İstanbul'da 1911 yılında dünyaya gelen Jale Yasan, tuvale aktardığı renklerle Türk resim sanatına yön verirken, toplumsal duruşuyla da öncü bir kadın hakları aktivisti olarak tarihe geçmiştir. Yaşamını 1994 yılında yine doğduğu şehirde tamamlayan sanatçı, 1956 yılında adım attığı sanat serüvenini ölene dek kesintisiz bir üretimle taçlandırmıştır. Sanatı yalnızca bireysel bir ifade biçimi olarak görmeyen Yasan, açtığı sergilerin gelirini hayır kurumlarına bağışlayarak ve kurduğu ödüllerle genç yetenekleri destekleyerek toplumsal faydayı her zaman ön planda tutmuştur.
Sanat Eğitiminde İlk Adımlar ve Yasan Portre Ödülleri
Sanata olan tutkusunu olgunluk çağında eyleme döken Yasan, tuvalle ilk kez 1956 senesinde buluşmuştur. Sanat dünyasına adım atarken ilk rehberi, dönemin değerli ustalarından Ressam Şeref Akdik olmuştur. Bu başlangıcın ardından yeteneğini akademik bir disiplinle harmanlamak isteyen sanatçı, Güzel Sanatlar Akademisi bünyesindeki Zeki Faik İzer Atölyesi'nde çalışmalarına devam etmiştir. Kendi eğitim sürecini sürdürürken geleceğin ressamlarına el uzatmayı da ihmal etmemiştir. Akademi bünyesindeki resim bölümü öğrencilerini motive etmek ve üretmeye teşvik etmek amacıyla, 1959 ile 1967 yılları arasında prestijli Yasan Portre Ödülleri'ni hayata geçirmiştir.
Ulusal ve Uluslararası Arenada Sergiler
Sanatçının eserleri kısa sürede sınırları aşarak küresel düzeyde karşılık bulmuştur. 1959 yılında Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nin yanı sıra Paris Musée d'art moderne çatısı altında açılan Club International Feminin Sergisi'nde yer alarak adını duyurmuştur. İlk kişisel sergisini 1961'de Ankara Sanatseverler Kulübü'nde açan ressam, aynı sene içinde İstanbul Şehir Galerisi'nde ikinci kişisel sergisini sanatseverlerle buluşturmuştur. 1967 yılındaki üçüncü kişisel sergisini ise Taksim Sanat Galerisi'nde gerçekleştirmiştir.
Jale Yasan, sanatını farklı coğrafyalara ulaştırmak için yaratıcı yollar da aramıştır. Ankara Vapuru'nun Akdeniz limanlarına yaptığı seferlere tam 70 adet resmiyle katılarak bu yapıtları birçok Avrupa liman kentinde sergilemiştir. Sanatçının zengin kariyerinde öne çıkan diğer önemli sergi durakları şekildedir:
- Moda Cumalı Sanat Galerisi kişisel sergisi (1973)
- UFACSI (Uluslararası Birleşmiş Kadın Sanatçılar ve Kültür Derneği) Clermont-Ferrand ve Vichy bienalleri ile Belçika sergisi (1976)
- Türk ve Fransız Sanatçılarının Ankara ve İstanbul ortak sergileri (1977)
- Ressamlar Cemiyeti'nin Viyana ve Roma sergileri (1978)
- Akbank Bebek Sanat Galerisi ve Bodrum Halikarnas Motel kişisel sergileri (1983)
Bununla birlikte, Yasan sadece üretken bir sanatçı değil, aynı zamanda kıymetli yapıtları bir araya getiren saygın bir koleksiyonerdir. Topladığı nadide eserleri 1974'te Darüşşafaka Sanat Galerisi'nde, 1980'de ise yine Taksim Sanat Galerisi'nde sergileyerek kamuoyu ile paylaşmıştır.
Toplumsal Duyarlılık ve Kadın Hakları Mücadelesi
Sanatı toplumsal faydayla birleştirme felsefesini hayatının her alanına uygulayan Yasan, duyarlı kişiliğiyle tanınmıştır. Nitekim 1981 yılında gerçekleştirdiği özel bir serginin tüm gelirini Sakatları Koruma Derneği'ne bağışlayarak bu alandaki hassasiyetini somutlaştırmıştır. Sanatçının hayatındaki en radikal toplumsal adımlardan biri ise siyasi arenada gerçekleşmiştir. Ülkemizde kadınların sesini duyurmak ve siyasal alanda haklarını savunmak amacıyla kurulan Uluslararası Kadın Partisi'nin kurucuları arasında yer almıştır. Söz konusu parti, 12 Eylül Darbesi sürecinde kapatılmış olsa da Yasan'ın kadın hakları mücadelesine verdiği katkı tarihteki yerini korumuştur. Hem fırçası hem de duruşuyla topluma ilham veren öncü isim, 1994 senesinde İstanbul'da aramızdan ayrılmıştır.