Türk parlamento tarihinin önemli isimlerinden biri olan siyasetçi Mehmet Ersoy, 1933 yılında Kütahya'nın Gediz ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Yaşamı boyunca milletin meşru temsilcisi olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Ersoy, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında üstlendiği kritik vazifeler ve yürüttüğü başarılı çalışmalarla adından sıkça söz ettirmeyi başardı. Kütahya topraklarından çıkan ve meclis kürsülerinde sesini duyuran bu değerli devlet adamı, 26 Aralık 2004 tarihinde vefat ederek aramızdan ayrıldı.
Stenograflıktan Parlamentoya Uzanan Yolculuk
Gençlik yıllarında hukuk eğitimine yönelen Mehmet Ersoy, Hukuk Fakültesi'ndeki öğrenimini yarıda bırakarak çalışma hayatına atıldı. Meslek hayatına ilk adımını stenograf olarak atan Ersoy, parlamento ortamının havasını çok genç yaşta solumaya başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde stenograf olarak görev alırken, aynı zamanda Personel Sendikası Yönetim Kurulu Üyeliği görevini de başarıyla yürüttü. Bu zorlu süreç, onun meclisin işleyişini en ince ayrıntısına kadar yakından tanımasına, parlamenter sistemin dinamiklerini kavramasına ve gelecekteki siyasi vizyonunun olgunlaşmasına çok büyük katkı sağladı. Sendikal çalışmaları büyük ilgi gördü. Kısa sürede çevresinin güvenini kazandı.
TBMM Çatısı Altında Geçen Yıllar
Mesleki tecrübelerini siyaset sahnesine aktarmayı hedefleyen Ersoy, doğup büyüdüğü Kütahya'yı temsil etmek amacıyla meclis seçimlerine katıldı. Halkın güvenini kazanarak parlamentoya giren tecrübeli isim; TBMM'de 2. (XIII), 3. (XIV) ve 4. (XV) Dönemlerde Kütahya Milletvekili sıfatıyla görev yaptı. Yasama faaliyetlerindeki performansı ve meclis içi saygınlığı sayesinde, 2. (XIII) ve 3. (XIV) Dönemlerde Millet Meclisi Başkanlık Divanı Katip Üyeliği görevlerine seçildi. Mecliste aktif bir rol üstlendi. Kürsüde etkileyici hitabetiyle öne çıktı. Hizmetleri halk tarafından takdirle karşılandı.
Özel yaşamında düzenli ve örnek bir aile hayatını benimseyen Mehmet Ersoy, evli olup üç çocuk babasıydı. Onun Türk siyasetine kazandırdığı değerler ve meclis kürsülerindeki vakur duruşu, kendisinden sonraki kuşaklara örnek teşkil edecek niteliktedir. Devlet hizmetinde geçirdiği verimli yılların ardından, geride saygın bir isim bırakarak yaşama veda etti.