Medya dünyasının en sıra dışı aktörlerinden biri olan Amerikalı iş insanı Hugh Hefner, 27 Eylül 2017'de Kaliforniya Los Angeles'taki malikanesinde 91 yaşında öldü. Ünlü isim, 9 Nisan 1926'da ABD Illinois, Şikago'da dünyaya gözlerini açmıştı. Hefner, 1953'te kurduğu ünlü Playboy dergisiyle küresel bir yayıncılık imparatorluğu kurmayı başardı. Bu girişim popüler kültürü derinden sarstı. O, sadece bir yayıncı değil, aynı zamanda erkek dünyasına hitap eden devasa bir yaşam tarzının da mimarıydı.
İlk Yıllar ve İmparatorluğun Temelleri
Grace Caroline ve Glenn Lucius Hefner çiftinin çocuğu olan Hugh, İsveç, Alman ve İngiliz kökenlerine sahipti. Çocukluk ve gençlik yıllarını kardeşi Keith ile birlikte Şikago'da geçirdi. Eğitim hayatına Steinmetz Lisesi'nde başlayan Hefner, yazma yeteneğini erken yaşlarda keşsetti. İkinci Dünya Savaşı yıllarında, 1944-1946 arasında Amerikan ordusunda askeri bir gazetede yazar olarak vatani görevini yaptı. Terhis olunca eğitimine devam etti. 1949 yılında Urbana Champaign Illinois Üniversitesi'nden mezun oldu. Burada psikoloji, yaratıcı yazarlık ve sanat alanlarında eğitim aldı. Akademik merakı onu Northwestern Üniversitesi'ne yönlendirdi. Bu kurumda sosyoloji ve ABD'deki seks yasaları üzerine lisansüstü çalışmaları yürüttü. Profesyonel kariyerine ise Esquire dergisinde metin yazarı olarak adım attı. Ocak 1952 tarihinde talep ettiği maaş zammını alamayınca bu işten ayrılmaya karar verdi. Kendi kanatlarıyla uçmak isteyen genç adam, 1953 yılında annesinden ödünç aldığı bin dolar borç parayla Playboy dergisini kurdu.
Yayıncılıkta Devrim ve Efsanevi Başarı
Derginin 1953 tarihli ilk sayısında, Marilyn Monroe'nun 1949'da çekilen efsanevi takvim pozu yer alıyordu. Bu hamle, yayının bir anda tüm dikkatleri üzerine çekmesini sağladı. Ancak dergiyi altmış yılı aşkın bir süre ayakta tutan şey sadece görsellik değildi. Hefner, benzersiz bir yayıncılık felsefesi benimsedi. Dönemin popüler dergilerinden farklı olarak, toplumsal meselelere, siyasi ve kültürel tartışmalara sayfalarında geniş yer verdi. En büyük cesaret örneklerinden biri ise Ray Bradbury'nin kült eseri Fahrenheit 451'i sayfalarına taşımasıydı. 1950'li yıllarda başka hiçbir yayıncının basmaya cesaret edemediği bu kitap, daha sonra sinemaya da uyarlandı. Fransız yönetmen François Truffaut tarafından beyaz perdeye taşınan eser, Hefner'in vizyonunu kanıtlar nitelikteydi. Ayrıca, ünlü smokinli tavşan logosu kısa sürede küresel bir sembol haline geldi. Dergi okurlarının demografik yapısı da oldukça ilgi çekiciydi:
- Okurların yüzde 81'lik büyük kısmını erkekler oluşturuyordu.
- Yüzde 19 oranında kadın takipçi kitlesine sahipti.
- Dergi takipçilerinin yüzde 40'ının evli bireyler olduğu saptanmıştı.
1971 yılında yayıncılık merkezini Şikago'dan meşhur melekler şehri Los Angeles'a taşıyan Hefner, burada adeta kendi imparatorluğunu kurdu.
Sıra Dışı Evlilikler ve Çalkantılı Özel Yaşam
Hefner'in iş hayatındaki sıradışı yaklaşımı, özel hayatına da birebir yansımıştı. Henüz 23 yaşındayken, 1949 yılında üniversite öğrencisi Mildred Williams ile ilk evliliğini gerçekleştirdi. 1959'da sonlanan bu evlilikten Christie ve David adında iki çocuk sahibi oldu. Uzun bir aradan sonra, 1989 yılında kendi dergisinin kapak güzellerinden Kimberley Conrad ile dünyavevine girdi. 2010 yılında boşanan çiftin Cooper ve Marston isminde iki oğlu dünyaya geldi. Medya devi, Holmby Hills'teki dillere destan Playboy Mansion malikanesinde gösterişli bir hayat sürdü. Burada kendisi sayesinde üne kavuşan Holly Madison ve Kendra Wilkinson gibi çok sayıda genç kadınla birlikte yaşadı. Ayrıca ikiz kardeşler Karissa ve Kristina Shannon da onunla birlikte olan isimler arasındaydı. Son evliliğini ise 31 Aralık 2012 tarihinde, aralarında tam 60 yaş fark bulunan model ve şarkıcı Crystal Harris ile gerçekleştirdi. Ölümünden yıllar önce, Westwood Village Memorial Park Mezarlığı'nda Marilyn Monroe'nun mezarının hemen yanındaki boş kabri satın alarak son arzusunu da hazırlamıştı.
