletmek amacıyla 1923 yılında kendi imkânlarıyla Paris'e kısa bir seyahat gerçekleştirmiştir. Yurda döndükten sonra 1924 yılında son defa Galatasaray Sergileri'nde boy göstermiştir. Aynı yıl açılan devlet bursu sınavını üstün bir dereceyle kazanarak büyük bir fırsat yakalamıştır. Böylece 1925 yılında, eğitimini derinleştirmek üzere burslu olarak yeniden Paris'in yolunu tutmuştur. Fransa'da Académie Julian bünyesinde Albert Laurens atölyesinde resim üzerine yoğun bir eğitim almıştır. Paris'te resim derslerinin yanı sıra École des Arts Décoratifs bünyesinde Landowski ve Lefebr'in heykeltıraşlık atölyelerine de devam eden Sebati, üstün yeteneğiyle 1927 senesinde bu okulun heykel bölümünde birincilik ödülüne layık görülmüştür. Paris, onun için sadece eğitim aldığı değil, Türk sanatını dönüştürecek fikirleri olgunlaştırdığı bir merkez olmuştur. Orada bulunan Nurullah Berk, Mahmut Cuda, Şeref Akdik, Cevat Dereli, Hale Asaf, İsmail Hakkı Oygar ve Refik Epikman gibi dostlarıyla sık sık sanatçı kahvelerinde bir araya gelmiştir. Bu kahve sohbetleri, Türkiye'de gerçekleştirilecek yenilikçi sanat atılımlarının fikirsel temelini oluşturmuştur.

Müstakiller Birliği ve Türk Sanatındaki Devrim

Muhittin Sebati, arkadaş grubuyla birlikte 13 Ağustos 1928 tarihinde vatanına geri dönmüştür. Burs karşılığı yapması gereken zorunlu hizmet için Ankara Erkek Lisesi'nde öğretmen olarak göreve başlamıştır. Sanatsal faaliyetlerini Ankara'da da sürdüren Sebati, Nisan 1929'da Ankara Etnografya Müzesi'ndeki sergiye katılmıştır. Bu 'Birinci Genç Ressamlar Sergisi'nde sekiz tablo, dört desen ve bir heykeli sanatseverlerle buluşmuştur. Paris'te temelleri atılan büyük sanat reformu ise 15 Temmuz 1929 tarihinde resmiyete dökülmüştür. Türkiye'de o dönem egemen olan akademik ve empresyonist sanat çizgisine karşı yenilikçi akımları desteklemek amacıyla kurulan Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği'nin kurucuları arasında yer alan sanatçı, aynı zamanda bu topluluğun ilk başkanı seçilmiştir. Bir ay sonra İstanbul Türk Ocağı'ndaki sergide sunduğu 'Genç Kız Portresi', etkinliğin en popüler eseri olmuştur. Sanatçının Ankara Türk Ocağı'ndaki sergide yer alan çalışmaları ise heykeltıraşlık yönünün ressamlığından daha çok öne çıkmasını sağlamıştır. Bu sergide büyük beğeni toplayan bazı önemli taslakları şunlardır:

  • Kadın Büstü
  • Mimar Sinan heykeli taslağı
  • 16 Mart Abidesi projesi taslağı

Moskovit Salonu'nda 16 Şubat ve 15 Mart 1931 tarihleri arasında açılan dördüncü sergi, onun olgunluk dönemini simgeler. İstiklal Caddesi'ndeki bu sergide Muhittin Sebati'nin sunduğu eserler, organizasyonun başyapıtları kabul edilmiştir. Sergilenen bu önemli çalışmalar şu şekilde listelenebilir:

  • 'Bir Adam Portresi'
  • 'Oda Dahili'
  • 'Karşıki Ev'
  • 'Elmalar'
  • 'Natürmort'
  • 'Genç Kız'
  • 'Bir Adam Başı'
  • 'Bir Kız Başı'
  • 'Şehzade Başında Şehit edilen İki Nöbetçi İçin Abide Taslağı' heykeli

Bu sergiden kısa bir süre sonra, 1931 yılında sanatçının sağlığı hızla bozulmaya başlamıştır. Geçirdiği ağır zafiyetin ardından tüberküloz teşhisi konulan genç sanatçı, hastanede tedavi altına alınmıştır. Ancak tüm tıbbi çabalara rağmen, 1932 yılının ilk çeyreğinde Haydarpaşa Hastanesi'nde hayata gözlerini yummuştur. Sebati, çok genç yaşta aramızdan ayrılmasına rağmen, Türk resim ve heykel sanatına yön veren en önemli ustalardan biri olmayı başarmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Muhittin Sebati kimdir?

Muhittin Sebati kimdir? 1901 Amasya doğumlu usta ressam ve heykeltıraşın, Türk sanatını Paris esintileriyle modernize ettiği kısa ama devrimsel öyküsü.

Muhittin Sebati nerede doğdu?

Muhittin Sebati Amasya doğumludur.

Muhittin Sebati hangi alanda tanınır?

Muhittin Sebati, ressam olarak tanınır.