Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarına uzanan fırtınalı bir ömür süren Mehmet Yasin Sani Kutluğ, 1889 yılında Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Hem cephede hem de parlamento sıralarında ülkesine hizmet eden bu önemli şahsiyet, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde aktif rol oynayarak adını tarihe yazdıran siyasetçilerimizden biridir. Tarım üretimiyle uğraşırken vatan savunması için silaha sarılan Kutluğ, milli mücadeledeki kahramanlıkları nedeniyle kırmızı-yeşil şeritli İstiklal Madalyası ile onurlandırılmış ve 30 Kasım 1973 tarihinde hayata veda etmiştir. Kendi topraklarında başlayan yaşamı, onu milli mücadelenin en sıcak çatışma noktalarına ve oradan da yeni kurulan devletin karar alma mekanizmalarına taşımıştır. Onun hayatı, baştan sona mücadeleyle doluydu.
Cepheden Meclise Ulaşan Bir Mücadele
Mehmet Yasin Bey, rüştiye eğitimini bitirdikten sonra ata mesleği olan çiftçilikle meşgul olmaya başladı. Kendi halinde tarımsal üret yaparken, I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla beraber orduya katıldı. Er rütbesiyle görev aldığı bu büyük savaşta cephe koşullarını yakından tecrübe etti. Vatan sevgisi onun için her şeyden önceydi. Osmanlı Devleti'nin savaştan yenik ayrılması üzerine memleketine dönen Kutluğ, topraklarının işgal edilmesine seyirci kalmadı. Kurtuluş Savaşı'nın meşalesi yakıldığında güney sınırlarında başlatılan yerel direniş hareketlerine katıldı. Birecik ve Akçakoyunlu bölgelerinde düzenlenen askeri harekatlarda ön saflarda çarpıştı. Birecik savunması onun için kritikti. Aynı zamanda Maraş, Antep ve Urfa savunmalarının her birinde etkin roller üstlenerek bölgenin kurtuluşuna katkı sağladı. Cephedeki bu mücadeleler, sadece askeri bir görev değil, aynı zamanda bir halkın varoluş mücadelesiydi. Mehmet Yasin Bey, kısıtlı imkanlara rağmen bölge halkının direniş azmini yüksek tutmak için her türlü fedakarlığı yaptı.
Milli mücadele yıllarında güney sınırlarında yürütülen ve Mehmet Yasin Sani Bey'in de aktif olarak katıldığı başlıca askeri operasyonlar ve bölgesel savunmalar şunlardır:
- Birecik Harekâtı
- Akçakoyunlu Harekâtı
- Maraş, Antep ve Urfa Savunması
Siyasi Hayatı ve Parlamento Yılları
Güney cephesinde gösterdiği yararlılıklar, onun Ankara hükümeti nezdinde tanınmasını sağladı. 1920 yılında açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin birinci döneminde Ayıntab milletvekili olarak parlamento sıralarında yerini aldı. Milletvekili olarak Ankara'ya gitti. Gaziantep bölgesini temsil eden Kutluğ, yeni kurulan devletin yasama faaliyetlerinde ve anayasa yapım süreçlerinde aktif çalıştı. Meclis içindeki güvenilir duruşu, onun daha kritik görevlere getirilmesini sağladı. Bu doğrultuda, Kurtuluş Savaşı döneminin en kritik yargı organlarından biri olan El Cezire İstiklal Mahkemesi üyeliğine seçildi. Bölgedeki iç güvenliğin sağlanması ve firarilerin önlenmesi amacıyla görev yapan bu mahkemede önemli sorumluluklar üstlendi. Hem cephede fiilen savaşan hem de meclis çatısı altında kararlar alan Kutluğ, bu çok yönlü hizmetleri vesilesiyle kırmızı-yeşil şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. İstiklal madalyası gurur kaynağı oldu. Meclisteki çalışmaları boyunca milli egemenliğin tam anlamıyla tesisi için uğraş verdi.
Özel Yaşamı ve Mirası
Askeri ve siyasi başarılarla dolu ömrünün arka planında düzenli bir aile yaşantısı sürüyordu. Mehmet Yasin Sani Bey, evliydi ve iki çocuk babasıydı. O, iki çocuk babasıydı. Aile hayatına büyük önem veren Kutluğ, yoğun çalışma temposuna rağmen çocuklarının eğitimiyle yakından ilgilendi. Cumhuriyetin ilanından sonraki dönemde de toplumsal çalışmalarını sürdürdü. Doğup büyüdüğü topraklara olan bağlılığını hiçbir zaman yitirmedi. Hayatının son günlerine kadar ülkedeki siyasi ve ekonomik gelişmeleri yakından takip etti. Türk siyasi tarihinin kurucu neslinin önemli bir temsilcisi olan Mehmet Yasin Sani Kutluğ, 30 Kasım 1973 tarihinde seksen dört yaşında hayata gözlerini yumdu. Onun hem savaş meydanlarında hem de meclis kürsülerinde sergilediği vatanseverlik, gelecek nesiller için kıymetli bir miras olarak kalmıştır. Bugün onun ismi, vatanperverliğin ve ülkeye sadakatle hizmet etmenin en somut sembollerinden biri olarak anılmaktadır.
