Türk sinema tarihinin en etkili öncülerinden biri olan görüntü yönetmeni, senarist ve akademisyen Hüseyin İlhan Arakon, 22 Ekim 1916 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini açtı. Kamera arkasındaki vizyoner duruşuyla yedinci sanatın yerli sahnesini kökten değiştiren sanatçı, ömrünü Türk sinemasının teknik ve estetik gelişimine adamış bir dehadır. Çocukluğundan itibaren sanatla iç içe büyüyen Arakon, sinemamızın ilk görüntü yönetmenlerinden biri olma unvanını taşımaktadır. Sanatçının babası İttihat ve Terakki'nin Trakya müfettişi Erzincanlı Abdülgani Arakon iken, annesi Saray Muhasebat Memuru Ziya Bey'in kızı Mevhibe Hanım'dır. Genç yaşta başladığı fotoğrafçılık serüvenini sinema perdesine taşıyarak ülkemizde çığır açan birçok yeniliğe öncülük etmiştir.
Ailesinin kökleri Erzincan'a uzanan İlhan Arakon, ünlü izlenimci ressam Nazmi Ziya Güran'ın yeğeni ve yönetmen Aydın Arakon'un ağabeyidir. İlk, orta ve lise eğitimini Fevziye Mektebi bünyesindeki Işık Lisesi'nde tamamlayan genç İlhan, 1937 yılında Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü'ne girdi. Aynı dönemde fotoğraf çekimlerine ilgi duyarak amatör olarak 16 milimetrelik kamerasıyla ilk denemelerini yapmaya başladı. Ancak ailesinin Ankara'ya göç etmesi nedeniyle akademi eğitimini tamamlayamadı ve mimarlık kariyerini yarıda bırakmak durumunda kaldı. Bu süreçte dayısı ünlü ressam Nazmi Ziya Güran'ın teşvikiyle resimle ilgilendi, hatta bir dönem Abidin Dino ile ortak çalışmalar yürüttü.
Sanatta İlk Adımlar ve Fotoğrafçılık Yılları
Fotoğraf sanatı onun asıl tutkusuydu. Kısa sürede bu alanda uzmanlaştı. Eğitim hayatının ardından fotoğrafçılık çalışmalarına ağırlık veren İlhan Arakon, Avni Arbaş, Abidin Dino, Mümtaz Yener ve Nuri İyem gibi isimlerle bir araya geldi. Yeniler Grubu'nun ünlü sergisine katıldı. Bu sergide fotoğraflarıyla yer aldı. Grupta Mümtaz Yener, Turgut Uyar, Nuri İyem gibi sanatçılar da bulunuyordu. Arakon, Türkiye'nin ilk fotoğraf sergisini arkadaşlarıyla birlikte 1940 yılında düzenlemeyi başarırken, 1941 yılında Ankara Çocuk Tiyatrosu'nda yönetmen yardımcılığı görevini üstlenerek sahne sanatlarıyla temas kurdu.
Türk Sinemasında İlklere İmza Atan Bir Kamera
Profesyonel olarak 1944 yılında sinema dünyasına adım atan İlhan Arakon, 'Gençlik Günahı' ve 'Seven Ne Yapmaz' gibi yapıtların kameramanlığını üstlendi. Kısa sürede yeteneğiyle öne çıkarak Türk sinemasının ilk 'zoom' objektif kullanan görüntü yönetmenlerinden biri oldu. 1951 yılında, kardeşi Aydın Arakon'un yönettiği İstanbul'un Fethi filminin hem görüntü hem de sanat yönetmenliğini yürüttþrek büyük beğeni topladı. 1953 senesinde ilk renkli Türk belgeselinin ve ilk konulu Türk filminin çekimlerini tamamlayıp sinemamızda çğır açtı. Aynı zamanda ülkemizin ilk sinemaskop film çekimini de kendi tasarladığı aparatlarla gerçekleştirmesi onun teknik dehasını ortaya koymaktadır.
Ömer Lütfi Akad'ın meşhur 'Sırat Köprüsü' filmini de kendi yaptığı özel sinemaskop düzeneğiyle görüntþlyen Arakon, sinema haberciliği alanında da öncüydü. Arakon, Türkiye'nin ilk film haberciliği ajansı olan A.D.S.'yi kurarak bu sektöre de büyük katkı sağladı. Uzun yıllara yayılan meslek hayatı boyunca 400'den fazla yapımda sanat yönetmeni, görüntü yönetmeni, yönetmen ve ses uzmanı olarak çalıştı. 1955 yılında yönetmen koltuğuna oturduğu 'Garipler Adası' adlı filmle yönetmenlik kariyerine başladı. Bu filmin senaryosunu da bizzat kendisi yazmıştı. Ayrıca 1971 yapımı 'Şahinler Diyarı' filminin hem senaryosunu kaleme aldı hem de yapımcılığını üstlendi. Kariyeri büyük başarılarla doluydu. O, meslektaşları arasında daima saygı gördü. Sanatçı, 1953 yılında düzenlenen ilk Türk Film Festivali'nde en başarılı kameraman seçilme gururunu yaşadı. Hemen ertesi yıl Türk Film Dostları Derneği tarafından da aynı ödülle onurlandırıldı. Kamerasıyla hayat verdiği 'Ankara Ekspresi', 'Salgın', 'Kezban Paris'te', 'Hıçkırık' ve 'Samanyolu' gibi unutulmaz yeşilçam klasikleri, Türk izleyicisinin hafızasında derin izler bırakarak onun ustalığını sonraki nesillere de taşıdı.
Eğitmenlik Yılları ve Akademik Miras
Sinemaya adanan elli yılı aşkın sürenin ardından İlhan Arakon, kazandığı tecrübeleri genç nesillere aktarmak üzere akademik dünyaya adım attı. 1974 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Film Arşivi bünyesinde başlayan sinema eğitimlerinde öğretmenlik yaparak ilk derslerini verdi. 1975 yılından itibaren ise akademinin Sinema-TV Enstitüsü bünyesinde öğretim görevlisi olarak resmi görevine başladı. Uzun yıllar boyunca Mimar Sinan Üniversitesi çatısı altında yüzlerce öğrenci yetiştirerek Türk sinemasının geleceğini şekillendirdi. Akademik alandaki üstün başarıları nedeniyle 1997 yılında Mimar Sinan Üniversitesi senatosu tarafından kendisine 'Onursal Profesörlük' unvanı layık görüldü.
Şemsa Arakon ile hayatını birleştiren ve bu mutlu birliktelikten Ömer ile Demir adında iki erkek evlada sahip olan usta sanatçı, 3 Şubat 2006 tarihinde doğduğu şehir olan İstanbul'da doksan yaşında hayata veda etti. Geride devasa bir arşiv bıraktı. 100'ü aşkın uzun metrajlı sinema filminin, 400'den fazla kısa film ve belgeselin çekimlerini yöneten Arakon, Türk sinemasının altın harflerle yazılmış sayfalarında sonsuza dek yaşayacaktır.
Önemli Ödülleri
- 1998 - 17. İstanbul Film Festivali, Onur Ödülü
- 2000 - 12. Ankara Uluslararası Film Festivali, Aziz Nesin Emek Ödülü
- 2004 - 1001 Belgesel Festivali, Şükran Plaketi
