Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ve olgunlaşma yıllarına uzanan köklü bir ömrün sahibi olan İzzet Ulvi Aykurt, Türk siyasi ve idari hayatının sessiz kahramanlarından biridir. 1879 yılında Eskişehir topraklarında dünyaya gözlerini açan Aykurt, mülki amirlikten eğitimciliğe, gazetecilikten dil bilim çalışmalarına uzanan geniş yelpazedeki hizmetleriyle adını tarihe yazdırmıştır. İmparatorluğun sancılı geçiş döneminde aldığı nitelikli eğitim ve üstlendiği kritik görevlerle bürokraside basamakları hızla tırmanan bu seçkin şahsiyet, ömrünü vatan hizmetine adamış ve 8 Kasım 1957 tarihinde aramızdan ayrılmıştır. Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini bizzat yerinde tecrübe eden Aykurt, çok yönlü kişiliğiyle döneminin aydın profilini en iyi şekilde temsil eden isimler arasında yer alır.
Eğitim Hayatı ve Bürokrasi Yılları
Gençlik yıllarında idari bilimlere duyduğu ilgi, onu dönemin en prestijli eğitim kurumlarından biri olan Mülkiye Mektebi'ne yönlendirdi. Buradan başarıyla mezun olmasının ardından, vatanın dört bir yanında görev alacağı uzun soluklu memuriyet hayatına adım attı. İlk olarak doğup büyüdüğü topraklarda hizmet vermeye başlayan Aykurt, Eskişehir Şer'iye Mahkemesi bünyesinde kayıt memurluğu ve başkâtiplik görevlerini üstlendi. Bürokrasi alanındaki yetkinliğini kısa sürede kanıtlayarak Anadolu'nun farklı köşelerine atandı. Bu doğrultuda sırasıyla; Kütahya Tahrirat Katipliği ile İzmit, Kayseri ve Gümüşhane sancaklarının idare meclisi başkâtipliği makamlarında önemli sorumluluklar üstlendi.
Aykurt'un idari tecrübesi sadece Anadolu sınırlarıyla kalmadı; kutsal topraklarda da devam etti. Mekke Emaneti Divan Efendiliği gibi son derece hassas bir görevi başarıyla ifa eden deneyimli bürokrat, daha sonra Ulukışla ve Akşehir ilçelerinde kaymakamlık yaparak mülki amirlik hiyerarşisinde en üst seviyelerde rüştünü ispatladı. Bu görevler sırasında yerel halkın sorunlarıyla yakından ilgilenmesi ve idari mekanizmayı etkin bir şekilde işletmesi, onun gelecekteki siyasi kariyerinin de sağlam temellerini oluşturdu.
Milli Mücadele, Eğitimcilik ve Gazetecilik Çalışmaları
Ülkenin işgal yıllarında ve kurtuluş mücadelesi döneminde de elini taşın altına koymaktan çekinmeyen İzzet Ulvi Aykurt, sadece idari değil, entelektüel sahada da büyük hizmetler verdi. Ankara Erkek Lisesi bünyesinde tarih öğretmenliği yaparak genç dimağlara vatan sevgisini ve tarih bilincini aşıladı. Bununla da yetinmeyerek, Milli Mücadele'nin adeta sesi konumunda olan Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde yazarlık yaptı ve gazetenin yazı işleri müdürlüğü koltuğuna oturdu. Kalemiyle vatan savunmasına omuz veren Aykurt, bu süreçte şu kritik vazifeleri de üstlendi:
- Müdâfaa-i Hukuk 1. Grup bünyesinde yürütülen aktif katiplik çalışmaları,
- Maarif Vekaleti Hususi Kalem Müdürlüğü görevi ile eğitim politikasının merkezinde yer alması,
- Türk Ocakları Muallimler Birliği bünyesinde üstlendiği Umumi Katiplik vazifesi,
- Cumhuriyet'in dil devrimine katkı sunan Türk Dili Tetkik Cemiyeti bünyesindeki kol başkanığı rolü.
Parlamento Yılları ve Siyasi Mirası
Bürokraside ve sivil toplum alanında edindiği muazzam tecrübe, İzzet Ulvi Aykurt'u doğal bir şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altına taşıdı. Milli iradenin temsilcisi olarak TBMM'de uzun yıllar boyunca aralıksız görev yapan Aykurt; II., III., IV. ve V. dönemlerde Afyonkarahisar, VI. dönemde Hakkâri ve son olarak VII. dönemde doğduğu şehir olan Eskişehir milletvekili olarak mecliste yer aldı. Parlamenter kimliğiyle yasama faaliyetlerine aktif katılım sağlayan tecrübeli siyasetçi, aynı zamanda IV. Dönem Parlamentolar Türk Grubu Kurucu Üyeliği vazifesini de yürüterek Türkiye'nin uluslararası parlamenter ilişkilerinde öncü bir rol üstlendi. Özel yaşamında evli ve üç çocuk babası olan değerli devlet adamı, ardında saygın bir isim, tertemiz bir geçmiş ve vatan hizmetiyle yoğrulmuş örnek bir yaşam öyküsü bırakmıştır.
