Türk tiyatrosunun ve seslendirme dünyasının en saygın isimlerinden biri olan Mehmet Atay, 1957 yılında Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. Eğitim hayatının ilk yıllarını doğup büyüdüğü başkentte geçiren sanatçı, 1975'te girdiği Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden 1980 yılında başarıyla mezun oldu. Böylece profesyonel sahne kariyerine ilk adımını attı. Sanatçı, konservatuvardan diploma aldığı dönemde Ray Bradbury imzalı 'O Güzelim Kaymaklı Dondurma Rengi Elbise' oyununda sahne alarak izleyicinin karşısına çıktı. Sahnedeki duruşu ve güçlü sesiyle kısa sürede dikkatleri üzerine çekti.
Sahne Tozundan Ödüllere Uzanan Tiyatro Serüveni
Mehmet Atay, Ankara Devlet Tiyatrosu bünyesinde yıllar boyunca çok sayıda nitelikli yapımda rol alarak tiyatroseverlerin hafızasında yer edindi. Sanatçı kariyeri boyunca usta yazarların eserlerini sahneye taşıdı. Rol aldığı başlıca oyunlar şunlardır:
- Bütün Oğullarım
- Gölgeler
- Ana Hanım Kız Hanım
- İlkbahar'da İlkbaharı Yaşamak
- Bakkhalar
- Ak Tanrılar
- Galilei'nin Yaşamı
- Beyaz Geceler
- Büyük Aşıkların Sonuncusu
- Goya
- Suç ve Ceza
- Gorgon'un Armağanı
- Fadik Kız
- Matmazel Helsinka
- Mediha
- İnsanlar ve Hayvanlar
- Yaşasın Tiyatro
- Osmancık
- Savaştan Barışa, Aşktan Kavgaya
- Moskova Geceleri
- Yunus Diye Göründüm
Oyunculuk yeteneğini yönetmenlik koltuğuna da taşıyan Atay, birçok önemli tiyatro oyununu başarıyla yönetti. Sanatçı pek çok klasik yapıtı başarıyla sahneye koydu. Aşk-ı Memnu, İki Pazartesi'nin Hikayesi ve Troyalı Kadınlar gibi yapıtların yanı sıra Dario Fo'nun Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü oyununu da yönetti. Bu üstün çalışmaları ve üstün performansı sanat camiasında pek çok önemli ödülle taçlandı. Dostoyevski'nin Beyaz Geceler adlı eserindeki muazzam performansıyla 1990 yılında hem Sanat Kurumu hem de Kültür Bakanlığı tarafından En İyi Erkek Oyuncu ödülüne layık görüldü. Tiyatro Eleştirmenleri Birliği özel ödülünü ise İzler isimli oyundaki başarısıyla kazandı. Güçlü oyunculuğunu gösterdiği Sam Bobrick imzalı Halktan Biri adlı oyundaki rolüyle de 2015 yılında Sadri Alışık Anadolu Tiyatro Oyuncu Ödülleri kapsamında Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu ödülünün sahibi oldu.
Televizyon Ekranından Mikrofona Uzanan Sanat İzleri
Tiyatro sahnelerinin dışında Mehmet Atay, televizyon ekranları ve beyaz perdede de geniş kitleler tarafından sevilen bir yüz haline geldi. Özellikle 2002 ile 2008 yılları arasında Türkiye televizyonlarının en uzun soluklu günlük yapımlarından biri olan Bizim Evin Halleri dizisinde canlandırdığı Peyami Aslan karakteriyle adından sıkça söz ettirdi. Bu popüler dizide Beyhan Saran, Meral Niron, Emel Göksu, Ayşenil Şamlıoğlu ve Şahap Sayılgan gibi usta isimlerle aynı seti paylaştı. Tarihi dizilerdeki performansıyla da adından söz ettiren sanatçı, 2018 yılının ses getiren yapımlarından Mehmed: Bir Cihan Fatihi dizisinde Akşemseddin karakterine hayat verdi.
Usta oyuncunun rol aldığı diğer televizyon dizileri ve sinema filmleri oldukça geniş bir yelpazeye yayılmaktadır:
- Barbaroslar: Akdeniz'in Kılıcı (Kılıç Bey)
- Gel Dese Aşk (Balıkçı)
- Arka Sokaklar (Rıfat Hızaloğlu)
- Badem Şekeri (Muhtar Bahri)
- Beşdoklama (Zazo)
- Kehribar
- Yılanların Öcü (Kahya Hüsnü)
- Kumdan Kıssalar (Anlatıcı)
- Meddah (Nezihi)
- Göl Zamanı (Haşim Bey)
- Osmanlı'da Derin Devlet (İspirizade)
- Taş Mektep (Gregor)
- Bir Zamanlar Osmanlı: Kıyam
- Canan (Şakir)
- Gökkuşağı Çocukları
- Affedilmeyen (Büyük Emir)
- Havada Bulut (Hayri)
Ekranın yanı sıra güçlü ve karakteristik ses tonuyla da Türk seslendirme dünyasında silinmez bir iz bıraktı. Birçok önemli belgesele sesiyle ruh veren Mehmet Atay, dünya sinemasının dev isimleri Robert De Niro ve Sean Connery gibi aktörlerin Türkçe seslendirmelerini başarıyla gerçekleştirdi. Bu alandaki çalışmaları, 'Mevlana Aşkı Dansı', 'Kaçış' ve 'Uzak Bakışlı Kadınlar' gibi sinema projeleriyle çeşitlendi.
Dijitalde İlklerin Öncüsü ve Çankaya Sahne'nin Doğuşu
Sanat hayatında yenilikçi adımlar atmaktan hiç çekinmeyen Mehmet Atay, sesli kitap yayıncılığı alanında ülkemizde bir ilke imza attı. Türkiye'de ilk defa sesli kitapları sürekli bir medya uygulaması olarak internet ortamına taşıyan isim kendisidir. Bu yenilikçi vizyon, edebiyat ürünlerini daha geniş ve teknolojik kitlelere ulaştırmak adına önemli bir dönüm noktası oldu.
Ancak katkıları sadece dijital alanla sınırlı kalmadı. Ankara'nın kültür belleğinde yer eden özel mekânlardan birini tiyatro sahnesine dönüştürerek 2019 yılının Ekim ayında Çankaya Sahne'yi kurdu. Genel Sanat Yönetmenliği görevini de yürüttüğü bu sahnede Stefan Tsanev imzalı 'Sokrates'in Son Gecesi', Neil Simon'dan 'Büyük Aşıkların Sonuncusu', Muzaffer İzgü'nün kaleme aldığı 'Eller Yukarı Lütfen', Friedrich Dürrenmatt'ın 'Uyarca' eseri ve Dostoyevski klasiği 'Beyaz Geceler' oyunlarını yöneterek aynı zamanda sahnede bizzat rol aldı. Ankara'nın tiyatro yaşamına taze bir nefes getiren sanatçı, günümüzde de sanat üretimini tüm coşkusuyla sürdürmektedir.