Kasım Küfrevi, 1 Mart 1920 tarihinde Bitlis'te dünyaya gelen, akademik birikimiyle edebiyat dünyasına ve üstlendiği görevlerle Türk siyasetine yön veren önemli bir devlet adamıdır. Şeyh Said İsyanı'nın ardından yaşanan zorunlu iskân sürecinde, ailesinin bölgedeki yüksek etki gücü nedeniyle henüz küçük yaşta İstanbul'a yerleşmiştir. Burada aldığı köklü eğitimin ardından eski Türk edebiyatı doktoru unvanını kazanmış ve yıllarca İslam Ansiklopedisi ile Meydan Larousse gibi büyük eserlere doğrudan katkı sağlamıştır. Akademik çalışmaları sırasında gelen yoğun talepler neticesinde üniversitedeki görevinden ayrılarak TBMM'de Milletvekilliği ve Cumhuriyet Senatosu üyeliği yapmıştır. Ülke yönetiminde uzun yıllar aktif roller üstlenen başarılı siyasetçi, 3 Aralık 1992 tarihinde hayata gözlerini yummuştur.
Doğu'dan İstanbul'a Uzanan İlim Yolculuğu
Kasım Küfrevi, Bitlis'in saygın din adamlarından Muhammed Küfrevi'nin torunu, Abdülbaki Küfrevi'nin ise oğludur. 1926 yılındaki Şeyh Said İsyanı'na ailesinin hiçbir dahli bulunmuyordu. Her ne kadar ailesi 1926 senesinde patlak veren Şeyh Said İsyanı'na kesinlikle iştirak etmemiş olsa da, o günlerde bölgede büyük bir saygı ve yüksek nüfuz sahibi olan önde gelen din adamları devlet tarafından zorunlu iskân politikası kapsamında İstanbul'a nakledilmiştir. Zorunlu iskânın sürgün günlerinde daha altı yaşındayken hafızlık payesini almayı başaran genç Kasım, İstanbul'daki eğitim serüvenine Merkez Efendi İlkokulu, Fatih Gelenbevi Ortaokulu ve nihayetinde tarihi İstanbul Erkek Lisesi'nde başarıyla devam etmiştir.
Lise eğitiminden sonra yükseköğrenim için İstanbul Üniversitesi'ne adım atmıştır. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olduktan sonra akademik kariyerine hız kesmeden devam etmiştir. Doktora çalışmalarını da aynı fakültede yürüterek 1947 yılında başarıyla tamamlamış ve doktor unvanını almıştır.
Ansiklopedik Çalışmalar ve Yüksek Dil Birikimi
Kasım Küfrevi, akademik unvanını aldıktan sonra hem yayıncılık hem de yazarlık alanında yoğun bir mesai harcamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan İslam Ansiklopedisi bünyesinde muharrir ve müşavir olarak görev yürütmüştür. Burada yüzü aşan ansiklopedi maddesini bizzat kaleme alarak ilmi dünyaya büyük katkılar sunmuştur. Ayrıca Meydan Larousse ansiklopedisinin hem orijinal Fransızca hem de Türkçe baskılarında editörlük görevini üstlenmiştir. Bu dev eserin özellikle "Allah, Muhammed ve İslamiyet" konularını içeren bölümlerini kendisi yazmıştır. Yalnızca Türkçe değil; İngilizce, Almanca, Fransızca, Farsça, Arapça, Urduca ve Kürtçe dillerine de hakimiyeti bulunmaktaydı. Farklı dillerdeki bu yetkinliği, onun uluslararası kaynakları tarayarak nitelikli eserler üretmesini kolaylaştırmıştır.
Küfrevi'nin kaleme aldığı başlıca kitaplar şöyledir:
- Nakşibendilik
- Gazzali
- Hz. Peygambere Dil Uzatanlar
Akademiden TBMM ve Senatoya Uzanan Siyaset Yılları
Edebiyat Fakültesi'nde doçentlik tezi üzerinde çalışırken, dönemin önde gelen siyasetçilerinin ısrarlarıyla karşılaşmıştır. Bu davetler neticesinde akademiyi bırakan yazar, Ağrı milletvekili adayı olarak siyaset sahnesine çıkmıştır. TBMM bünyesinde yürütülen çalışmalarda 9., 10. ve 11. dönemlerde Ağrı milletvekili olarak görev yapmıştır. 1960 yılında gerçekleşen askeri müdahale sonrasında Yassıada'da yargılanan isimler arasında yer almıştır. Buradaki duruşmalarda yöneltilen tüm ithamlardan aklanarak beraat etmeyi başarmıştır. 1962 ile 1964 yılları arasında vatanı görevini yerine getirmek amacıyla askerlik vazifesini tamamlamıştır. Terhisinin ardından halkın desteğiyle 13. ve 14. dönemlerde yeniden Ağrı milletvekili seçilmiştir.
Siyaset yıllarında gösterdiği başarıları sayesinde 1973 ve 1977 seçimlerinde Ağrı Senatörü unvanını elde etmiştir. Seçimlerde kazandığı büyük zaferlerin ardından 14 Ekim 1973 tarihinden 12 Eylül 1980 askeri darbesine kadar Cumhuriyet Senatosu Ağrı Üyesi olarak görev alan tecrübeli devlet adamı, darbe sonrasında yaşanan gelişmeler üzerine siyaset arenasından tamamen uzaklaşmıştır. 1980 yılındaki müdahale aktif siyaset dönemini sonlandırdı. Evli ve tek çocuk sahibi bir aile babasıydı. Hayatının son dönemini bütünüyle ilmi ve edebi araştırmalara hasretmiştir. Bu değerli aydın, 3 Aralık 1992 günü vefat etmiştir.