Türk sanat dünyasının saygın isimlerinden biri olan Kerem Yılmazer, oyunculuktan müziğe uzanan geniş yelpazedeki yeteneğiyle hafızalarda yer edinmiş çok yönlü bir sanatçıdır. Denizli'de dünyaya gelen sanatçı, hukuk eğitimini yarıda bırakıp sahne tozunu yutmayı tercih ederek Türk tiyatro ve sinemasına adını altın harflerle yazdırmıştır. Uzun yıllar emek verdiği İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahne alan Yılmazer, 20 Kasım 2003 tarihinde İstanbul Levent'te meydana gelen hain bir bombalı saldırı sonucu hayata gözlerini yummuştur. Bu trajik kayıp, sanat camiasında derin bir boşluk yaratmıştır.
Hukuk Fakültesinden Sahne Işıklarına Uzanan Yolculuk
Kova burcunun özelliklerini taşıyan Kerem Yılmazer, 2 Şubat 1945 tarihinde Denizli topraklarında yaşama merhaba dedi. Gençlik yıllarında yükseköğrenim için Ankara'ya giderek Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Buradaki eğitimini başarıyla tamamlayıp mezun olmasına rağmen, içindeki sanat aşkı onun hukuk alanında çalışmasını engelledi. Diplomasını bir kenara koyarak sanat dünyasına adım attı. Sanat serüvenine ilk olarak müzikle başladı. 1960'lı yılların son dönemecinde ve 1970'li yıllarda şarkıcı kimliğiyle sahne alarak müzikseverlerin beğenisini kazandı. Melodilerle dolu bu dönemin ardından beyaz perdeye geçiş yaptı. 1969 yılında izleyiciyle buluşan 'Kirli Yüzlü Melek' isimli film, onun sinemadaki ilk oyunculuk deneyimi oldu. Bu ilk adım, onun uzun yıllar sürecek beyaz perde macerasının kapılarını araladı.
Sinema Kariyeri ve Şehir Tiyatroları Yılları
İlk filminin ardından sinemaya ısınan Yılmazer, 1969 ile 2002 yılları arasında toplamda 16 uzun metrajlı sinema yapıtında boy gösterdi. Bu filmler arasında 'Yaralı Kurt', 'Gelin' ve 'O Kadın' gibi döneminin büyük ses getiren klasikleri bulunuyordu. 1972 yapımı 'Gökçe Çiçek', 1973 tarihli 'Ben Doğarken Ölmüşüm' ve 1976 yapımı 'Güngörmüşler' de onun unutulmaz performanslarına sahne oldu. Sanatçı, 1980'lerde de 'Yoksul', 'Kızlar Sınıfı Tatilde', 'Yarın Yarın' ve 'Kızım ve Ben 2' gibi yapımlarda rol alarak üretkenliğini sürdürdü. Geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan bu sinema çalışmalarının yanı sıra, asıl tutkularından biri olan tiyatroya yöneldi. 1988 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde konuk oyuncu olarak sahneye çıkmaya başladı. Tiyatro sahnelerindeki üstün kabiliyeti sayesinde, 1990 yılında aynı kurumda kadrolu sanatçı pozisyonuna getirildi. Sahnede gösterdiği performansı daha da yukarıya taşımayı hedefleyen deneyimli oyuncu, tiyatro birikimini artırmak amacıyla yurt dışına giderek tiyatro eğitimi aldı. Sanatçının tiyatro sahnelerindeki repertuarı oldukça zengindi. Ünlü antik yazar Aristophanes imzalı 'Kuşlar' müzikalinin yanı sıra 'Genç Osman' ve 'Hürrem Sultan' gibi Türk tiyatrosunun mihenk taşı sayılan tarihi eserlerde sahne alarak izleyicilerden büyük alkış topladı. 2000'li yılların başında ise 'Kuş Operasyonu', 'Bizans Düştü' ve son olarak 2003 yılında 'Hakimiyeti Milliye Aş Evi' oyunlarıyla seyirci karşısına çıktı.
Çok Yönlü Sanat Hayatı, Evliliği ve Acı Kaybı
Kerem Yılmazer, sadece oyunculukla yetinmeyip sesinin gücünü de farklı alanlarda kullanan bir sanatçıydı. NTV ekranlarında yayınlanan pek çok prestijli belgeselin seslendirme yükünü üstlenerek bu yapımlara sesiyle hayat verdi. Ayrıca II. Uluslararası Beyoğlu Buluşması etkinliklerinde sahne alarak büyük usta Nazım Hikmet'in şiirlerini kendine has üslubuyla yorumladı. Özel yaşamında da sanatla iç içe bir birliktelik kurdu. 1979 senesinde, kendisi gibi tiyatro sahnelerinde ve seslendirme stüdyolarında başarıyla boy gösteren ünlü sanatçı Göksel Kortay ile hayatını birleştirerek sanat dolu bir yuva kurdu. Çiftin sanatla yoğrulmuş mutlu evliliği, Türk sanat dünyasında hep parmakla gösterilen örneklerden biri oldu. 2000'li yıllara gelindiğinde de üretmeye devam eden sanatçı, 2002 yılında 'Çekirdek Aile' adlı yapımla ekranlarda yer alıyordu. Ancak 20 Kasım 2003 günü, İstanbul'un Levent semtindeki bir banka şubesine düzenlenen terör saldırısı, bu değerli yaşamı yarım bıraktı. Patlamanın merkezinde kalan Yılmazer, henüz 58 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Onun bu ani ve zamansız vefatı, ailesini ve tüm sanat camiasını derin bir yasa boğdu. Ömrünün büyük kısmını adadığı İstanbul Şehir Tiyatroları, sanatçının anısını yaşatmak için Üsküdar'daki tiyatro sahnesine onun ismini verdi. Kerem Yılmazer, ardında bıraktığı değerli eserler, unutulmaz tiyatro sahneleri ve sesiyle Türk kültür tarihinde yaşamaya devam etmektedir.
Kerem Yılmazer'in Tiyatro ve Sinema Eserleri
Kariyeri boyunca pek çok başarılı yapıma imza atan usta sanatçının rol aldığı bazı önemli tiyatro oyunları ve sinema filmleri şunlardır:
- Bizans Düştü (Tiyatro - 2002)
- Hürrem Sultan (Tiyatro - 2000)
- Kuşlar Müzikali (Tiyatro - 1989)
- Yaralı Kurt (Sinema - 1972)
- Gelin (Sinema - 1976)
- O Kadın (Sinema - 1982)
