Dünya çocuk edebiyatının ve tiyatrosunun en büyüleyici figürlerinden biri olan İskoçyalı yazar James Matthew Barrie, hiç büyümeyen çocuk 'Peter Pan' karakterini yaratarak edebiyat tarihine silinmez bir iz bırakmıştır. 9 Mayıs 1860 tarihinde İskoçya'nın Kirriemuir kentinde dünyaya gözlerini açan kalemi güçlü sanatçı, yaşadığı derin ailevi trajediler ve sıra dışı fiziksel gelişimiyle şekillenen çocuksu dünyasını eserlerine yansıtarak dünya çapında bir şöhrete ulaşmıştır.
Hüzünle Şekillenen Çocukluk ve Büyümeyen Bir Ruh
Barrie'nin hayata bakışını ve yaratım sürecini derinden sarsan olay, henüz altı yaşındayken kapısını çaldı. On kardeşin dokuzuncusu olarak büyüyen James, on dört yaşındaki ağabeyi David'in paten kayarken geçirdiği ölümcül kaza sonrasında derin bir ailevi kederle yüzleşti. Annesi Margaret Ogilvy, bu kaybın ardından ağır bir bunalıma girdi ve küçük James'i, vefat eden ağabeyinin yerine koyarak onun gibi davranmasını bekledi. Bu ağır psikolojik yük, yazarın ruhunda ömür boyu taşıyacağı derin bir iz bıraktı ve adeta on üç yaşında takılıp kalmasına yol açtı. Yaşadığı bu travmanın yanı sıra, psikojenik cücelik rahatsızlığı nedeniyle fiziksel boyu da ancak 142 santimetreye kadar ulaşabilecekti.
Eğitim hayatına Glasgow, Forfar ve Dumfries akademilerinde devam eden genç yazar, yükseköğrenimini ise 1882 yılında Edinburgh Üniversitesi'nde tamamladı. Akademik dünyayla bağını koparmayan Barrie, ilerleyen yıllarda 1919'da St. Andrews Üniversitesi'nde, 1930'da ise mezun olduğu Edinburgh Üniversitesi'nde rektörlük görevlerini üstlendi.
Gazetecilikten Tiyatro Sahnesine Uzanan Başarı
Mezuniyetinin ardından yazı dünyasına adım atan Barrie, 1884 senesinde Nottingham Daily Journal bünyesinde mesleğe başladı. Kısa bir süre sonra, 1885 yılından itibaren ise Londra'da gazetecilik faaliyetlerini sürdürdü. Londra yaşamını iğneleyici bir dille eleştiren 1887 tarihli 'Ölmek Daha İyi' adlı ilk eseri, edebi çevrelerde ilgi gören bir taşlama olarak kayıtlara geçti. Yazar, İskoç köylülerinin geleneklerini ve yaşam biçimlerini ince bir mizah ve içten bir gerçekçilikle aktardığı 'Eski Işık İdilleri' (1888) ile 'Thrums'ta Bir Pencere' (1889) kitaplarıyla rüştünü ispatladı. Gerçek anlamdaki ilk romanı olan 1891 çıkışlı 'Küçük Rahip' ise kurgusal sürükleyicilik açısından beklenen etkiyi yaratamadı.
Zarif üslubuyla tiyatro sahnelerine de canlılık kazandıran yazar, oyun yazarlığında da büyük başarı yakaladı. Kendine has ince esprili tarzını sahneye taşıyan sanatçı, edebiyat ve sanat dünyasına sunduğu katkılardan dolayı 1913 yılında 'sir' unvanıyla onurlandırıldı. Bu başarıyı, 1922 yılında takdim edilen prestijli Yararlık Nişanı izledi. Barrie ayrıca yakın dostları olan Sir Arthur Conan Doyle, Jerome Klapka Jerome, Gilbert Keith Chesterton, Bernard Partridge ve Birrel ile birlikte, esprili bir şekilde 'Allahaakbarriers' (Allahuekber) adını verdikleri ünlü bir kriket takımı kurarak sosyal hayatında da renkli izler bıraktı.
