Türk sinemasının teknik ve estetik dönüşümüne yön veren en önemli ve en etkili öncü isimlerden biri olan duayen görüntü yönetmeni, başarılı yapımcı ve akademisyen Hüseyin İlhan Arakon, 26 Şubat 1916 tarihinde serhat şehri Edirne'de dünyaya gözlerini açtı. Gelişime son derece açık yenilikçi vizyonuyla yarım asrı aşan aktif kariyeri boyunca kamera arkasında adeta mucizeler yaratan usta sanatçı, Türkiye'de sinema sanatının emekleme döneminden modern çağa geçişine tek başına rehberlik ve öncülük etti. O, sinemamız için gerçek bir kutup yıldızı ve unutulmaz bir öncüydü. İstanbul'da 3 Şubat 2006 tarihinde vefat eden bu büyük değer, Yeşilçam'ın ilk renkli ve geniş ekran yapımlarına büyük bir özveriyle imza atarak adını Türk sinema tarihine altın harflerle yazdırdı.
Amatör Ruhla Başlayan Büyük Tutku
Arakon'un görsel sanatlara ve kadraja duyduğu büyük ilgi, daha 1930'lu yılların başlarında kendi çabalarıyla amatörce gerçekleştirdiği fotoğraf çekimleriyle yavaş yavaş filizlenmeye başladı. Elindeki 16 milimetrelik son derece mütevazı film kamerasıyla yaptığı ilk denemeler ve amatör çekimler, gelecekte kuracağı muhteşem sinema imparatorluğunun ilk habercisi ve temeliydi. Sinema sevdasıyla dolup taşan genç sanatçı, 1937 yılında büyük ümitlerle girdiği Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü'ndeki eğitimini ailesinin Ankara'ya taşınması yönündeki kararı sebebiyle istemeyerek de olsa yarıda bıraktı. Ancak bu mecburi yer değişikliği ve göç, onun tiyatro ve sinema dünyasına çok daha erken atılmasını sağlayan tarihi bir fırsata dönüştü. Sanatçı, Ankara'da arkadaşlarıyla birlikte 1940 yılında Türkiye'nin ilk fotoğraf sergisini açarak ülkenin sanat hayatına taze bir soluk ve yepyeni bir heyecan getirdi. Fotoğrafçılıkta elde ettiği bu büyük ve prestijli başarının hemen ardından, 1941 yılında Ankara Çocuk Tiyatrosu bünyesinde yönetmenlik koltuğuna oturarak sahne sanatlarına profesyonel anlamda adım attı. Bu kıymetli çocuk tiyatrosu deneyimi, onun Yeşilçam'ın büyülü dünyasına geçişinde son derece önemli ve sağlam bir köprü görevi üstlendi. Kendisi gibi Türk sinemasında başarılı bir yönetmen olarak adını duyuran kardeşi Aydın Arakon ile birlikte sinemaya yön veren aile bağları da bu üretken yıllarda daha da güçlendi.
Yeşilçam'da İlklerin Altındaki İmza
Ankara'daki başarılı sahne ve tiyatro çalışmalarının ardından yönünü tamamen beyaz perdeye çeviren usta yönetmen, 1944 yılında Yeşilçam dünyasına resmen adım attı. Sinema kariyerine profesyonel olarak başladıktan sonra Türk filmciliğini çağdaş dünya seviyesine ulaştırmak amacıyla teknik alanda sürekli yeniliklerin ve teknolojik gelişmelerin peşinden koştu. Ülkeye ilk "zoom" objektif teknolojisini ithal eden ve bu gelişmiş lensi kendi çekimlerinde cesurca kullanan öncüler arasında yer alarak yerli sinemada teknik bir devrim gerçekleştirdi. Bu yenilikçi vizyon ve cesur adımlar, kısa sürede meyvelerini vererek Türk sinemasını kökten değiştirdi.
Arakon, 1953 yılında Türk sinema tarihine silinmeyecek şekilde geçecek şu eşsiz ilklere imzasını attı:
- Ülkemizin ilk renkli belgesel filminin çekimlerini büyük bir ustalıkla gerçekleştirdi.
- İlk renkli konulu Türk filmini vizyona kazandıran efsanevi görüntü yönetmeni oldu.
- Türk sinemasının ilk sinemaskop film çekimini başarıyla tamamlayarak geniş ekran dönemini başlattı.
Görsel tekniklerdeki bu büyük ve sarsıcı başarılarının yanı sıra, sinema haberciliği ve yayıncılığı alanında da ülkede bir ilki gerçekleştirerek A.D.S. adlı ilk sinema haber ajansını kurdu. Bu ajans sayesinde sinema sektörü ilk kez profesyonel bir haber ağına kavuşmuş oldu. Elli yılı aşkın sinema yolculuğunda 100'den fazla uzun metrajlı filme hayat verdi. Ayrıca 400'ün üzerinde kısa film ve belgeselde görüntü ile sanat yönetmenliği görevlerini başarıyla üstlendi. İki önemli sinema filminin de özgün senaryosunu kaleme alarak çok yönlü sanatçı kimliğini herkese kanıtladı.
Akademiden Onursal Profesörlüğe Uzanan Yol
Saha tecrübesini ve sinema birikimini genç kuşaklara aktarmayı milli bir görev edinen Arakon, 1974 yılında kapılarını açan İDGSA Film Arşivi eğitimlerinde ilk öğretmenlerden biri olarak görev aldı. Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen bu kurumsal sinema eğitimi çalışmalarında edinmiş olduğu paha biçilemez birikimleri genç sinemacılara büyük bir heves ve sabırla aktardı. Bu başarılı çalışmalarının ardından, 1975 yılında İDGSA Sinema-TV Enstitüsü bünyesinde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaya başladı. Akademik dünyadaki bu değerli hizmetleri ve sektöre sağladığı benzersiz katkılarından dolayı 1997 yılında Mimar Sinan Üniversitesi tarafından kendisine Onursal Profesörlük unvanı layık görüldü. İlhan Arakon, yetiştirdiği yüzlerce öğrenci ve arkasında bıraktığı devasa sinema mirası ile Türk kültür hayatının unutulmaz çınarlarından biri oldu.