İstanbul’da 1938 yılında dünyaya gelen Kadri Ünalan, çocuk yaşlarda mızıka üfleyerek başladığı müzik yolculuğunu piyanistlik ve aranjörlükle taçlandıran önemli bir müzisyendir. Anadolu pop akımının doğuş döneminde yaptığı yenilikçi düzenlemelerle dikkat çeken sanatçı, 1958 yılında adım attığı profesyonel kariyerinde hem Türkiye’de hem de Avrupa’da sayısız prestijli mekanda sahne almıştır. Yaşamı boyunca piyano, org ve gitar gibi enstrümanlardaki yeteneğiyle öne çıkan Ünalan, 8 Aralık 2011 tarihinde yine doğduğu şehir olan İstanbul’da 73 yaşında hayata gözlerini yummuştur.
Kuyruklu Yıldızlar’dan Kendi Orkestrasına
Sanat hayatına çocukluk döneminde mızıka çalarak ısınan genç yetenek, takvimler 1958 yılını gösterdiğinde Kuyruklu Yıldızlar grubu bünyesinde profesyonel oldu. Enstrüman hakimiyeti sayesinde kısa sürede müzik camiasında adından söz ettirmeyi başardı. Bu başarısı, ona dönemin efsane ismi Erol Büyükburç’ün orkestrasına katılma kapısını açtı. Bir süre burada deneyim kazandıktan sonra, 1962 yılında gruptan ayrılarak kendi müzikal vizyonunu hayata geçirmek istedi.
Kendi ekibini kurmak üzere harekete geçen sanatçı, bas gitarda Nüceyim Fener, piyanoda Necati Giray, davulda Erdoğan Aktuğ ve vokalde Başar Tamer’i yanına alarak yola çıktı. Kurulan bu ilk kadro, sinemalarda verdikleri popüler konserler ve kulüp gösterileriyle dinleyicilerin yoğun ilgisini çekti. Ancak zamanla gelişen şartlar nedeniyle bu kadroyu bir arada tutmak mümkün olmadı. Kadri Ünalan pes etmeyerek orkestrasını yeni yeteneklerle yeniden yapılandırdı. Bu yeni oluşumda şu isimler yer alıyordu:
- Saksafonda deneyimli isim Muhittin Paydaş
- Vokallerde güçlü sesler Salim Dündar ve Gönül Turgut
- Davulda Hasan Hür
- Bas gitarda yine Nüceyim Fener
- Vokalde Başar Tamer ve saksafonda Ergüven Başaran
Bu güçlü kadro, sahnelerdeki enerjisini kısa sürede doldurdukları plaklarla da kanıtladı. Böylece müzik sektörünün en çok aranan topluluklarından biri haline geldiler. 1963 yılına gelindiğinde, kadrosuna değerli müzisyen Özdemir Erdoğan’ı da dahil eden Ünalan, ekibiyle birlikte İstanbul Hilton’da sahne alarak büyük bir başarıya imza attı. İstanbul sahnelerinde adeta fırtına gibi esen topluluk, 1965 yılında Kervansaray’da, ardından 1966 yılında ise Tarabya Oteli’nde dinleyicilerle buluştu.
Avrupa Yılları ve Solo Çalışmaları
Ülke sınırlarındaki başarısının ardından rotasını yurt dışına çeviren Kadri Ünalan, 1968 yılında kendi orkestrasıyla birlikte uzun soluklu bir Avrupa turnesine çıktı. Bu turne kapsamında Almanya, İsviçre, İtalya, Fransa, İsveç ve Norveç gibi ülkelerde aralıksız dört yılı aşın bir süre boyunca müzik icra etti. Bu dönemin ardından farklı İtalyan ve İsviçreli müzik gruplarıyla da çalışarak Avrupa’nın çeşitli kentlerinde performanslarını sürdürdü. 1975 ile 1985 yılları arasında ise İsviçre’nin en lüks otellerinde tek başına piyano çalıp şarkı söyleyerek kariyerine devam etti.
Seksenli yılların ortalarında vatan hasretiyle Türkiye’ye dönen usta sanatçı, müzikal çalışmalarını burada sürdürdü. Sheraton Oteli ve Moda Deniz Kulübü’nde solo piyano vokal performanslarıyla yeniden İstanbullu dinleyicilerin karşısına çıktı. 1993-2000 yılları arasında Holiday Crowne Plaza bünyesindeki Küpeşte Bar’da sahne aldı. İlerleyen yıllarda sanatçı Aslı Güral ile başarılı bir ortaklık kurarak Hyatt Regency otelinin Harry’s Jazz Bar’ında, The Marmara’nın Tepe Bar’ında, Çırağan Oteli’nde, Gazebo Lounge’da ve The Ritz Carlton’da caz tınılarını müzikseverlerle buluşturdu. Hayat arkadaşı solist Lamia Ünalan ile evli olan sanatçı, son dönemlerinde Ceylan Intercontinental bünyesindeki English Bar’da sanatını icra etmekteydi.