Peter Pan Efsanesi ve Evliliğin Gölgesindeki Düşler
Barrie, 1894 yılında aktris Mary Ansell ile evlendi ancak bu birliktelik hiçbir zaman geleneksel bir evlilik ilişkisine dönüşmedi. Yazar, evliliğinde adeta karısının korumasına muhtaç küçük bir çocuk gibi yaşadı ve yatağa yalnızca uyumak amacıyla girdi. Günlüklerinde ve anılarında bu durumu 'Korkulu rüyalarımda evlendiğimi görüyorum ve titreyerek uyanıyorum' sözleriyle tarif eden Barrie, eşinin de kendisine sık sık 'Sen küçük bir çocuksun, büyümeyeceksin. Yetersizsin' dediğini aktarmıştır. Bir kadınla mutlu olamayacağı gerçeğiyle yüzleşen yazarın evliliği, eşinin sadakatsizliği üzerine 1909 yılında boşanmayla son buldu.
İşte tam da bu fırtınalı ayrılık sürecinin başlangıcında, yazarın zihninde ölümsüz eseri şekillenmeye başladı. Hiç büyümeyen bir çocuk olmayı ve bir kuş gibi uçarak bu çirkin dünyadan uzaklaşmayı düşleyen Barrie, bu hayallerini Peter Pan karakteriyle gerçeğe dönüştürdü. Yetişkinlere ve eşine gösteremediği o saf sevgiyi çocuklara cömertçe sundu. Çocuklarla vakit geçirirken büyük bir huzur ve neşe buluyordu. Bu saf sevgiyi hissettikçe 'Peter Pan' romanının hüzünlü dünyasını 'Peter Pan Kensington Bahçelerinde' eseriyle farklı bir boyuta taşıdı. Mekan olarak ise eşiyle yürümekten büyük keyif aldığı Kensington Parkı'nı seçti. Hikayedeki meşhur 'Wendy' ismi tamamen Barrie'nin hayal gücünden doğmuş olsa da, zamanla o kadar çok benimsendi ki birçok aile kız çocuklarına bu ismi vermeye başladı.
Yazar, yarattığı bu mucizevi kahramanın telif haklarını 1929 yılında anlamlı bir jestle 'Great Ormond Street Hospital for Sick Children' adlı çocuk hastanesine devretti. Yaşamı boyunca çocukların dünyasına dokunmayı seçen bu büyük kalem, 19 Haziran 1937 tarihinde Londra'da 77 yaşında hayata gözlerini yumdu. Eseri ise sinemaya defalarca uyarlandı. Özellikle 2005 yapımı 'Düşler Ülkesi' filminde Johnny Depp, Kate Winslet, Julie Christie ve Dustin Hoffman gibi dev isimler rol alarak onun ölümsüz düşlerini beyaz perdeye taşıdılar.
Tiyatro Oyunları ve Eserleri
Yazarın zengin edebi kariyeri boyunca kaleme aldığı önemli tiyatro oyunları şu şekildedir:
- Jane Annie: The Good Conduct Prize (1893 - Sir Arthur Conan Doyle ile birlikte)
- The Admirable Crichton / Bulunmaz Uşak (1902)
- Quality Street / Nitelik Sokağı (1903)
- Şahane Crichton (1903)
- Peter Pan (1904)
- Dear Brutus / Kabahat Kendimizde (1917)
- Mary Rose (1920)
- Shall we Join the Ladies? / Hanımlara Katılalım mı? (1922)
- The Boy David / Çocuk David (1936)
Barrie'nin edebiyat dünyasında derin izler bırakan kitapları ise şunlardır:
- Ölmek Daha İyi (1887)
- Eski Işık İdilleri (1888)
- A Window in Thrums / Thrums'ta Bir Pencere (1889)
- The Little Minister / Küçük Rahip (1891)
- Margaret Ogilvy (1894)
- Tommy and Grizel (1900)
- Küçük Beyaz Kuş (1902)
- Peter Pan Kensington Bahçelerinde (1904)
- Peter ile Wendy (1911)
