İçeriğe Atla
İbrahim Safi fotoğrafı
Anasayfa Varlık

İbrahim Safi Kimdir?

İbrahim Safi, 1898 Nahçıvan doğumlu büyük ressamdır. İstanbul'un eşsiz güzelliklerini empresyonist fırçasıyla ölümsüzleştiren usta ismin ilham veren hayatı.

Diğer adlar: Rahman Safiyevi

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

İbrahim Safi Hakkında

İbrahim Safi, Kafkasya'nın sıcak coğrafyasından İstanbul'un büyülü sokaklarına uzanan fırtınalı ömrünü, tuvaline yansıttığı canlı renklerle ölümsüzleştiren seçkin bir ressamdır. 1898 senesinde Nahçıvan'ın Başnurasin köyünde, Rahman Safiyevi ismiyle dünyaya gelen sanatçı, Bolşevik Devrimi'nin getirdiği karmaşadan kaçarak sığındığı Türkiye'de tam 65 yıl boyunca sanat üretmiştir. İstanbul'un her köşesini empresyonist ve realist bir duyuşla ışıklandıran usta fırça, 5 Mayıs 1983 tarihinde bu şehirde hayata gözlerini yummuştur. O, sadece bir şehri resmetmekle kalmamış, aynı zamanda Doğu ile Batı arasında yükselen estetik bir köprü olmuştur.

Nahçıvan'dan İstanbul'a Uzanan Sanat Yolculuğu

Halk ozanı olan babasını henüz üç yaşındayken yitiren küçük Rahman'ın İbrahim Safi'ye dönüşme öyküsü zorluklarla başlar. Sanata olan doğal yeteneği çok küçük yaşlarda filizlenir. Hayatındaki ilk çalışması ise fedakar annesinin portresidir. İlk ciddi sanat terbiyesini Erivan Lisesi'ndeki değerli resim öğretmeni Kolssa'dan alır. Gençlik yıllarında Moskova Güzel Sanatlar Akademisi'nde eğitim gördüğüne dair kayıtlar bulunan ressamın yaşamı, Bolşevik İhtilali ile bambaşka bir yöne savrulur. Karmaşanın ortasında Nahçıvan'a dönen sanatçı, Kâzım Karabekir'in yönetimindeki orduda vatan hizmetine katılır. Nihayetinde 1918 yılında, Türk askerlerinin de yardımıyla payitaht İstanbul'a ulaşarak Osmanlı Devleti'ne sığınır.

Sanayi-i Nefise'den Dünya Şehirlerine Rengarenk Bir Kariyer

Yeni ülkesinde sanat eğitimine ara vermeyen sanatçı, Sanayi-i Nefise Mektebi'ne kaydolur ve burayı 1923 yılında başarıyla tamamlar. Mezuniyetin ardından Türk resminin öncü isimlerinden Namık İsmail'in atölyesinde çalışmaya başlayan usta ressam, 1930 yılına dek bu atölyede üretkenliğini sürdürür. Bu verimli dönemin en önemli nişanelerinden biri de 1924 yılında büyük bir özenle resmettiği Atatürk portresidir. 16. yüzyılın başında Safevi hanedanının kuruluşunda görev alan Türk Safi kabilesinden ilhamla "Safi" soyadını alan sanatçı, 1930'lu yıllarla birlikte sanat camiasında adından sıkça söz ettirir. Yakın dostu ve meslektaşı Naci Kalmukoğlu ile hem yurt içinde hem de sınırlar ötesinde birçok başarılı sergiye imza atar. Türkiye'ye duyduğu bağlılığı 1942 yılında verdiği dilekçeyle gönüllü askerlik yaparak kanıtlayan ressam, ilk kişisel sergisini ise nihayet 1946 senesinde şehri İstanbul'da sanatseverlerin beğenisine sunar.

İstanbul'un Ruhunu Tuvale Aktaran Dev Eser Arşivi

Hayatının dönüm noktalarından birini 1951 senesinde yol arkadaşı Naci Kalmukoğlu'nun ani kaybıyla yaşayan ressam, bu sarsıntıyı sanatına sığınarak atlatmaya çalışır. 1953 senesinde Yunan asıllı Bayan Zahora ile hayatını birleştirir. 1955 yılından itibaren tam 10 yıl boyunca yurt dışında incelemelerde bulunur. Bu süreçte gezip gördüğü ve sanatını zenginleştirdiği ülkeler ile merkezler şunlardır:

  • İsviçre ve Avusturya'nın başkenti Viyana,
  • Almanya'nın güzide kentleri olan Münih, Köln, Frankfurt, Bonn,
  • Sanatın kalbinin attığı Roma, Paris, Marsilya ve komşu ülkenin başkenti Atina.

Bu geniş coğrafyadan edindiği izlenimleri eserlerine aktaran İbrahim Safi, empresyonizmin ışık ve renk özelliklerini barındıran manzaralarıyla ünlenir. Ayrıca realist bir üslup taşıyan, adeta tarihi birer vesika niteliğindeki şehir görüntülerinin yanı sıra portreleri ve natürmortlarıyla da geniş çevrelerce tanınır. Hayatı boyunca ürettiği eser sayısı, yakın koleksiyoneri Naci Terzi'nin aktardığına göre on beş binin üzerindedir. Bu muazzam üretkenliğin merkezinde ise her zaman doğal ve tarihi zenginlikleriyle resmettiği şanlı İstanbul yer almıştır. Portre çalışmalarında saray çevreleri yerine doğrudan doğruya halktan insanlara fırçasıyla hayat vermeyi yeğlemiştir. Türkiye'de resim piyasasının büyük bir ivme kazandığı 1960'lı yıllarla birlikte, usta sanatçının ürünleri koleksiyonerler tarafından adeta paylaşılamaz hale gelmiş ve çok büyük rağbet görmüştür.

Sıkça Sorulan Sorular

İbrahim Safi kimdir?

İbrahim Safi, 1898 Nahçıvan doğumlu büyük ressamdır. İstanbul'un eşsiz güzelliklerini empresyonist fırçasıyla ölümsüzleştiren usta ismin ilham veren hayatı.

İbrahim Safi nerede doğdu?

İbrahim Safi Nahçıvan, Başnurasin doğumludur.

İbrahim Safi ne zaman vefat etti?

İbrahim Safi 5 Mayıs 1983 tarihinde hayatını kaybetti.

İbrahim Safi hangi alanda tanınır?

İbrahim Safi, ressam olarak tanınır.