Türk basınının duayen isimlerinden gazeteci ve yazar İsmail Sivri, 15 Ocak 1927'de Manisa Kırkağaç'ta doğdu. Edebiyata duyduğu derin sevgiyle tanınan usta kalem, yarım asrı aşan ömrünü çocuklara ve haberciliğe adadı. Uzun seneler İzmir Gazeteciler Cemiyeti başkanlığı yürüten Sivri, 2 Ağustos 2007'de İzmir'de hayata gözlerini yumdu.
Eğitim ve MTTB Yılları
İlkokul eğitimini Mustafa Necati Bey İlkokulu, Dumlupınar İlkokulu ve Gazi İlköğretim Okulu okullarında tamamladı. Lise eğitimini ise 1945 yılında İzmir Atatürk Lisesi'nden mezun olarak başarıyla bitirdi. Edebiyata olan büyük ilgisiyle 1946 senesinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne kaydoldu. Ancak maddi imkansızlıklar peşini bırakmadı. Hem okuyup hem çalışmak zorunda kaldı. Bu ağır çalışma şartları devamsızlığa yol açtı. Bunun sonucunda, 1952 yılında fakülteyle ilişiği kesildi. Yarım kalan yükseköğrenimini, 1997 yılında yürürlüğe giren bir af yasasından yararlanarak nihayet tamamladı ve mezuniyet diplomasını aldı.
Genılik yıllarında çok aktif bir öğrencilik geçiren Sivri, Millî Türk Talebe Birliği (MTTB) çatısı altında önemli faaliyetlerde bulundu. Girişken kişilişi sayesinde kısa sürede fark edilerek 1946-1948 yılları arasında birliğin Genel İdare Kurulu üyeleri arasına girmeyi başarıdı. 1951 yılında ise bu köklü talebe birliğinin Genel Sekreterlik görevini üstlendi. İstanbul Üniversitesi'nde okuduğu dönemde eski Türk yazısına olan hakimiyeti sayesinde Bab-ı Ali basınıyla yolları kesişen yazar, hayatının seyrini değiştiren bu adımın ardından kendini tamamen profesyonel gazetecilik dünyasının içinde buldu. Üniversiteden ayrıldıktan sonra vatani görevini yapmak için 1953 yılında askere gitti ve bu hizmetini 1954'te bitirdi.
Bab-ı Ali'den İzmir'e Basın Serüveni
Gazetecilik mesleğine ilk adımı, 1951 senesinde Yeni Sabah gazetesinde muhabirlik yaparak atıldı. Sonrasında sırasıyla Dünya, Son Telgraf, Vatan, Tercüman ve Havadis gazetelerinde muhabir, editör ve yazar olarak emek verdi. Dönemin Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi'nin 1960 yılındaki davetiyle Milliyet İzmir Büro Şefliği görevini devraldı. Bu teklifle İzmir’e yerleşti. İzmir artık onun ikinci vatanı olmuştu. Mesleğini büyük bir tutkuyla icra eden Sivri, yakın dostu ve meslektaşı Abdi İpekçi'nin 1 Şubat 1979 tarihinde suikasta kurban gitmesi üzerine derin bir sarsıntı geçirerek basın dünyasından uzaklaşma aşamasına geldi. Bu trajik kaybın yarattığı sarsıntı ve mesleki yorgunluk nedeniyle, 1980 yılında Milliyet gazetesindeki büro şefliği görevinden emekli oldu. Emekli olduktan sonra da köşesinde yazmaya devam etti.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti bünyesinde 1983 ile 1998 yılları arasında yaklaşık on beş sene boyunca başkanlık koltuğunda oturdu. Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun (TGF) kurucu başkanlığını üstlenerek Türk basın tarihinde çok önemli bir kurumsallaşma adımına öncülük etti. Göstermiş olduğu bu üstün mesleki gayretler neticesinde federasyonun Onursal Başkanı ilan edildi. Ege Üniversitesi Senatosu da usta gazetecinin mesleğe ve şehre katkılarını unutmayarak 1999 yılında ona Fahri Doktor unvanı sundu. Yaşamının son yıllarında Milliyet Ege ekinde "Bizim Köşe" ve Gözcü gazetesinde "Geçmiş Zaman Olur Ki" başlıklarıyla yazılar kaleme aldı.
Çocuk Dünyasının ve Atatürk'ün Sevgi Dolu Yazarı
Aysel Hanım ile 1958 senesinde Kırkağaç'ta hayatını birleştiren yazar, bu evlilikten dünyaya gelen çocukları Hikmet ve Ahmet Talat sayesinde babalık sevincini yaşadı. Aynı yıl yayımlanan ilk eseri Yeşil Pancurlu Ev, çocukların saf dünyasını odağına alan öyküleriyle onun yazın dünyasındaki yönünü belirledi. Onun asıl edebi kimliği, geleceğimizin teminatı olarak gördüğü çocuklar için ürettiği nitelikli ve sevgi dolu eserlerle şekillendi. Eserlerini kaleme alırken, kendi çocukluğunun geçtiği Kırkağaç'ın sokaklarından, anılarından ve samimi mahalle kültüründen ilham aldı.
Çocukların Atatürk sevgisini kazanmasını milli bir vazife gördü. Bu amaçla çocukların anlayabileceği duru bir dille kaleme aldığı on iki kitaplı Atatürk serisi ile şiir kitapları hazırladı. Türk kültürünün en değerli miraslarından biri olan Nasreddin Hoca fıkralarını derleyen yazar, onun kıvrak zekasına duyduğu hayranlıkla kendisini Nasreddin Hoca'nın çağdaş bir ruh ikizi olarak niteledi.
Usta yazarın çocuk edebiyatına kazandırdığı başlıca kitaplar şunlardır:
- Karınca Dostlar (1972)
- Yürekli Kaplumbağa (1983)
- Kavanozda İki Balık (1991)
- Leylekler Gelirken (1994)
- Beş Kardeşler Masalı (1996)
- Yaz Biterken (1997)
- Çoban Köpeği (2002)
Değerli yazar, 2 Ağustos 2007'de İzmir'de akciğer kanseri tedavisi görüken seksen yaşında aramızdan ayrıldı. Onun anısını ebedileştirmek isteyen Konak Belediyesi, 2008 yılında Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ne heykeli dikilerek adını İzmir'in kalbine kazıdı.
