Türkiye Cumhuriyeti'nin dış temsilciliklerinde uzun yıllar başarıyla görev yapan Mehmet Baydar, ülkemizi gururla temsil eden seçkin bir devlet adamıydı. Başarılı diplomat, 27 Ocak 1973 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletinde yer alan Santa Barbara şehrindeki Biltmore Oteli'nde uğradığı hain ve kalleşçe bir silahlı saldırı sonucunda görev aşkıyla dolu hayatını kaybetti. Los Angeles Başkonsolosu olarak vazifesini sürdürürken, kendisini İran kökenli biri gibi gösteren Gürgen Yanıkyan'ın kurduğu hain komploya kurban gitti. Osmanlı sarayından kaçırılan değerli bir tabloyu ve tarihi hatıra banknotunu Türkiye'ye hediye etmek istediğini söyleyen saldırgan, diplomatlarımızı Biltmore Oteli'ne davet etmişti. Bu hain davete icabet eden Baydar, muhatabının açtığı ateş sonucunda olay yerinde şehit düşerek Türk diplomasisinin unutulmaz isimleri arasına katıldı.
Eğitim Hayatı ve Diplomasideki İlk Yılları
Mehmet Baydar, 1924 senesinde İstanbul'un tarihi semtlerinden Üsküdar'da, ailesinin tek evladı olarak dünyaya gözlerini açtı. Çocukluk ve gençlik yıllarını bu şehirde geçiren Baydar, nitelikli okullarda eğitim alarak geleceğe hazırlandı.
Başarılı diplomatın eğitim hayatı şu seçkin kurumlarda şekillenmiştir:
- Seçkin bir eğitim sunan Robert Koleji
- Hukuk alanında uzmanlaştığı İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
- Diplomatik vizyonunu genişlettiği Paris Üniversitesi bünyesindeki "Institut d'Etudes Politiques" bölümü
Aldığı bu prestijli eğitimlerin ardından Türkiye'ye dönen Baydar, kariyerini dışişleri koridorlarında şekillendirmeyi hedefliyordu. Bakanlığın açtığı meslek memurluğu sınavında büyük bir başarı gösteren Baydar, 27 Ocak 1950 tarihinde Dışişleri Bakanlığı bünyesinde resmen göreve başladı. İlk görev yeri Ticaret ve İktisat Dairesi'ydi. Burada aday memur unvanıyla çalışarak mesleğe adım atan Baydar, kısa sürede yetenekleriyle dikkat çekti. Eylül 1950'de ise Üçüncü Katip makamına getirildi. Vatan borcunu ödemek için 1950 ile 1951 yılları arasında yedek subay olarak askerlik vazifesini icra etti. Vatan borcunu ödedikten sonra 30 Ekim 1951 tarihinde Dışişleri Bakanlığı'ndaki memuriyetine geri dönen başarılı bürokrat, Ekonomik İşler Dairesi Genel Müdürlüğü bünyesinde Üçüncü Katip rütbesiyle çalışmalarına kaldığı yerden büyük bir kararlılıkla devam etti.
Uluslararası Temsil ve Yükseliş Dönemi
Mehmet Baydar hariciyede hızla yükseldi. Bu kapsamda önemli merkezlere atandı. 1951 yılında, Türkiye'nin NATO nezdindeki Daimi Delegeliği bünyesinde Üçüncü Katip olarak dış göreve gönderildi. Buradaki verimli çalışmalarının ardından 1955 yılında İkinci Katip, 1956'da ise Elçilik Başkatibi unvanlarını elde etti. Aynı sene içinde Ankara'ya dönerek Dışişleri Bakanlığı NATO Dairesi Genel Müdürlüğü bünyesinde Şube Müdürü olarak görevlendirildi. Genç diplomat, 1960 senesinde Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Vaşington Büyükelçiliği'ne Başkatip olarak tayin edildi. Diplomatik birikimi giderek artıyordu. Bu sayede 1962 yılında Orta Elçilik Müsteşarlığı'na yükseldi. 1966 yılında yeniden merkeze çağrılarak İkinci Daire Genel Müdürlüğü bünyesinde hem Şube Müdürü hem de Daire Reis Muavini olarak kritik sorumluluklar üstlendi. Aynı yıl içinde, bölgesel güvenlik açısıdan önem taşıyan Merkez Antlaşma Teşkilatı (CENTO) kapsamında Orta Elçilik Müsteşarlığı görevine getirildi.
Los Angeles Görevi ve Hain Suikast
Mehmet Baydar, diplomaside geçirdiği 22 yıllık başarılı dönemin ardından, 1972 yılında Türkiye Cumhuriyeti Los Angeles Başkonsolosu olarak atandı. Amerika'nın batı yakasında ülkesini temsil eden Baydar, bu yeni göreve hevesle başladı. Bu kıymetli misyon, ne yazık ki son görevi oldu. 27 Ocak 1973 tarihinde, 78 yaşındaki Amerikan vatandaşı Ermeni kökenli Gürgen Yanıkyan tarafından planlanan hain bir tuzağın hedefi oldu. Yanıkyan, kendisini İran asıllı bir koleksiyoncu olarak tanıtarak Türk yetkililerle irtibata geçmişti. Elinde Osmanlı sarayından kaçırılmış değerli bir tablo ve tarihi bir hatıra banknotu bulunduğunu iddia ediyor, bunları Türkiye Devleti'ne hediye etmek istediğini belirtiyordu. Bu amaçla Başkonsolos Mehmet Baydar ve Konsolos Bahadır Demir'i Santa Barbara'daki tarihi Biltmore Oteli'ne davet etti. Diplomatlarımız, heyecanla bu davete katıldılar. Ancak otele ulaştıklarında, Yanıkyan'ın haince sakladığı silaını ateşlemesi sonucu kurşunların hedefi oldular. Saldırı anında Mehmet Baydar olay yerinde şehit olurken, ağır yaralanan Bahadır Demir ise kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Türk hariciye tarihinin en derin yaralarından biri olan bu menfur hadise, ilerleyen yıllarda onlarca diplomatımızı hayattan koparacak olan terör örgütü ASALA'nın başlattığı kanlı suikastlar zincirinin ilk halkalarından birini teşkil etti. Vatanı için canını feda eden Mehmet Baydar, geride tertemiz bir geçmiş ve saygın bir diplomatik miras bıraktı.