Bursa'nın ekonomik yapılanmasında derin izler bırakan İnegöllüzade Mehmet Saffet Bey, Osmanlı'nın son döneminde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında ticarete yön vermiş saygın bir iş insanıdır. 1880 yılında Bursa'da hayata gözlerini açan bu vizyoner girişimci, kazandığı donanım ve güçlü eğitimi sayesinde yerel ticaretin sınırlarını aşmayı başarmıştır. Hem kamu yararına odaklanan projelerde hem de özel sektördeki cesur teşebbüslerinde sergilediği kararlılık sayesinde, kentin iktisadi kalkınmasında adeta lokomotif görevi üstlenerek Bursa ticaret tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır.
Eğitim Hayatı ve Osmanlı Paşalarına Danışmanlığı
Çocukluk ve gençlik yıllarında son derece nitelikli bir eğitim alan Mehmet Saffet Bey, entelektüel birikimiyle çevresinde kendisini göstermiştir. Yabancı dil eğitimine önem vererek çok iyi düzeyde Fransızca öğrenmiştir. Sahip olduğu bu lisan avantajı, dönemin önemli devlet adamlarıyla temas kurmasının yolunu açmıştır. Böylece, bazı nüfuzlu Osmanlı paşalarına hem resmi tercümanlık hem de danşmanlık hizmeti sunarak genç yaşta devlet mekanizmasında tecrübe kazanmıştır.
Bursa Ticaretindeki Liderliği ve Reji Müdürlüğü
Mehmet Saffet Bey'in iktisadi faaliyetleri, Bursa'nın ticari kurumsallaşmasıyla doğrudan ilişkilidir. Başarılı çalışmaları neticesinde Bursa Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde Meclis Başkanlığı makamına yükselmiştir. Bu önemli vazifeyi farklı dönemlerde üstlenerek kentin ticari hayatına yön vermiştir.
Üstlendiği Meclis Başkanlığı dönemleri şu şekildedir:
- 1906-1908 yılları arasındaki ilk meclis başkanlığı dönemi,
- 1909-1911 yılları arasındaki ikinci çalışma dönemi,
- 1925-1929 yılları arasındaki son başkanlığı görevi.
Ayrıca, tütün ticaretini elinde bulunduran ve Tütün Rejisi adıyla bilinen Memalik-i Şahane Duhanları Müşterekül Menfaa Reji Şirketinde çeşitli düzeylerde görevler üstlenmiştir. Buradaki mesaisini kurumun lağvedildiği 1925 yılına dek müdürlük de dahil olmak üzere farklı sorumluluklarla sürdürmüştir.
Deniz Taşımacılığı Girişimi: Hüdavendigar Şirketi
Saffet Bey, sadece mevcut kuruluşlarda yöneticilik yapmamış, aynı zamanda cesur adımlarla yeni girişimlere imza atmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun nihayete erdiği o fırtınalı son yıllarda, deniz ticareti ve ulaşım sektöründe büyük bir boşluğu kapatmak üzere harekete geçmiştir. Dönemin son derece zorlu sosyo-ekonomik şartlarına rağmen, o günün koşullarına göre olduça muazzam bir meblağ sayılan 20.000 Osmanlı lirası sermaye ile Hüdavendigar Osmanlı Seyr-i Sefain Anonim Şirketi'ni hayata geçirmiştir. Bu hamle, onun geleceğe dönük vizyonunu açıkça ortaya koymaktadır.