Türkiye'nin önde gelen araştırmacı gazeteci ve yazarlarından İsmail Saymaz, 11 Temmuz 1980 tarihinde Rize'de dünyaya gözlerini açtı. Aslen Erzurum'un Pazaryolu ilçesinden olan bir ailenin ferdi olarak Rize'de büyüyen Saymaz, ilk ve lise eğitimini bu Karadeniz şehrinde tamamladı. Henüz 15 yaşındayken yerel radyolarda edebiyat programları hazırlayarak medya dünyasına adım atan yazar, ulusal basına uzanan kariyer basamaklarını cesur habercilik anlayışıyla tırmandı. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezuniyeti sonrasında mesleğe profesyonel olarak devam eden Saymaz, Türkiye'deki hak ihlalleri ve toplumsal davaları kamuoyuna duyurarak geniş kitlelerce tanınan bir isim haline geldi.
Yerel Radyolardan Radikal Gazetesine Uzanan Yolculuk
Gazetecilik tutkusu Rize'de filizlenen Saymaz, lise yıllarında yerel radyo programlarının yanı sıra bölgesel televizyonlardaki tartışma programlarında boy gösterdi. Yazılı basına ilk adımını yine Rize'de atan genç muhabir, daha sonra Konya ve İstanbul'daki yerel gazetelerde deneyim kazandı. Onun profesyonel anlamda dönüm noktası ise 2002 yılında Radikal gazetesinde göreve başlaması oldu. Bu prestijli çatı altında insan hakları ihlalleri ve düşünce özgürlüğü gibi hassas konulara yoğunlaşarak ses getiren işlere imza attı.
Yaptığı araştırmalar ve yazdığı kitaplar nedeniyle birçok hukuki engelle karşılaştı. Erzincan davası başta olmak üzere, hazırladığı haberler sebebiyle yirmiye yakın davada yüz yılı aşkın hapis cezası istemiyle yargılandı. Buna rağmen araştırmacı gazetecilikten geri adım atmadı. Gezi Parkı protestoları sırasında darp edilerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın son anlarına dair kamera kayıtlarını ortaya çıkarıp topluma sundu. Bu başarısıyla büyük takdir topladı.
ByLock Röportajı ve Ödüller
Uluslararası alanda da dikkatleri üzerine çeken başarılı kalem, 2014 yılında Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü tarafından hazırlanan '100 Basın Kahramanı' listesine girmeyi başarıdı. Gazeteci ardından Hürriyet gazetesine geçerek muhabirlik kariyerini sürdürdü. Hürriyet çatısı altındaki en çarpıcı çalışması, 24 Ekim 2016'da FETÖ/PDY'nin gizli haberleşme uygulaması olan ByLock'un patent sahibini bulması oldu.
David Keynes ile gerçekleştirdiği bu tarihi mülakat, hem adli soruşturmalarda önemli bir delil olarak dosyaya girdi hem de büyük bir yankı uyandırdı. Bu röportaj sonrasında gazeteye soruşturma açılmasına ve kendisinin ifadesinin alınmasına karşın, mesleki başarısı taçlandırıldı. Nitekim Nisan 2017'de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından ödüle layık görüldü. Gazeteci, uzun yıllar emek verdiği Hürriyet gazetesinden 17 Mart 2020 tarihinde ayrıldığını duyurdu.
Medya Transferleri ve Fikirsel Dönüşüm
Hürriyet'ten ayrıldıktan sonra televizyon ve radyo programcılığına yönelen Saymaz, kısa süre Best FM bünyesinde 'Bunu Ben de Söylerim' programını sundu. Radyodan ayrılmasının ardından sırasıyla Halk TV ve Sözcü gazetesi arasında geçişler yaşayacağı yoğun bir döneme girdi. Medyadaki bu hareketli süreçte şu önemli transferleri gerçekleştirdi:
- Mayıs 2020'de transfer olduğu Halk TV'de 'Neyse O' isimli televizyon programıyla ekranlarda yer aldı.
- Eylül 2020 tarihinde Sözcü gazetesine geçerek muhabir ve yorumcu sıfatıyla yazılarına devam etti.
- Ağustos 2021'de Sözcü'den ayrılarak Halk TV'ye geri döndü.
- 10 Nisan 2023 tarihinde Halk TV ile yollarını ayırıp yeniden Sözcü kadrosuna dahil oldu.
- 25 Haziran 2024'te ise Sözcü'deki görevini sonlandırarak tekrar Halk TV ekranlarına döndüğünü ilan etti.
Kariyeri boyunca fikirsel dünyasında da belirgin değişimler yaşandı. Lise döneminde ülkücü bir fikri benimseyen Saymaz, edebiyat öğretmeninin tavsiye ettiği eserler vasıtasıyla sol düşünceyle tanıştı. Üniversite yıllarında ise solcu bir kimlikle Atatürkçülük üzerine çeşitli eleştirel yaklaşımlar sergiledi. Radikal gazetesinde görev yaparken Ergenekon davaları üzerine yaptığı haberlerle adını duyurmasına rağmen, özellikle 15 Temmuz sonrasındaki süreçte bu yargılamalara yönelik sert eleştirileriyle dikkat çekti. Zaman içerisinde eski sol çizgisinden uzaklaşarak daha cumhuriyetçi, Atatürkçü ve göçmen karşıtı bir pozisyona yöneldi. Suriye konusundaki dış politikayı eleştirirken ülke sınırlarının kontrolsüz kaldığını savundu ve kimi düzensiz göçmenlerin intihar bombacısı olabileceğini ileri sürdü. Bu açıklamalarının yanı sıra bazı meslektaşlarını Batı yanlısı olmakla suçlaması, onun SETA benzeri bir tutum takındığı yönünde eleştirilmesine yol açtı.
Özel hayatında ise 16 Ağustos 2020 tarihinde Şeyda Sayar ile dünya evine girdi. Mutlu birlikteliklerinden iki çocuk sahibi olan çiftin ilk oğulları Boran 1 Ocak 2023 tarihinde, ikinci çocukları Doğu ise 10 Ocak 2026'da dünyaya gözlerini açtı. Yüksek lisans eğitimine Marmara Üniversitesi'nde devam eden yazar, günümüzde aktif olarak televizyon haberciliğini sürdürmektedir.
