Türk istihbarat dünyasının en sıradışı figürlerinden biri olan ve ülke genelinde Bay Pipo lakabıyla tanınan Hiram Abas, 1932 yılında İstanbul'da doğmuştur. Uzun yıllar Millî İstihbarat Teşkilatı bünyesinde kritik roller üstlenen başarılı istihbaratçı, 26 Eylül 1990 sabahı İstanbul'daki evinin yakınlarında uğradığı faili meçhul bir suikast sonucu yaşamını yitirmiştir. Ülkenin yakın tarihine damga vuran pek çok gelişmede aktif görev alan Abas, teşkilat içindeki güç mücadeleleri ve sıra dışı yaşamıyla derin izler bırakmıştır.
İlk Yılları, Ailesi ve Eğitim Hayatı
Hiram Abas'ın köklü bir aileye uzanan soyağacında dikkat çeken isimler yer almaktadır. Ünlü müzeci Osman Hamdi Bey'in yeğeni olan eski müzeler umum müdürü Mübarek Galip Eldem, onun anne tarafından dedesidir. Anneannesi Munise Eldem olan Abas'ın annesi ise 27 Ocak 1981 tarihinde vefat eden Fatma Roksan Abas'tır. Babası Hilmi Abas ise kaptanlık mesleğiyle hayatını kazanmaktaydı. Mehmet Eymür'ün 2013 yılında katıldığı bir televizyon programındaki ifadesine göre, Hiram isminin ona verilme nedeni dedesinin mason olmasıdır. Abas'ın yakın aile çevresinde yer alan dört dayısının isimleri ise şunlardır:
- Galip Eldem
- Memduh Eldem
- Hüsrev Eldem
- İskender Eldem
Gençlik döneminde sporla da yakından ilgilenen Hiram Abas, boks dalında ufak çaplı başarılar elde ederek şampiyonluklar yaşamıştır. Eğitim hayatını yüksek standartlarda sürdüren başarılı sporcu, 1952 yılında Saint-Joseph Fransız Lisesi'nden mezun olmuştur. Yükseköğrenimini ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi bünyesinde tamamlamıştır. 1957 senesinde buradaki İdari şubeyi başarıyla bitirdi. Genç yaşta devlet hizmetine adım atmaya hazırlandı.
MİT Yılları ve İstihbarat Kariyeri
Mezuniyetinin ardından müfettişlik görevini yürüten Hiram Abas, yedek subaylık hizmetini de tamamladıktan sonra Millî İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) katılmıştır. 12 Mart döneminde teşkilatta çok etkin roller üstlendi. Deneyimli istihbaratçı, böylece adından sıkça söz ettirdi. Ancak 1978 yılına gelindiğinde, Namık Kemal Ersun'un tasfiyesiyle ilişkilendirilen süreçlerin neticesinde kendi isteğiyle teşkilattan ilk kez ayrılmıştır. Kurum dışında geçen sürecin ardından, 1983 yılında yeniden aktif göreve dönmüştür.
İkinci görev dönemi, 1988 yılında yaşanan meşhur MİT raporu kriziyle son bulmuştur. Rapordan sorumlu tutulan ve raporu kaleme alan Mehmet Eymür ile birlikte pasif bir göreve kaydırılmak istenen Abas, bu gelişme üzerine ikinci kez kendi arzusuyla MİT'ten istifa etmiştir. Farklı eserlerde yer alan bilgilere göre, Hiram Abas'ın Korkut Eken ile bir ağabey-kardeş, eski MİT Müsteşarı ve Korgeneral Mehmet Fuat Doğu ile ise adeta baba-oğul ilişkisi yaşadığı kaydedilmiştir. Aile yaşantısında ise Cenan ve Cengiz adında iki çocuk babasıydı.
Suikastı, İddialar ve Kültürel Mirası
MİT'ten ikinci kez ayrıldıktan sonra Amerikan silah firmalarının Türkiye temsilciliğini yürüten bir firmada çalışmaya başlayan Hiram Abas, 26 Eylül 1990 sabahı işine gitmek üzere evinden çıkmıştır. Karşılaştığı saldırıda belediye işçisi kıyafetli kişilerce çapraz ateşe tutulmuş ve olay yerinde hayatını kaybetmiştir. Bu kanlı eylemi Devrimci Sol adlı örgüt üstlenmiş olsa da suikastın arkasındaki asıl failler hiçbir zaman ortaya çıkarılamamıştır. Dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın MİT'i sivilleştirme girişiminin başında yer almasının, bu suikastın gerçekleştirilmesinde rol oynadığına dair iddialar ortaya atılmıştır.
İstihbarat dünyasındaki bu gizemli yaşam öyküsü, Türk medya ve popüler kültüründe de geniş yer bulmuştur. Kurtlar Vadisi dizisindeki ünlü Aslan Akbey (Aslan Amca - Abbas Ustaoğlu) karakterinin, Hiram Abas'ın temsil ettiği yönünde yaygın söylentiler bulunmaktadır. Nitekim dizideki Aslan Akbey karakterinin, gerçek hayatta Hiram Abas'ın uğradığı suikast tarzına benzer bir şekilde Pala karakteri tarafından vurulması da bu iddiaları destekleyen ayrıntılardandır. Bunun yanı sıra araştırmacı yazar Soner Yalçın, 1999 yılında Hiram Abas'ın ilişkili olduğu olayları irdeleyen Bay Pipo adlı kapsamlı bir araştırma kitabı yayımlamıştır.
