1941 yılında İstanbul'da doğan İpek Duben, resimden heykele, yerleştirmeden videoya kadar uzanan çok yönlü üretimleriyle Türkiye'nin en özgün çağdaş sanatçılarından biridir. Sanatçı, çalışmalarında toplumsal kimlik, toplumsal hafıza, cinsiyet, göç ve önyargı gibi derin meseleleri ele alır. Bu konuları cesur bir estetik dille sorgulayarak izleyicide güçlü bir farkındalık oluşturmayı hedefler.
Eğitim Hayatı ve Akademik Çalışmaları
Sanatçının entelektüel altyapısı, farklı disiplinleri bir araya getiren kapsamlı bir eğitim sürecine dayanır. Duben, 1961'de Amerikan Kız Koleji'ni bitirip ABD'ye yerleşti. Burada, Agnes Scott College bünyesinde felsefe ve sanat tarihi eğitimi görerek 1963 yılında mezun oldu. Ardından Chicago Üniversitesi'nde siyaset bilimi alanında yüksek lisans derecesini 1965'te elde etti. Aynı kurumda doktora çalışmalarını tez aşamasına kadar sürdürdü. Sanata olan tutkusu onu 1971 yılında New York'a yönlendirdi. Burada, Sanat Öğrencileri Birliği bünyesinde Robert Hale ile anatomi ve çizim çalıştı. Hemen sonrasında, 1972 ile 1976 yılları arasında New York Çizim, Resim ve Heykel Atölye Okulu'nda eğitimini sürdürdü. Türkiye'ye döndükten sonra da akademik araştırmalarını bırakmadı. 1984 yılında Mimar Sinan Üniversitesi'nde sanat tarihi doktorasını tamamladı. Bu süreçte hazırladığı 'Türk Resmi ve Eleştirisi (1880-1950)' başlıklı tezi, 2007 yılında kitap olarak yayımlandı. Duben ayrıca, 'Seksenlerde Türkiye'de Çağdaş Sanat: Yeni Açılımlar' (2008) ve 'Çağdaş Düşünce ve Sanat' (1991) isimli kitapların eş editörlüğünü yürüttü.
Şerife Serisi ve Kimlik Arayışı
Dönüşünün ardından ürettiği ilk çalışma 'Şerife' serisiydi. Bu serinin çıkış noktasını, köyden kente göç ederek İstanbul'a yerleşen ailelerin temizlik işlerinde çalışan kadınları oluşturuyordu. Beyoğlu'nda bulunan Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde sanatseverlerle buluşan bu resimlerde, yüksek bir estetik taşımayan ucuz giysiler, içlerindeki bedeni belli edecek biçimde fakat başları olmadan tuvale aktarılmıştı. Duben, bu çarpıcı figürlerle görünmez kılınan kadın emeğini ve kimliğini sorgulamaya açtı. Sanatçı, 1980 yılında düzenlenen I. Günümüz İstanbul Sanatçıları Sergisi'nde bu seriden bir resimle Başarı Ödülü'ne değer görüldü. İstanbul'a dönüşünün ardından bir yandan kişisel sergilerini açan sanatçı, diğer yandan Milliyet Sanat Dergisi, Tarih ve Toplum, Boyut ile Sanat Çevresi gibi süreli yayınlarda aktif olarak sanat eleştirileri yazdı.
Sanatsal Çeşitlilik ve Sosyal Temalar
Duben, 1992 yılına kadar İstanbul'da, 1992-2002 yılları arasında ise New York'ta yaşayarak iki farklı kültürün etkisi altında üretim yaptı. Şerife serisinin ardından kimlik konusunu erkek cinsiyeti üzerinden ele alan 'Adale Adam' (1987) serisini üretti. Kendi bedenini merkez alan 'Kayıtlar ve İzler' ile iki kültür arasındaki sıkışmışlığı anlatan 'Elyazması: 1994' yerleştirmeleri bu dönemin önemli işlerindendir. Sanatçının 'Elyazması: 1994' eseri, kendi portresini de barındıran 51 adet kağıt plaka, özel bir kutu ve tavandan sarkan parşömene yazılmış Türkçe ile İngilizce şiirlerden oluşur. Yaratıcı arayışlarını sürdüren sanatçı, 1995 yılında antik kent Efes için 'Artemis I' ve 'Artemis II' enstalasyonlarını hayata geçirdi. Batı dünyasının Türk kimliğine bakışını 1997 tarihli 'Batıdan Haberler' yerleştirmesiyle mizahi bir dille eleştirdi. 1998'de başladığı 'Aşk Kitabı' adlı çalışmasında ise gazete kupürlerinden yola çıkarak aile içi şiddet konusunu çelik plakalara nakşetti. Bu çalışmanın devamı niteliğindeki 'LoveGame' (2001) yerleştirmesinde, namus cinayetlerini rulet masasına benzeten ışıklı ve aynalı bir kumarhane ortamı tasarladı. Sanatçı, 'What is a Turk?' adlı videosuyla kültürel ırkçılığı ve önyargıları irdelerken, 'Elveda Yurdum' çalışmasında zorunlu göçün getirdiği yıkımları gözler önüne serdi.
Eğitmenliği ve Sanatsal Mirası
İpek Duben, sanatsal üretiminin yanı sıra akademik birikimini genç nesillere aktarmaya da büyük önem verdi. Kariyeri boyunca birçok önemli eğitim kurumunda dersler verdi. Üniversiteler şöyle sıralanabilir:
- İstanbul Teknik Üniversitesi
- Yıldız Üniversitesi
- Boğaziçi Üniversitesi
- İstanbul Bilgi Üniversitesi
1990-1991 yıllarında Plastik Sanatlar Derneği Genel Sekreterliğini yaptı. Sanatçının on beş yıllık çalışmalarından derlenen özel bir seçki 2009 yılında Aksanat'ta sanatseverlerle buluştu. Eserleri bugün yurt içinde ve yurt dışında birçok önemli müzede ve özel koleksiyonda yer almaktadır. Bu kurumlar arasında İstanbul Modern, İstanbul Büyükşehir Müzesi, Museum Voor Volkenkunde ve Türk-İngiliz Kültür Derneği bulunmaktadır.