Türk edebiyatının kıymetli kalemlerinden biri olan hikâye yazarı Mahmut Özay, Balkan coğrafyasından Anadolu'ya uzanan hayat hikâyesini eserleriyle taçlandırmış bir sanatçıdır. Yazar, Umurcaoğulları soyundan gelmektedir. 1908 ya da 1909 senesinde Manastır'ın Kayalar Köyü'nde dünyaya gözlerini açan yazar, özellikle 1965 yılında kaleme aldığı Yorgo isimli yapıtıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanmıştır. Göç yollarından öğretmenlik kürsüsüne uzanan bu zorlu yaşam, Türk hikâyeciliğinde son derece derin ve silinmez izler bırakmıştır. Yazar, 12 Ağustos 1980'de Kuşadası'nda vefat etmiştir.
Göç Dalgalarından Öğretmen Kürsüsüne Ulaşan Bir Hayat
Mahmut Özay'ın yaşamı, dönemin çalkantılı tarihi olaylarıyla iç içe geçmiş bir varoluş mücadelesidir. Babası Hasan Efendi ve annesi Naile Hanım'ın yuvasında başlayan Manastır günleri, Balkan Savaşları'nın patlak vermesiyle yön değiştirir. Balkan Savaşları'nın yıkıcı etkileri nedeniyle ailece göç ettikleri Nazilli'de ilkokula başlayan yazar, I. Dünya Savaşı sonrasındaki Yunan işgalinin ardından bu şehirden de ayrılmak durumunda kalmıştır. İlkokulu tamamlamasının ardından eğitim hayatına mecburen bir süre ara veren Özay, dayısının yanında çalışarak çalışma hayatına küçük yaşta atılır.
Eğitim tutkusundan hiçbir zaman kopmayan genç Mahmut, 1923 yılında İzmir Erkek Öğretmen Mektebi'ne kaydını yaptırır. Okulu başarıyla bitirdikten sonra tam otuz yedi sene boyunca Anadolu'nun farklı yörelerinde öğretmenlik vazifesini layıkıyla icra eder. Bu kutsal mesleğini sürdürdüğü esnada, 1938 yılında Naşide Hanım ile hayatını birleştirir. Çiftin bu evlilikten üç çocuğu dünyaya gelir. Emeklilik günlerini huzurlu bir Ege sahilinde geçirmek isteyen yazar, ömrünün son yıllarında Kuşadası'na yerleşir.
Edebi Mirası ve Sait Faik Hikâye Armağanı
Öğretmenlik yaparken edebiyatla olan bağını hiç koparmayan Mahmut Özay, ilk hikâye kitabını Tire'de görev yaptığı yıllarda neşreder. İlk kitap Tireli Hafsa Hatun adıyla basılmıştır. Yazarlık kariyerinde büyük başarı kazanan 1965 yılındaki öyküleri ise ona hak ettiği edebi prestiji getirecektir. Özay, bu nitelikli yapıtıyla edebiyat dünyasının en prestijli ödüllerinden olan Sait Faik Hikâye Armağanı'nı almaya hak kazanmıştır. Yazarlık serüveni boyunca toplamda kırk yedi hikâye kaleme alan yazar, bunları yedi ayrı kitapta bir araya getirmiştir.
Yazarın kaleme aldığı çeşitli hikâye ve yazıları, dönemin pek çoğu saygın dergi ve gazetelerinde yayımlanarak okurlarla buluşmuştur. Yazarın yazıları ve hikâyeleri şu mecralarda neşredilmiştir:
- Varlık
- Hisar
- Mücadele
- Aydınca
- Yeşil Tire Gazetesi
Tüm bu edebi çalışmaları ve dergilerdeki etkinliği, yazarın Türk hikâye dünyasındaki konumunu perçinlemiştir.