Amerika Birleşik Devletleri'nin 20. başkanı olan James Abram Garfield, yoksullukla başlayan ömrünü zirvede tamamlayan, ancak trajik bir suikast ve ardından gelen tıbbi skandalla hayata veda eden karizmatik bir liderdir. 19 Kasım 1831 tarihinde Moreland Hills, Ohio, ABD sınırlarında dünyaya gelen Garfield, Akrep burcunun dirençli karakterini hayatı boyunca sergilemiştir. Siyaset sahnesindeki dürüst yönetim anlayışı, medeni haklar savunuculuğu ve kölelik karşıtı sert tutumuyla Amerikan tarihine derin izler bırakmıştır. 4 Mart 1881 tarihinde başladığı başkanlık görevini, 19 Eylül 1881'de suikast sonucu aldığı yaraların yol açtığı enfeksiyonla kaybetmiştir. Yaşamını, askeri başarılar ve köklü reform girişimleriyle taçlandıran bu ünlü devlet adamı, henüz 50 yaşındayken hayata gözlerini yummuştur.
Çocukluk Yılları ve Eğitim Mücadelesi
James Abram Garfield'ın hayata adım attığı dönem hiç de kolay değildi. Babası Abram'ı 1833 yılında kaybettikten sonra, annesi Eliza tarafından büyük bir sefalet içerisinde büyütüldü. Annesinin 1842 yılında yaptğı ikinci evlilik de çok sürmedi; Warren Belden adlı eşini kısa süre sonra terk eden Eliza, 1850'de resmen boşandı. Genç Garfield, henüz 16 yaşındayken yani 1847'de aile evinden ayrılıp kendi yolunu çizmeye karar verdi. Bir kanal teknesinde katır sürücülüğü yaparak çalışmaya başlasa da altı hafta sonra hastalanarak evine geri dönmek zorunda kaldı.
Bu dönüm noktası onun eğitim aşkını kamçıladı. 1848 yılında Geauga Seminary bünyesinde ders almaya başladı. Burada geçirdiği iki yıllık dönemde, marangoz çıraklığı ve öğretmenlik yaparak kendi okul masraflarını karşıladı. Ardından bir süre daha öğretmenlik dahil farklı işlerde ter döktü. Azmi sayesinde 1851-1854 yılları arasında Western Reserve Eclectic Enstitüsü'ne devam etti. Yükseköğrenimini ise Massachusetts sınırlarındaki Williams College'da üçüncü sınıftan başlayarak sürdürdü ve Ağustos 1856'da mezun oldu.
Okul yıllarında tanıştığı Lucretia Rudolph ile 1858 yılında dünyaevine girdi. Bu mutlu evlilikten yedi çocukları dünyaya geldi. Ancak iki yavruları daha bebekken hayatını kaybetti. Hayatta kalan çocukları ise şunlardır:
- James Rudolph Garfield
- Mary Garfield
- Edward Garfield
- Harry Augustus Garfield
- Abram Garfield
- Eliza Garfield
Cephelerden Meclise Uzanan Yükseliş
Williams College'daki kölelik karşıtı rüzgarlar, genç mezunun siyasi bilincini şekillendirdi. Mezuniyetinin hemen ardından hukuk eğitimi alarak başarılı bir avukat olan Garfield, aynı zamanda Cumhuriyetçi aday John C. Frémont'un 1856 seçim kampanyasında aktif görev aldı. Siyasi arenada adalet odaklı duruşuyla tanınan genç politikacı, basamakları hızla tırmanarak 1859 yılında Ohio Eyalet Senatosu'na Cumhuriyetçi Parti üyesi olarak girmeyi başardı. Ayrıca 1861 yılına dek sürecek bu senatörlük dönemi, onun siyasi olgunluğa erişmesinde önemli bir zemin hazırladı.
Amerikan İç Savaşı'nın patlak vermesiyle vatanseverlik duygularıyla cepheye koştu. Vali William Dennison'ın talebiyle, askeri deneyimi bulunmamasına rağmen Ağustos 1861'de 42. Ohio Piyade Alayı'na albay olarak atandı. Hızlıca öğrencilerini ve komşularını alaya dahil ederek safları doldurdu. Camp Chase'teki zorlu eğitim sürecinin ardından, birliğiyle birlikte Kentucky cephesine yönlendirildi. Yönettiği Middle Creek Muharebesi sonrasında gösterdiği yüksek askeri deha, ona tuğgeneral rütbesini getirdi.
Bu başarıyla yetinmeyen genç komutan, 1862'de Corinth, Mississippi yönüne ilerleyen Ulysses S. Grant'in büyük ordusuna katıldı. Savaştaki üstün başarıları sonucunda tümgeneralliğe yükseldi. 12 Nisan 1861 - 9 Nisan 1865 tarihleri arasında gerçekleşen Amerikan İç Savaşı boyunca Middle Creek, Shiloh ve Chickamauga muharebelerinde aktif mücadele yürüttü.
Birlik bütünlüğünü sonuna kadar savunan Garfield, cephedeki başarılarını siyasete de taşıdı. 1862'de Ohio'nun 19. bölgesinden seçilerek ABD Temsilciler Meclisi'ne girdi ve burada tam dokuz dönem boyunca görev yaptı. Köleliğin tamamen bitirilmesini ve isyancı liderlerin ağır şekilde cezalandırılmasını savundu. Kongrenin tüm yurttaşlara eşit adalet sağlama yükümlülüğüne inanan Garfield, başkan Abraham Lincoln'ün köleliğe karşı mücadelesinde en büyük destekçilerden biri oldu.
Başkanlık Yolculuğu ve Tıbbi Skandalla Gelen Trajik Son
Ohio Genel Meclisi tarafından ABD Senatosu'na seçilen James A. Garfield, bu göreve başkamadan 1880 seçimlerinde büyük bir zafere imza atarak ABD Başkanı seçilmeyi başardı. Beyaz Saray'da yolsuzluklarla kararlıca mücadele eden ve medeni hakları güçlendiren tavrıyla kısa sürede büyük takdir topladı. Ancak bu parlak dönem kısa sürede karanlığa gömüldü.
2 Temmuz 1881 tarihinde, Charles J. Guiteau adındaki saldırgan, başkanı Washington DC'deki Baltimore Potomac Tren İstasyonu'nda vurdu. Aldığı yara normalde hayati tehlike teşkil etmiyordu. Fakat dönemin tıbbi yöntemleri ve doktorların korkunç ihmalleri başkanın sonunu hazırladı.
İlk müdahaleyi gerçekleştiren Dr. Willard Bliss ve yanındaki diğer hekimler, sterilizasyon kurallarını hiçe sayarak ellerini yıkamadan açılan yarayı kurcaladılar. Bu bilinçsizce müdahale sırasında hekimlerden biri başkanın karaciğerini deldi. Başlangıçta sadece 6 santimetre olan kurşun yarası, yapılan sağlıksız operasyonlar neticesinde yarım metrelik devasa bir enfeksiyon kanalına dönüştü.
Bu korkunç tıbbi hata sonucunda vücuduna yayılan yoğun enfeksiyona direnemeyen James A. Garfield, 19 Eylül 1881 tarihinde Elberon Long Branch, New Jersey'de yaşamını yitirdi. Yapılan otopside de kurşunun hayati bir noktada olmadığı resmen tescillenmiştir. Ülkesine büyük umutlarla liderlik eden bu dirençli devlet adamı, suikastçinin mermisinden ziyade, günümüzü dehşete düşüren tıbbi cehaletin kurbanı olarak tarihe geçmiştir.
