Türk denizcilik tarihinin saygın komutanlarından Hulusi Gökdalay, 1883 yılında İzmir'de dünyaya gözlerini açmış ve ömrünü vatan savunması ile millet hizmetine adamış seçkin bir askerdir. Trablusgarp'tan Kurtuluş Savaşı'na kadar cepheden cepheye koşarak denizlerde büyük kahramanlıklar gösteren Gökdalay, cumhuriyetin kuruluşunun ardından ise Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında parlamenter olarak ülkesine hizmet etmeyi sürdürmüştür. Mavi Vatan'ın yeniden inşasında kritik roller üstlenen kahraman subay, hem askeri dehası hem de sivil yönetimdeki başarılarıyla adını altın harflerle yazdırmıştır.
İmparatorluk Donanmasından Milli Mücadeleye Uzanan Yol
Gökdalay, gençlik yıllarından itibaren denizcilik mesleğine adım atarak Osmanlı İmparatorluğu'nun en zorlu dönemlerinde görev almıştır. Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşı ve Birinci Dünya Savaşı gibi tarihin seyrini değiştiren çatışmalarda aktif olarak yer bulmuştur. Bu büyük mücadelelerde muhrip komutanı, karargâh subayı ve seyir zabit muavinliği gibi önemli vazifeleri büyük bir dirayetle yerine getirmiştir. Ayrıca deniz muharebelerinde ikinci kaptan ve kumandan sıfatıyla gemilerini sevk ve idare etmiştir. Birinci Dünya Savaşı'nın en sıcak yıllarında, 1916 ile 1918 yılları arasında Alman Donanması bünyesinde staj görerek askeri bilgi ve tecrübesini uluslararası düzeye taşımıştır.
Asıl büyük imtihan ise Anadolu topraklarının işgal edilmeye başlandığı dönemde gerçekleşmiştir. Vatanın bağımsızlığı için tereddüt etmeden harekete geçen tecrübeli denizci, 1921 yılında Türk Kurtuluş Savaşı saflarına katılmıştır. Milli Mücadele döneminde Ereğli ve Amasya Bahriye Komutanlığı vazifelerini üstlenerek Anadolu'ya silah ve mühimmat taşınmasında hayati bir köprü görevi görmüştür. Karadeniz üzerinden yürütülen lojistik hatların güvenliğinde başarı sağlayarak ordunun ihtiyaç duyduğu desteğe kavuşmasında büyük katkıları bulunmuştur. Yeni kurulan devletin deniz kuvvetlerinin sıfırdan düzenlenmesi ve teşkilatlanması sürecinde sergilediği üstün gayretler, kendisine kırmızı şeritli İstiklal Madalyası gururunu kazandırmıştır.
Cumhuriyet Donanmasında Yükseliş ve Bahriye Görevleri
Savaşın zaferle taçlandırılmasının ardından Hulusi Gökdalay, askeri kariyerine yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin modern donanmasını inşa etmek amacıyla devam etmiştir. Türk bahriyesinin kalbi sayılan birçok farklı birlikte kritik görevler üstlenmiştir. Cumhuriyetin denizlerdeki gücünü temsil eden meşhur gemilerde ve komuta kademelerinde şu görevleri başarıyla yürütmüştür:
- İzmir Müstahkem Mevkii Deniz Komutanlığı görevinde bulunarak Ege kıyılarının güvenliğinde önemli roller üstlenmiştir.
- Cumhurbaşkanlığı yatı olan Ertuğrul Yatı Süvariliği görevini üstlenerek devlet protokolünün en prestijli noktasında bulunmuştur.
- Türk denizciliğinin simgesi haline gelen Yavuz Zırhlısı İkinci Kaptanlığı ve Filotilo Komutanlığı yapmıştır.
- Bahriye Vekâleti Levâzım Dairesi Başkanlığı ve Torpido Müfettişliği ile Komutanlığı gibi idari ve teknik departmanları yönetmiştir.
Mavi sularda geçen yılların ve kazanılan tecrübelerin neticesinde Gökdalay, 1937 yılında tuğamiral rütbesine terfi ettirilmiştir. Amirallik döneminde Millî Müdâfaa Vekâleti Deniz Müsteşarlığı gibi en üst düzey idari makamlarda bulunarak modern Türk Deniz Kuvvetleri'nin temellerini sağlamlaştırmıştır. Donanmanın modern silahlarla donatılması ve personel eğitiminin çağdaş standartlara ulaştırılması için gecesini gündüzüne katmıştır. Bu onurlu askeri yürüyüş, takvimler 1944 yılını gösterdiğinde emeklilik kararı almasıyla son bulmuştur.
Parlamentoda Millet Temsilciliği ve Mirası
Askeri üniformasını çıkardıktan sonra da ülkesine hizmet etme gayretinden vazgeçmeyen Gökdalay, bu kez siyaset sahnesinde boy göstermiştir. Emekliliğinden hemen önce, 1943 yılında gerçekleştirilen ara seçimlerde Sivas milletvekili olarak meclise girmiştir. Parlamento çatısı altında tecrübelerini yasa yapım süreçlerine aktaran tecrübeli devlet adamı, 1946 genel seçimlerinde ise Ordu milletvekili seçilerek halkın temsilcisi olmaya devam etmiştir. Siyasi yaşamı boyunca ülkenin imarı, savunma politikaları ve toplumsal kalkınma meselelerinde aktif rol almıştır.
Hayatını vatanının bağımsızlığına, denizlerine ve gelişimine vakfeden Hulusi Gökdalay, evli ve dört çocuk babasıydı. Ailesine olan bağlılığı ile çevresinde örnek bir şahsiyet olarak tanınan emekli amiral, 9 Ekim 1955 tarihinde vefat etmiştir. Arkasında bağımsız bir vatan, modern bir donanma ve tertemiz bir isim bırakan bu vatansever asker, Türk milletinin gönlünde yaşamaya devam etmektedir.