Cumhuriyet döneminin yetiştirdiği en önemli bilim insanlarından biri olan coğrafyacı ve akademisyen İsmail Yalçınlar, 1915 yılında Uşak kentinde dünyaya geldi. Hayatını adadığı coğrafya ve jeoloji biliminde çığır açan keşiflere imza atan Yalçınlar, yurdun dört bir yanındaki arazileri adımlayarak Türkiye'nin o döneme kadar bilinmeyen jeolojik geçmişini fosiller yardımıyla aydınlattı. 2003 senesinde İstanbul'da hayata gözlerini yuman bu öncü araştırmacı, zorlu hayat şartlarına göğüs gererek gerçekleştirdiği çalışmalarla uluslararası bilim camiasında kalıcı izler bıraktı.
Zorluklarla Başlayan Eğitim Hayatı ve Akademik İlk Adımlar
Babasının 1932 yılında vefat etmesiyle henüz on yedi yaşında lise birinci sınıfta büyük bir sorumlulukla baş başa kalan Yalçınlar, yedi kardeşli bir ailede büyümemin getirdiği geçim sıkıntılarını derinden hissetti. İlk ve ortaöğrenimini doğduğu yer olan Uşak'ta tamamladıktan sonra lise eğitimi için Afyon'a geçti. Genç Yalçınlar, Afyon Lisesi'nde okurken aynı zamanda Uşak Şeker Fabrikası'nda çalışarak ailesinin geçimine katkı sağladı. Azimle sürdürdüğü bu zorlu dönemin ardından 1935 yılında liseden mezun oldu. Aynı ders yılında sınavla İstanbul Yüksek Muallim Mektebi Coğrafya Bölümü'nü kazandı. Bu başarısıyla birlikte İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü'ne de kaydoldu. Üniversitede sadece kendi alanıyla yetinmedi. Edebiyat Fakültesi'ndeki coğrafya derslerinin yanında tarih derslerini de takip etti. Ayrıca Fen Fakültesi Jeoloji Bölümü'nde verilen derslere de misafir dinleyici olarak katılarak bilgi dağarcığını genişletti.
Eğitim hayatını 1939 yılında hazırladığı İstanbul Boğazı'nın batı yakasını konu alan jeomorfolojik bitirme teziyle tamamlayan Yalçınlar, aynı yılın aralık ayında coğrafya öğretmeni olarak Yozgat Lisesi'ne tayin edildi. Kısa süre sonra 1940'ta İstanbul Yedek Subay Okulu'na katıldı. Askerliğini Samsun'daki Piyade Alayı bünyesinde asteğmen rütbesiyle tamamlayan araştırmacı, 1941 yılının ekim ayında mezun olduğu İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü'ne asistan olarak geri döndü. Burada Ordinaryüs Profesör İbrahim Hakkı Akyol'un asistanlığını üstlendi. 1946 yılında Manyas ve Ulubat göllerinin havzalarını incelediği çalışmasıyla doktorasını tamamladı. İki yıl sonra ise Banaz Çayı Havzası üzerine hazırladığı tezle doçent unvanını kazandı ve fiziki coğrafya öğretim üyeliğine getirildi.
Bilim Dünyasında Yankı Uyandıran Keşifler ve Uluslararası Başarılar
İsmail Yalçınlar, akademik kariyeri boyunca araziden hiç kopmadı. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün davetiyle 1949 yazında Doğu Karadeniz Dağları'nda jeolojik haritalama çalışmaları yürüttü. Ancak asıl büyük yankı uyandıran keşifleri, İstanbul'un batısında yer alan Cebeciköy yakınlarında yaptığı çalışmalarla gerçekleşti. Yalçınlar'ın 1944 yılından beri bölgede yürüttüğü incelemelerde elde ettiği mercan fosilleri, Paris Üniversitesi'nden J. Alloiteau tarafından incelendi. Bu fosillerin Alt Karbonifer dönemine ait olduğunun tescillenmesiyle birlikte Türkiye'de denizel ve karasal Karbonifer arazisinin mevcudiyeti kesinleşti. Yabancı literatürde de kabul gören bu buluş, dönemin saygın bilim insanlarınca kaynak gösterildi.
Üniversite tarafından 1951-1952 yıllarında Avrupa'ya gönderilen Yalçınlar, Lyon Jeoloji Müzesi'nde omurgalı fosiller üzerinde çalıştı. Keşfettiği omurgalı fosillerine dair elde ettiği sonuçları Paris Bilimler Akademisi'ne sundu. Çalışmaları Fransa'nın saygın bilim dergilerinde neşredildi. 1952 yılında Cezayir'deki Uluslararası Jeolojik Kongresi'ne katılarak Türkiye'nin jeolojik yapısı ve memeli hayvan fosilleri üzerine bildiriler okudu. Bu başarıları sayesinde Fransa Coğrafya Kurumu ile Fransa Jeoloji Kurumu üyeliklerine seçildi. Ayrıca Londra Doğa Tarihi Müzesi'nde de önemli incelemelerde bulundu.
Yalçınlar'ın uzun yıllar süren araştırmaları sonucunda Türkiye coğrafyasına kazandırdığı diğer önemli bulgular şunlardır:
- Menderes Masifi'nin Sırları: 1961 yılında Babadağ çevresinde Silüryen fillatlarını keşfederek masifin o zamana dek karanlıkta kalmış özelliklerini ortaya çıkardı.
- Toroslar'daki Yaş Tespiti: 1963-1964 yıllarında Silifke, Ovacık ve Anamur bölgelerinde Graptolitli Silüriyen ile Alt Ordovisiyen - Üst Kambriyen arazilerini saptayarak bunların yaşlarını yabancı uzmanlarla teyit etti.
- Paleozoik Dönem Kanıtları: Ülke genelinde metamorfik ve fosilsiz kabul edilen birçok eski temel arazinin alt ve üst Paleozoik dönemlerine ait olduğunu fosillerle saptadı.
- Pratik Çözümler: Boğaziçi Üniversitesi Haliç Sempozyumu'nda Haliç'in dolmasını engelleyecek özgün tedbirler sundu, fiziki coğrafyanın şehir yerleşimleri üzerindeki etkilerini inceledi.
Akademik ömrünü coğrafya bilimine vakfeden profesör, 1 Ocak 1984 tarihindeki emekliliğinden sonra da bilimsel araştırmalarından vazgeçmedi. Ömrünün son günlerine kadar çalışmalarını sürdüren ve yeni nesil coğrafyacılara ilham kaynağı olan İsmail Yalçınlar, arkasında devasa bir bilimsel miras bırakarak 2003 yılında aramızdan ayrıldı.