İbrahim Parlak, 1962 senesinde Gaziantep'in Nurdağı ilçesine bağlı Sakarat (Emirler) köyünde dünyaya gelmiştir. Ailesi geçimini çiftçilikle sağlayan köylülerdendir. İlkokul eğitimini doğduğu köyde tamamlamıştır. Lise eğitimini ise Gaziantep merkezinde bitirmiştir. Parlak, gençlik yıllarından itibaren yasa dışı faaliyetlerin içerisine girmiştir. 1980 ile 1988 yılları arasında terör örgütü PKK adına Avrupa'da propaganda çalışmaları yürüttükten sonra çeşitli kamplarda silahlı ve ideolojik eğitimler almıştır. Bu örgüt üyeliği ve sınırda karıştığı çatışma, onun diplomatik bir kriz haline gelmesine yol açmıştır.
Suriye ve Türkiye Sınırındaki Çatışma Yılları
Parlak, yakalanmadan evvel Suriye'de bulunan bir hücre evinde PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile yüz yüze bir görüşme gerçekleştirmiştir. Ardından 1988'de, aralarında Murat Karayılan'ın da yer aldığı bir grup örgüt üyesiyle birlikte eylem yapmak amacıyla Türkiye sınırından sızma girişiminde bulunmuştur. Sınırdaki Türk güvenlik güçleri durumu fark edince taraflar arasında çatışma çıkmış ve bu olay neticesinde iki Türk askeri hayatını kaybetmiştir. Karayılan olay yerinden kaçmayı başarırken, Parlak üzerinde otomatik silah ve el bombasıyla yakalanmıştır. Yapılan yargılama sonucunda 16 ay hapis cezasına çarptırılan Parlak, cephanelik yerini polise ifşa ettiği için erken tahliye edilmiştir.
Amerika Birleşik Devletleri'ne Kaçış ve Sığınma
Tahliye edildikten sonra 1991 yılında sahte pasaport kullanarak Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçan Parlak, burada sğınma hakkı ve Yeşil Kart almak için başvuruda bulunmuştur. Türkiye'de gıyabında yargılandığı Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 6 yıl hapse mahkûm edilmiş ve hakkında iade talebiyle gđyabi tutuklama kararı çıkarılmıştır. Ancak ABD makamları 1992'de ona siyasi iltica hakkı tanımış, o da Michigan eyaletinin Harbert kasabasında Gülistan Cafe isimli bir işletme kurmuştur. Bu sakin hayat, 1999 yılındaki vatandaşlık başvurusu sonrasında federal incelemeye takılmıştır. Parlak, Yeşil Kart başvurusu esnasında terör bağlantılarını ve geçmişindeki mahkûmiyet kararını gizlediği gerekçesiyle FBI tarafından gözaltına alınmıştır. ABD'nin 1997'de PKK'yı terör örgütü ilan etmesinin de etkisiyle vatandaşlık hakkı iptal edilmiş ve sınır dışı edilmek üzere tutuklanmıştır. On ay tutuklu kaldıktan sonra 50 bin dolar kefaletle serbest bırakılmıştır.
Senato Desteği ve Dinmeyen İade Davası Tartışmaları
Detroit Göçmenlik Mahkemesi 2005 yılındaki duruşmada, örgüte desteğini sürdürdüğünü belirten İbrahim Parlak'ın Türkiye'ye iadesine karar vermiştir. Parlak ise iade durumunda işkence göreceğini ve öldürülebileceğini öne sürerek karara itiraz etmiş, böylece sınır dışı işlemi 2017 yılına kadar ertelenmiştir. Ağustos 2018'de Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme kapsamında iade süreci yeniden ertelenmişse de İç Güvenlik Bakanlığı bu ertelemeye derhal karşı çıkmıştır. Parlak'ın iadesini engellemek isteyen Michigan Senatörü Carl Levin ile Temsilciler Meclisi üyesi Fred Upton, onun ABD vatandaşı olması için Kongre'ye yasa önergeleri sunmuş ancak bu çabalar reddedilmiştir. Yerel düzeyde ise komşuları tarafından 'Ibrahim'e Özgürlük' adıyla geniş bir kampanya düzenlenerek 100 bin dolardan fazla bağış toplanmış ve Amerikan medyasında yoğun bir lobi faaliyeti yürütülmüştür. Bu olay öylesine uluslararası bir boyut kazanmıştır ki, eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın WikiLeaks belgelerindeki sızan yazışmalarında dahi Parlak'ın iade davasını yakından izlediğine dair ifadeler yer almıştır.
İbrahim Parlak'ın hayatında öne çıkan temel gelişmeler şu şekilde sıralanabilir:
- Avrupa ülkelerinde yürütülen örgütsel propaganda faaliyetleri
- 1988 yılında Suriye sınırında yaşanan askeri çatışma
- Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulan Gülistan Cafe işletmesi
- Kongre gündemine kadar taşınan uzun soluklu sınır dışı davaları