Adana'dan Sanayi İmparatorluğuna Uzanan Yol
Hayyam Garipoğlu, 1954 senesinde Adana'nın Ceyhan ilçesinde hayata gözlerini açtı. Dedesi Cezayir kökenli olan Garipoğlu'nun iş dünyasına ilk adımı, babası Kasım Garipoğlu'nun Ceyhan'da eski bir çırçır fabrikasını bünyesine katmasıyla atıldı. Eğitim hayatına önem veren iş insanı, kimya eğitimi almak amacıyla Almanya'ya gitse de ticaretin cazibesine kapılarak bu öğretim sürecini yarıda bıraktı. Kardeşi Nida Garipoğlu ile birlikte 1978 yılında Almanya'da babalarının Türkiye'den gönderdiği tekstil ürünlerini başarıyla pazarlayarak uluslararası piyasada tecrübe kazandılar. Bir dönem ünlü Liverpool pamuk borsası bünyesinde de faaliyet gösteren aile, zaman içerisinde Türkiye'nin dört bir yanında üretim tesisleri kurarak büyük bir sanayi gücü haline geldi.
Garipoğlu ailesi, Türkiye genelinde 28 farklı üretim tesisine sahip olarak devasa bir sanayi ağı kurdu. Bu tesislerin en önemlileri şunlardır:
- Amasya'da kurulan büyük ölçekli iplik ve dokuma fabrikası,
- Lüleburgaz'da konumlanan tekstil, hidrojen peroksit ve polivinil üretim tesisleri,
- Adana merkezli faaliyet gösteren İpeks Tekstil şirketi.
Sümerbank Satın Alımı ve Büyük İhaleler Dönemi
Kariyer basamaklarını hızla tırmanan Hayyam Garipoğlu, 1976'da Halil Bezmen'e ait Rabak Elektrolitik Bakır şirketini 35 milyon dolara satın alarak büyük sükse yaptı. Ardından Toros Biracılık firmasını kurup Alman teknolojisiyle ürettiği Marmara Bira markasını sektöre kazandırdı. Bira pazarında tutunamayan şirketi, Anadolu Grubu'na sattı. İş insanı, özelleştirme süreçlerinde aktif rol oynayarak Sümerbank'ı 103,5 milyon dolarlık teklifle satın almayı başardı. Finans dünyasındaki bu hamlesinin hemen sonrasında, POAŞ ihalesinde 1,6 milyar dolarlık rekor bir teklif sunarak en yüksek teklifi veren katılımcı ünvanını elde etti.
Ortaklıklar, Medya ve Yargı Kıskacı
İş dünyasındaki adımlarını finans sektörüyle birleştirmek isteyen iş insanı, 1995 yılında iş ortaklıkları arayışına girdi. O dönem Sümerbank ihalesine hazırlanırken, Nesim Malki ile yolları kesişti. Malki'nin uluslararası bankacılık ilişkilerinden yararlanmak amacıyla Sümerbank ihalesinde gizli bir ortaklık kuruldu ve Malki'den 25 milyon 860 bin dolar tutarında borç alındı. Bu finansal alışverişe dair çeklerin verilmesinden kısa süre sonra Nesim Malki'nin Bursa'da suikasta uğraması, kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı. Olay sonrasında Garipoğlu, cinayet soruşturması kapsamında gözaltına alınarak sorgulandı.
Medya sektörüne de ilgi duyan Garipoğlu, 2003 senesinde Ahmet Özal ile Kanal 6 televizyonunu devralmak üzere görüşmeler yürüttü fakat yaşanan finansal pürüzler nedeniyle bu anlaşmadan vazgeçti. Sonrasında tatil paketleri sunan Smart Holiday TV kanalını yayına geçirerek medya dünyasındaki varlığını sürdürdü. Ayrıca yaşadıklarını kaleme dökmeyi tercih eden iş insanı, 2006 yılında kendi hayat hikayesini anlattığı "Sus Konuşma!" isimli otobiyografik eserini yayımladı. Bu kitap, internet ortamında hem Türkçe hem de İngilizce dillerinde ücretsiz birer e-kitap olarak okuyuculara sunuldu.
Bunu takip eden yıllarda Garipoğlu'nun ismi Türkbank ihalesine fesat karıştırma ve çete iddialarıyla da anıldı. Sümerbank davasında zimmet suçlamasıyla karşı karşıya kalan ünlü iş insanı, cezaevinde 18 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Yıllar süren yargılamalar neticesinde, 2013 senesinde hakkında 6 yılı aşan hapis cezası kararı verildi. Aynı dönemde tüm Türkiye'nin yakından takip ettiği Münevver Karabulut cinayeti davasında, firari yeğeni Cem Garipoğlu'nu sakladığı gerekçesiyle suçlu bulundu. Yargılama sonucunda 'suçluyu kayırmak' suçundan üç yıl hapis cezasına çarptırılan Garipoğlu'nun bu mahkumiyeti Yargıtay tarafından onandı.