Türkiye medyasının deneyimli isimlerinden Mahmut Övür, 13 Mayıs 1956 tarihinde Kars'taki Cela köyünde dünyaya geldi. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olan yazar, 1982 yılından beri basın sektöründe etkin şekilde çalışmaktadır. Meslek hayatına Türk Haberler Ajansı bünyesinde adım atan Övür, yıllar içinde faili meçhul cinayetlerden Susurluk Skandalı'na kadar pek çok karanlık olayı aydınlatan haberlere imza attı. Kendisi günümüzde de köşe yazarlığı ve televizyon programcılığı yapmaktadır.
Kariyer Basamakları ve Araştırmacı Gazetecilik
İlk ve orta öğrenimini Erzurum sınırları içerisinde tamamlayan gazeteci, üniversiteden mezun olduğu 1982 senesinde sektöre giriş yaptı. 1984 yılındaki vatan borcunu ödedikten sonra, ünlü Nokta dergisi kadrosuna dahil olarak adliye ve polis muhabirliğine odaklandı. Devlet içindeki çeteleşmeleri derinlemesine inceledi. Ülkenin can yakıcı meseleleri, dinsel gruplar, Kürt ve Alevi dinamikleri üzerine sarsıcı dosyalar hazırladı. Sınır ötesindeki gelişmeleri de takip eden Övür, 1987'de İran'ın Urumiye kentinde gözaltına alındı. Gözaltı süresi tam 11 gün sürdü. Oraya Mesut Barzani ve Celal Talabani ile kritik röportajlar gerçekleştirmek amacıyla gitmişti. Meslek hayatındaki en prestijli takdirlerden biri olan Bülent Dikmener Haber Ödülü'ne, ses getiren bir yurt skandalı haberiyle ulaştı.
Televizyon Dünyası ve Zorlu Yıllar
Doksanlı yıllarda televizyonculuğa adım atan başarılı televizyoncu, Türkiye'nin ilk özel kanalı Star bünyesinde önemli işlere imza attı. 1992'de kurulan Kanal 6'nın kuruluş ekibinde yer alarak kurumsal hafızaya katkı sağladı. atv ekranlarında yayınlanan önemli programların yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendi:
- Adliye Koridorları
- Kayıp Aranıyor
- Acil Servis
Bu başarılı televizyonculuk performansı ona 1995 yılında Magazin Gazetecileri Derneği tarafından verilen Altın Objektif Ödülü'nü getirdi. Ülkenin kaotik bir dönemden geçtiği 1991-1996 yılları arasında yaşanan faili meçhul cinayetleri çok yakından takip etti. Tarihi Susurluk Skandalı'na dair kritik gelişmeleri kamuoyuna duyurdu. Õzellikle mafya lideri Abdullah Çatlı'nın Türkiye'deki ilk hareketli görüntülerini ekranlara taşıyan kişi oldu. Bu tehlikeli dosyalar araştırmacının önüne büyük engeller çıkardı. 1997 yılında yeraltı dünyasından Drej Ali lakaplı kişinin tetikçisi tarafından düzenlenen silahlı saldırı sonucu bacağından yaralandı. Saldırı sebebiyle mesleğinden bir müddet uzak kaldı. Yaşadığı bu ağır badireyi atlattıktan bir sene sonra, atv haber müdürü unvanıyla mesleğine geri döndü. 1999 yılında kısa bir dönem Kanal 6'da Haber Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürüttü. Televizyonculuk kariyerindeki son yapımı ise 2001 senesinde yine atv kanalında izleyiciyle buluşan Yaşamın Kıyısında programı oldu.
Yazılı Basın ve Siyasi Analizler
Ekranlardan sonra tekrar yazılı basına ağırlık veren Övür, 2002 yılında Sabah Gazetesi bünyesine Özel Haber Müdürü olarak katıldı. Yazar, 2004 yılından bu yana Sabah Gazetesi'nde köşe yazmaktadır. Yorumcu kimliğiyle a Haber'deki Birlikte Bakalım ve 24 TV'deki Çözüm Masası programlarında güncel gelişmeleri değerlendirmeye devam etmektedir. Siyaset kulisleri, Cumhuriyet Halk Partisi içi dengeler ve Kürt sorunu üzerine kaleme aldığı derinlikli analizleri büyük ilgi uyandırdı. Bu doğrultuda SETA Vakfı tarafından hazırlanan kapsamlı siyasi parti araştırmasında CHP analizini kaleme aldı. Türkiye'nin vesayet sisteminden kurtulma ve demokratikleşme süreçlerine köşe yazılarıyla aktif olarak şahitlik etti. 2007'deki Cumhurbaşkanlığı seçimindeki 367 krizi sonrasında fikir kulüplerinde, panellerde ve televizyon ekranlarında analizlerini paylaştı. Sivil toplum çalışmalarına da omuz vererek Yeni Anayasa Platformu ile Barışa Bak Platformu gibi oluşumlarda kurucu veya aktif üye olarak bulundu. Aktif siyaset arenasında da şansını deneyen usta yazar, 2015 yılındaki milletvekili genel seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi listesinden 25. Dönem milletvekili adayı oldu ancak Meclis'e giremedi. Kendisi gibi gazeteci olan Jülide Övür ile evliliğini sürdüren tecrübeli yazar, iki çocuk babasıdır.
