Türk sanat tarihinin en sıra dışı heykeltıraşlarından biri olan İlhan Koman, 17 Haziran 1921 tarihinde Edirne'de doğdu. Bilim ile sanatı benzersiz bir estetikle harmanladığı için "Türk Da Vinci'si" unvanıyla anılan usta sanatçı, Edirne'den Paris'e, oradan Stockholm sularına uzanan serüven dolu bir ömür sürdü. Ülkemizde özellikle hafızalara kazınan meşhur Akdeniz Heykeli ile tanınan Koman, heykel sanatında geometrik formları ve fiziksel kuralları kullanarak kendine has bir ekol yarattı. 30 Aralık 1986'da İsveç'te hayata veda eden sanatçı, geride dünya çapında müzelere ve kent meydanlarına yayılmış muazzam bir miras bıraktı.
Edirne'den Paris'e Uzanan Akademi Yılları
İlhan Koman'ın çocukluğu, Edirne'nin Kaleiçi semtinde, hekim ve çiftçi olan babası Fuat Bey ile annesi Sevinç Leman Hanım'ın gözetiminde geçti. Ailesinin baba tarafı Mohaç Savaşı sonrasında Konya'dan Balkanlar'a yerleştirilen Türk köylülerindendi ve 1880'lerde Yugoslavya'dan Edirne'ye göç etmişti. Koman, 17 yaşındayken yakalandığı tüberküloz nedeniyle uzun bir hastalık dönemi atlattı. Edirne Lisesi'ni bitirdikten sonra 1941'de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'ne girdi. Bir yıl sonra Heykel Bölümü'ne geçiş yaparak Alman Profesör Rudolf Belling'den dersler aldı ve 1945'te akademiden mezun oldu.
1947 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'nın burs sınavını kazanarak Neşet Günal, Refik Eren ve Sadi Öziş ile birlikte Paris'e gönderildi. Fransa'da Academie Julian ve l'Ecole du Louvre bünyesinde çalışmalar yapan sanatçı, Louvre Müzesi'ndeki incelemelerinde özellikle Mezopotamya ve Mısır sanatından etkilendi. Paris yıllarında geometrik-soyut anlayışı benimseyerek ilk kişisel sergisini 1948'de Paris'te açtı. Sanatçı katıldığı prestijli sergilerle dünya çapında adını duyurdu:
- 1956, 1962 ve 1979 yıllarında Venedik Bienali
- 1957 yılında Sao Paulo Bienali
- 1961 yılında Paris Rodin Müzesi'ndeki 2. Uluslararası Çağdaş Heykel Sergisi
- 1966 yılında 5. Tahran Bienali
Anıtkabir'den Karemetal'e: Türkiye'deki İzler
1951 yılında yurda dönmeden hemen önce Paris'te tanıştığı Melda Kaptana ile evlenen Koman'ın bu evlilikten Ahmet adında bir oğlu oldu. Türkiye'de 1951-1958 yılları arasında Güzel Sanatlar Akademisi'nde görev yaptı. 1952 yılında Anıtkabir Heykel Yarışması'nda Şeref Holü merdivenlerinin sağındaki kabartma kompozisyonuyla birincilik kazandı. 1952-1954 yılları arasında tamamladığı "Sakarya Meydan Muharebesi" konulu bu rölyefte, Mezopotamya ve Mısır sanatının biçimsel izleri görülür. İki bölümden oluşan eserin alt kısmında savaşı, üst kısmında ise zaferi işledi. İlk eşinden ise 1959 yılında boşandı.
Koman, 1953'te akademide kurulan metal atölyesinde Sadi Öziş, Ali Hadi Bara, Şadi Çalık ve Zühtü Müridoğlu ile çalıştı. Aynı dönemde Mazhar Süleymangil'in sermayesiyle Şadi Çalık ve Sadi Öziş ile modern mobilyalar tasarlayan Karemetal atölyesini kurdu. 1955'te Ali Hadi Bara, Sadi Öziş ve Tarık Carım ile Türk Grup Espas'ı kurarak resim, heykel ve mimarinin ortak dilini savundu. Koman'ın heykelleri, 1954 Ankara Devlet Sergisi'nden ikincilik, 1955'te ise birincilik ödülüyle döndü.
Hulda'da Yaşayan Bir 'Kara Kafalı' ve Küresel Başarı
1957'de Brüksel'e giden sanatçı, 1958'deki uluslararası fuarda Türk pavyonunun inşasını üstlendi. Bu süreçte tanıştığı mimar Ralph Erskine'in davetiyle mimari form araştırmaları yapmak üzere İsveç'e gitti. Akademideki görevini bırakarak 1959'da İsveç'e yerleşen Koman, 1965 yılında satın aldığı 1905 yapımı iki direkli yelkenli M/S Hulda'yı restore ederek içinde yaşamaya başladı ve burayı evi ve atölyesi yaptı.
1967'de Stockholm Uygulamalı Sanatlar Yüksekokulu'nda öğretim üyesi olan sanatçı, yaşamının sonuna kadar bu görevi sürdü. İsveç'te rüzgâr değirmenleri ve yeni geometrik türevler üzerine tescilli bilimsel buluşlar gerçekleştirdi. 1969'da Sundsvall'da bir alan düzenlemesi yarışmasında ve 1970'te "Leonardo Anıtı" (Leonardo'ya Selam) heykeliyle birincilikler aldı. İsveç Parlamentosu'ndaki Kraliyet Arması rölyefini yapıp arkasına "Hayatın bir cilvesi, sizin devletin alamet-i farikasını da bir kara kafalı yaptı" notunu bıraktı. 1975'te meşhur "Sonsuz Sütun" (Endless Column) eserini yaptı.
Sanatçının en bilinen eseri olan ve 1981'de Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü alan "Akdeniz Heykeli", Halk Sigorta için yapılarak Zincirlikuyu'daki binanın önüne yerleştirildi; 2000'de şirketin adı Yapı Kredi Sigorta olunca mülkiyeti bu kuruma geçti. Eserin küçük bir altın replikası Afife Jale Tiyatro Ödülleri'nde takdim edilmektedir. Koman, 30 Aralık 1986'da Stockholm'de 65 yaşında vefat etti ve vasiyeti uyarınca külleri Baltık Denizi'ne atıldı. Eserleri bugün dünya çapında prestijli müzelerde sergilenmektedir:
- Stockholm Moderne Muséet
- Musée d'Art Moderne de la Ville de Paris
- New York MOMA
- Montevideo Museo J. Battle
- Brüksel Palais International des Beaux Arts
- Seattle Art Museum
- İstanbul Resim Heykel Müzesi
